
Bundan önceki yıllarda inanılmaz para kazanan bir oyuncu kontrat elbetteki 874. planda. Hele de bu oyuncu ilk beşte ilk beş diye tutturan Iverson'sa. Kendisi efsane olduğu yere geri döndü. Kontratı 700.000 dolar. İnanılmaz ucuz gerçekten, Ivy gibi bir oyuncu için. Lou Williams sakat, 2 ay yok. Jrue Holiday henüz tam olmamış durumda; Iverson süper hamle. Hem eski günler yaşanacaktır. İlk maçı pazartesi Nuggets karşısı. Kaçar mı, valla kaçmaz.
Allen Iverson Sixers'da
NBA –Rookie TOP 10-

NBA –Rookie TOP 10-
Takımlar 8-9 maçı deviredursunlar; Hansbrough ve Griffin dışındaki çaylakları izlemeye başladık. Bizde bu döneme kadar oynayan çaylaklardan göze batan 10 çaylağı listeledik. Keyifle okumanız dileğiyle..
10- Toney Douglas (NY Knicks)
Cleveland’ın draft seçimi oyuncu, Knicks’te fena işler yapmıyor. Toney Douglas Knicks adına çıktığı maçlarda 23 numaralı formasıyla ortalama 16 dakika sahada kaldı. MSG’de Utah’ı tek başına yıkmaya çok yaklaşan Toney Douglas 9.3 sayı 1.6 ribaund ve 1 asist ortalamalarla oynadı. Guard rotasyonunda Duhon ve Robinson’la beraber Hughes ile de bir yarış içerisinde olacak Toney Douglas.
9- Taj Gibson (Chicago Bulls)
Bulls’un 26. Sırada Draft ettiği Taj Gibson; özellikle Tyrus Thomas’ın sakatlanmasından sonra meziyetlerini gösterme şansı buldu. Gibson ortalama 23 dakika sahada kalırken 7.3 sayı 5.0 ribaund 0.7 asist ortalamaları ile oynadı. Tyrus’un döndükten sonra ilk beşteki yerini kimse garanti edemez. Joakim Noah ve Miller ile hali hazırda pota altı dakikalarını paylaşıyor çaylak oyuncu.
8- Omri Casppi (Sacramento Kings)
İsrailli oyuncu için NBA’deki temsilcimiz Hidayet Türkoğlu ile benzer özellikler taşıdığı söyleniyordu. Takımın önemli skorerlerinden Martin’in kaybı sonrası çıkış yapan Kings’te katkısı yadsınamaz. Omri Casppi sahada kaldığı 21 dakika içerisinde 8.5 sayı 3.1 ribaund ve 1.1 asist ortalamaları ile oynayıp taraftarlarını memnun etti.
7- DeJuan Blair (SA Spurs)
Bir takım Draft öncesi problemleri olduğu söylendi ve seçilme sırası oldukça düştü. Pozisyonu için biraz kısa olsa da Blair, kısa sürede Popovich'in gözüne girdi. Girdi ki artık ilk beş başlıyor. Blair süre bulduğu 18.3 dakikada 7 sayı 7 ribaund gibi etkileyici istatistikler yakalamış durumda. Daha Duncan'dan öğreneceği çok şey var. Blair şu anda Draft'ın kazanan çaylaklarından.
6- Chase Budinger (Houston Rockets)
Saçı sakalı sarı olan bu çocuk, T-Mac'in sakatlığında forma şansı buldu ve bu şansı oldukça iyi değerlendirdi. Kenardan gelerek 10 numaralı formasını terletme şansı bulduğu 18.5 dakikada 9.3 sayı 3.3 ribaund ve 1.4 asist ortalamaları tutturan Budinger'ın 44. sıra seçimi olduğunu söyleyerek 5. sıraya geçelim.
5- Ty Lawson (Denver Nuggets)
Gerçekten bedavaya geldi Nuggets'ın eline. Nuggetslı taraftarların Anthony Carter'dan bunaldıkları zamanda çıkageldi zamansızca. Ve Billups'ın yedeği olarak başladığı maçlarda 3 numaralı formasının eşofmanından ortalama 21 dakika uzak kaldı. Bu süre zarfı içinde istatistikleri 10.3 sayı 2 ribaund ve 3 asist. Lawson doğru adamın, Billups'ın eline düştü.
4- Terrence Williams (NJ Nets)
Her ne kadar Nets sezona 0-10 (yanlış yazmadım ve okumadınız) ile başlasa da bu genç oyuncu gösterdiği performansla Frank'in gözüne girdi. Gerçi Frank'in Nets kariyeri artık sorgulanır olsa da Williams ortalama 29.3 dakika kaldığı parkelerde 10 sayı 6.4 ribaund ve 2.2 asist istatistikleri tutturdu.
3- Jonny Flynn (Minnesota Timberwolves)
Takımın Ricky Rubio ile birlikte arka arkaya seçtiği iki guarddan biriydi Flynn. Timberwolves'un başarılı point guard'ı takımı tek galibiyette olsa da 28.4 dakika boyunca elde ettiği 14.2 sayı 3 .3 ribaund ve 3.3 asist istatistikleriyle hafızamızda kalmayı başardı. Flynn'in ligin elit guardları arasına girmesi pek sürpriz olmayacaktır.
2- Tyreke Evans (Sacramento Kings)
Martin'in sakatlığı sonrası devraldığı 2 numarada çok önemli işler yapıyor Tyreke Evans. Takımının inanılmaz çıkışında bir diğer çaylak Casppi ile önemli roller üstlendiler. Tyreke Evans 33.4 dakika sahada kalıyor. Bu alan Jennings ile zirveyi paylaşıyorlar. Evans bu süreler içinde 16.8 sayı 4.4 ribaund ve 4.4 asist yaptı istatistik olarak.
1- Brandon Jennings (Milwaukee Bucks)
Avrupa tecrübesi çok iyi anılarla hatırlanmasa da; Brandon Jennings'in bu yıl ROY ödülü için en büyük aday olduğu açık. Son Warriors maçında 55 sayı atarak Redd amcaya selamını yollayan, NBA'in gelmiş geçmiş en iyi çaylak performanslarından birine imzasını atan Jennings 33 dakika sahadak kalıyor ve 25.6 sayı 4.4 ribaund ve 5.1 asist ortalaması ile oynuyor. Bu adam Kobe değil; istatistiklerden o çıkıyor hani. Bir çaylak!
Sasha&Maria
Thunder 102-74 Magic

Her ne kadar 3 tane ilk beş oyuncusu cezalı ya da sakat olsa da, Dwight Howard'ın zayıf bile denilemeyecek pota altımızı sirk alanına çevireceğini; diğer parçalarında işleyerek Magic'in rahat galibiyet alacağını düşünüyordum maç öncesi. Fakat bizim takım beni feci halde yanılttı; Magic'e 28 sayı fark attı. Sirk alanına çevirir dediğim Howard, standartlarının altında kaldı: 20 sayı 7 ribaund.
Magic'in şutu girmeyince kendi kendilerini infilak ediyorlar. Son maçların sıcak elli şutorü J.J Redick 0-6, yine bir şut tehdidi Matt Barnes 0-4 üçlük ile oynamışlar. Magic toplam olarak 3-16 üçlük atınca, skor kaçınılmaz demek istemiyorum, çünkü Thunder takım olarak harikaydı. Rockets maçında 35 atan Westbrook bugünde 17 sayı 10 asist yaptı. Lakers maçında yazmıştım; Sefolosha'ya ısınıyorum diye. 13 sayı 10 ribaund 2 top çalma 1 blok ile İsviçreli formunu sürdürdü.
Sixers Dalembert'i elden çıkartmak istiyormuş; aklıma Thunder geldi fakat kontrat hem 2 yıllık hemde baya yüklü. Dalembert sorun adamdır, 2 yıl için 25 vermek biraz saçma geliyor bana. Yine de Krstic'in biraz daha sert oynaması gerek. Thomas yine benchten gelerek gerekli sertlik katkısını getirmiş. Durant 28 sayı 4 ribaund 5 asist 3 top çalma ile çok yönlü oynamış. Harden 5 sayı 5 ribaund 4 asist.. O da olacak zamanla; iyi gidiyoruz.
Iverson Ayrıldı
Solomon Ayrıldı/Emir'de Domuz Gribi

Beklenen oldu. Will Solomon, disiplinsiz hareketleri nedeniyle Fenerbahçe'den ayrıldı. Tabi ki bu resmi açıklama. İşin iç yüzünde neler döndü bunu bilemeyiz tabii ki fakat; yine de oyunun her iki yönündeki katkısıyla takıma çoğu maç enerji veren yapısıyla Solomon oldukça iyi bir oyuncuydu; her ne kadar bazı maçlar raydan çıksada. Yokluğunda sakatlığı atlatan kaptan ve Greer guard rotasyonunu götürecek.
Takımın basketbol şubesi hayli hareketli şu sıralar; Emir'de ve Birsel'de domuz gribine rastlanmış deniyor. Preldzic'in Cibona maçında domuz gribi virüsü taşımasına karşın oynadığı da yazılıyor. Tabii ki Emir'de virüse o maçtan önce rastlanmış olsaydı o maçta oynamazdı; bunlar boşa yazılıyor, proveke ediliyor insanlar. Yine de geçmiş olsun 22'lik yıldızımıza. Tanjevic'te Solomon gitti diye bi paket kına almıştır şimdiden.
Gönderen Emre zaman: 16:24 0 yorum
Etiketler: basketbol, fenerbahçe
Thunder 98-101 Lakers

Muhteşem bir maç oldu gerçekten. Durant'ın kritik iki topu air ball olarak kullanmasının yanı sıra, skor 101-98'ken 2 atış kaçıran Lamar Odom'un ikinci serbest atışının air ball olması gayet ilginçti. Westbrook'un son saniye atışının kaçması, keza Sefolosha'nın kaçırmasını ancak ''Thunder yavaş yavaş olacak.'' önermesiyle açıklayabiliriz. Maç yine 6 sayının altında bir farkla sona erdi ve kaybeden bir kez daha biz olduk. Sefolosha'nın savunması Kobe'yi resmen yıldırdı; Gasol'ün olduğu Lakers bizi rahat duman ederdi fakat Odom yine de çok etkili bir iş çıkardı.
Durant'in 0-8 üçlük isabeti ve aynı zamanda 7 top kaybı hanesine yazılan eksilerden. Fakat henüz 21 yaşında ve gün geçtikçe olgunlaşıyor. Çaylağımız Harden 9 sayıyla oynadı. Onun yerine ilk beş çıkan Thabo Sefolosha 12 sayı 4 ribaund 4 top çalmayla oynadı. İsviçreliye yavaş yavaş kanım ısınıyor fakat, ilginç bir notla bitirelim. Maça ilk beşte pivot olarak başlayan Nenad Krstic yalnızca 1 ribaund aldı 20 dakikada. Etan Thomas görevinin ne olduğunun farkında; 11 ribaundla o eksiğimizi kapattı Westbrook'la birlikte.
Pistons 83-91 Thunder

Geçen yıl 6 sayı ve altında maç kaybetme konusunda NBA 1. siydi Thunder. Bunun tabii ki yegane sebebi vardı; o da takımın genç oyunculardan oluşmasıydı. Bu sezon da bu çekirdeğe Draft'te lige en hazır oyunculardan biri olan Harden eklendi. Sefolosha'nın beklenmedik şekilde ilk beşe yerleşmesinin ardından benchten gelen Harden ortalama 20 dakika süre alacak taslakta. Nitekim bugün 1-6 şutla oynamasına karşın yaptığı 8 asistle takımın bu konuda yükünü Westbrook'la çekti.
Detroit'te Rip'in eksikliği hissedildi. Yerine ilk beş başlayan Gordon onu pek aratmadı fakat, Detroit'ten benchten gelen skorer rolünü bu maçlık Will Bynum'la kullandı, o da 11 sayıyla oynadı. Fakat Thunder ikinci yarıyla birlikte öyle bir döndü ki maçı aldı götürdü ve 2003-2004'ten beri ilk kez 2-0 ile sezona başladı. Detroit'i The Palace'da yenmek bu genç oyuncular için çok çok büyük moral oldu, bunun devamı gelmek zorunda.
Durant ikinci maçında ikinci double double'ını yaptı. Şu da ilginç, takımın ilk beşte başlayıp, tek blok yapan oyuncusu PG olarak oynayan Russell Westbrook! Westbrook 2 blok yaptı. Ondan başka blok yapan tek isim kendisinden beklenildiği gibi Etan Thomas olmuş. Thomas'ın özellikle 3. periyottu yanılmıyorsam, yaptığı bloğun ardından başlayan hızlı hücumu Durant basket faulle tamamlamıştı. Savunma katkısına ihtiyacımız var Play-off istiyorsak. Ve bu arada bu çekirdeği tamamlayacak pivotu arıyor Presti. Ensesi kalın bi uzun gelirse bu takım rahat play off yapar.
The Palace Of Auburn Hills, Michigan;
Detroit Pistons: 83 Oklohoma City Thunder: 91
Thunder 102-89 Kings

Ford Center'da galibiyetle açtık sezonu.. Rakip her ne kadar Rebuilding dönemini bizden oldukça kötü geçirse de kadrolarında Kevin Martin, Nocioni gibi oyuncuları var. Ayrıca draftten alınan Tyreke Evans ve yeni Hidayet olarak lanse edilen Omir Casppi'ye sahipler.. İlk yarıda neredeyse 70 sayıya ulaştık ki bu çok iyi bir haber olarak görülebilir. Takımda parçalar yavaş yavaş yerine oturuyor ve gün geçtikçe genç oyuncular gelişiyorlar.. Thunder doğru yolda.
Maça gelirsek Nenad Krstic'in 20 sayı 7 ribaundluk performansı oldukça efektif. Onun yedeği olarak takıma katılan Etan Thomas ve Nick Collison vasat oynadılar. Scott Brooks, bilmiyorum Harden rahatsız mıydı ama, Top Pick oyuncuyu 12 dakika sahada tutmak hayli ilginçti. İlk beş başlayan Sefolosha, yeni kontratı yaptı maç öncesi. İleride takımın önemli bir bench parçası olabilir..
Durant'ın performansı alışıldık olmaya başladı. Aldığı 11 ribaund göze hoş geliyor. Lamar Odom'un basketbol kural kitabına eklediği 3.5 numara tabiri için ondan iyi olabilecek yegane isimlerden birisi bu takımda 22 numarayı giyiyor ve üstüne üstlük dış şut yüzdesi Odom'dan daha iyi. Green'den bahsediyorum. 24 sayı 8 ribaund ve 4-5 üç sayılık isabet oranıyla oynadı.
Rondo'nun şut atanı, Russell Westbrook; sezona kariyer asist rekorunu kırarak başladı. 14 sayı 13 asist 7 ribaund yaptı Westbrook. O da gün geçtikçe ileriye gidiyor. Yapılan tek şey bu takımın ortasına iyi bir uzun dikmek. Westbrook, Harden, Green, Durant çekirdeği dünyada yok şu anda. Aynı zamanda Shaq'dan 5 yaş küçük GM'miz Sam Presti de bu takımı şampiyon yapacak vizyon var.. Doğru yoldayız..
NBA Opening Night;
Oklohoma City Thunder: 102 Sacremento Kings: 89
Batug.Com Season Preview
Aklınıza, fikrinize, klavyenize sağlık.. Muhteşem olmuş.. Thunder'ı İsmail Şenol'dan okumak daha bir zevkli.. Lafı fazla uzatmadan, sizi de daha fazla meraklandırmadan, bu muhteşem kitap mı dersiniz dergi mi artık, sizlerle paylaşmak istiyorum. Ve bir kez daha Batug.Com ekibine çıkardıkları bu kusursuz işten dolayı sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum..
Batug.Com 09-10 Preview
Böyle Turnuva Olmaz Olsun!!!!!!!!!
Bu kadar olur ancak ya.. Bir takım ancak bu kadar doğranabilir.. Ne maçı yazasım var ne bir şeyi.. Bu kadar berbat yönetim olur mu be!!! Yine kritik maç yine hakemler.. Allah belanızı versin hakem üçlüsü!!
Gönderen Emre zaman: 21:16 2 yorum
Etiketler: basketbol, eurobasket 2009
Rabbime Sordum Memphis Dedi

Bobcats'e gidecek diye düşünmüştüm. Larry Brown ile tekrar buluşması ilginç olabilirdi. Fakat zaten ellerinde Felton var Augustin var Bell var.. Almak istemediler; alırsak 6. Adam olursun dediler. ''Ben tarihin görüp geçirdiği en skorer ilk 5 adamın içindeyim.'' dedi; benchten gelmeyi egolarına yediremedi. Oysa ki kabul etse 30 takımın 30'u da isterdi Iverson'u.
Kadrosuna Zach'i katan Memphis ve dangalak Wallace, Iverson'u aldı. Artık Memphis takımına oynamaları için 3 ayrı top vereceğiz. Bir top Mayo'ya, bir top Randolph'a, bir top da Iverson. Garibim Rudy'e yazık oluyor burada. Anlaşma sonrası muhakkak ilk beş başlayacaktır Iverson. Bu arada şablona geçmeden 1 yıl $3.5M alacak Allen Iverson Memphis'ten.
İlk beş garantisi almıştır bence. Thabeet-Gasol'un uzun rotasyonundan form durumuna göre iyi olan 5 numarayı kapar ki; Thabeet'in daha NBA için hazır olmadığını söyleyebiliriz. İnanılmaz blok yapan bir oyuncu fakat Marc Gasol geçen sezon kendini gösterdi. 4 numara Zekeriya formayı alır, 3 numarada Rudy Gay kalacaktır. Asıl sorun burada başlıyor. Takımın Front-Court'u belli zaten. Genç oyuncular Conley ve Mayo dan biri yedek kalacak. Bu isim Mayo olabilir fakat Mayo da Iverson da combo guardlar. Yani ve 1-2 numara oynayabiliyorlar fakat asıl yerleri 2 numara. Tercih bana kalırsa Iverson-Mayo-Gay-Randolph-Gasol 5'inden yana kullanılacak. Play-Off için işleri oldukça zor..
Türkiye 94-66 Bulgaristan

PG'den devşirilerek geçen maç SG başlatılan Engin Atsür, hasta olan saf 2 numara Ömer Onan'ın yokluğunda grubun zayıf halkası; İtalya tecrübesi bulunan Stoykov, ABD asıllı guard Rowland ve Videnov dan başka kaydadeğer pek oyuncusu olmayan Bulgaristan'dı rakibimiz. Ersan'ı ve Hidayet'i son iki çeyrek sahada dahi görmedik; ilk yarıda yapılan 25 sayı fark çok hoş. Ender'in performansı da öyle.
BULGARİSTAN: 66 - TÜRKİYE: 94
Salon: Centennial Hall
Hakemler: Guerrino Cerebuch (İtalya), Shmuel Bachar (İsrail), Fernando Rocha (Portekiz)
Bulgaristan: Rowland 15, Videnov 14, Stoykov 12, Deyan Ivanov 2, Evtimov 3, Georgiev 4, Kaloyan Ivanov 4, Mladenov 4, Angelov 5, Kostov 3, Slayekov
Türkiye: Kerem 3, Bekir 7, Ersan 16, Hidayet 8, Ömer Aşık 10, Oğuz 10, Ender 17, Sinan 14, Semih 2, Barış 7
1. Periyot: 15-24
Devre: 28-53 (Türkiye lehine)
3. Periyot: 52-72
5 Faulle Çıkanlar: 22.35 Semih (Türkiye), 39.02 Mladenov (Bulgaristan)
Maçın başında İhsan Bayülken'in de değindiği gibi üretkenlik konusunda sınıfın baya bir altında kaldı Bulgar oyuncular. Rowland'ın birebirlerine baktılar. Biz de blok ya da kolay ribaund sonrası hızlı çıkmaya çalıştık. Ersan'ın yine başarılı oyunu söz konusuydu. Zaten şu maçın pek değerlendirilecek yanı yok. Rakibin oldukça dağınık oynaması; bazı oyuncularımızın kasmaması vs. teknik analize gerek yok.
Tanjevic daha bir konsantre; yerinde molalar, yerinde oyuncu değişiklikleri yaptı ilk yarı boyunca. 3 uzundan zaman zaman ikisi yanyana oynadılar; bu Ersan gibi çabuk, dış şutu olan 4 numaralara sahip takımlar karşısında bakalım bir sorun yaratacak mı ? Yarın oynayacağımız Polonya'da pota altında Smith'in sarhoş anına denk gelip yıllık 7 M$ koparan Marcin Gortat olacak. Maciej Lampe keza NBA tecrübesine sahip.
Grupta her şey belli gibi artık. Litvanyalılar 2007'de bizim düştüğümüz duruma düşecekler. Biz de son anda Çekleri yenip kalmıştık 2. tura. Bulgaristan takımı çok umut saçan bir takım değil; Pini Gershon'a rağmen. Bizimse ev sahibi avantajını çok harika kullanan Polonya ile oynayacağımız maç 1. yi belirleyecek. Yarın 19.15 sanırsam maç saati.
Bu sefer son şampiyon aldı maçı. Gasol tatile erken başlama amacından caymış. 27 sayı attı zayıf Britanya pota altına. Barça'yla anlaşan Rubio, Gasolx2, Reyes, Raptors'ta sakatlıkla başı belaya giren ve sonra Rus Zenginlerin hedefi olan Jorge Garbojosa.. Son şampiyon gayet iyi bir kadroyla geldi buraya. İlk maç Sırp tokadı yediler, Osmanlı'dan kalan. Bugün kazandılar ama Britanya Gordon&Deng'siz hiçbir şey. 84-76 aldılar maçı.
Gönderen Emre zaman: 01:05 0 yorum
Etiketler: basketbol, eurobasket 2009
Türkiye 84-76 Litvanya

Ömer Onan'ın maç öncesi hortlayan rahatsızlığı, özellikle Hırvat hakemin sonuca bazı pozisyonlar etki etmesi, uzunların bizim yaş seviyemizde yapmadığımız basit fauller yapması; her şey kötüydü maçın ilk anlarında. Nitekim 22-19 geride kapanan bir çeyrek, Hidayet'e yapılan olağanüstü iyi savunma, Lavrinovic kardeşlerin başarısı; Petravicius belası derken maçın kaybedeliceğini düşünmüştüm.
Litvanya tam bir turnuva takımı. Sarunas Jasikevicius'tan yoksun geldiler buraya. Onun yokluğunda 2 ya da 3 yıl önce Zalgiris Kaunas forması ile Fenerbahçe'ye karşı izlediğim zıpır zıpır guard Kalnietis daha bir olgunlaşmış, iyi yön veriyordu. Daha sonrasında Dekalinis mi neydi adı, o oyuncu da fena değildi. NBA'de Nuggets benchinin önemli kozu 2-3-4 oynayabilen ender adamlardan olan Linas Kleiza, Lavrinovic kardeşler, Javtokas-Petravicius pota altı ikilisi, ceza şutlarının adamı Jasaitis'e bakacak olursak kötü bir kadroları yoktu.
İlk periyottan sonra ikinci periyot, faul yapmamanın ödülünü alan Oğuz Savaş sahada kalmıştı. Hidayet, 7-8 sayılık serilerle, Ersan da ondan önce oynuyordu. Ersan'ı nihayet 4'te izleme fırsatına sahip olduk; özellikle dışarıdan çok büyük eşleşme sorunu yarattı. Hidayetse oyuncuyu itip geriye çekilerek yaptığı atışlar olsun, içeri driveları olsun bugün çok iyiydi.
Türk Takımının turnuvalardaki en büyük sorunu neydi? Faul atamamak! Bugün ise bunu gerçekten yendik. Ender olsun, Hido olsun muazzam yüzdeyle oynadılar. Tabi faul atışlarının genelini bu oyuncuların kullanması daha da iyi oldu. Kritik anlarda yapılan faullerde son pozisyonda Ömer-Hedo kombinasyonunun 2-4 atması dışında bu konuda sınıfı geçtik.
3. periyotta geriden gelip oyunu ele aldığımız bölümde ise Sinan'ın, Ender'in, Oğuz'un çabaları takdire şayan. Ekstra sayılarda biraz da olsa üstünlük kurduk ve o üstünlük 8 sayılık farka yansıdı. Genel olarak Tanjevic te sınıfı geçti. Doğru molalar, doğru oyuncu değişikleri ve -elinizi tahtaya vurun- doğru rotasyon yaptı bu maç.
Genel olarak yaptığımız değerlendirmede Ersan ve Hido'nun baş aktör olacağını söylemiştim. Keza bugün bu ikiliye ek olarak Ender Arslan çok iyi katkı yaptı. İlk maçta grubun bizle birlikte en iyi takımını yenmeyi başardık ve gruptan çıktık artık. Bulgaristan'da 15 numara dışında bir de Amerikalıya dikkat etmek gerekiyor. Onun dışında pas pas maç olur o. 12 Dev Adam'a tebrikler diyelim; diğer güne bakış yazımızda gece gelsin.
Gönderen Emre zaman: 00:08 0 yorum
Etiketler: basketbol, eurobasket 2009
Kaldı 2 Gün: Şampiyona Öncesi Türkiye

Nihayet Polonya'da düzenlenecek EuroBasket 2009 başlıyor. 7 Eylül gecesi Litvanya ile ilk maçımıza çıkacağız. Ayrıntılı bir yazı için kadronun 12'inmesini, Kerem'in durumunu vs. bekledim. Bugün şampiyona öncesi değerlendirme amaçlı bir yazı yazacağım. Her maç sonrası da maçı analiz ederiz. Yani Euro Basket heyecanını yaşayacak blog, biraz basketbola kayacak doğal olarak. 10 yazının 2 si basketbolsa 4 ü olacak şampiyona bitene kadar.
Eleme grubunu rahat geçmiştik bildiğiniz gibi ve Polonya'ya gitmeye hak kazandık. Polonya aday kadrosu açıklandığında Kerem Gönlüm, tam olarak 4 numara olan yegane isimdi, şanssız bir doping olayı patlak verdi, turnuvada yok. Bu sene Bucks'ta 4 numarayı Warrick ile paylaşmasını beklediğim Ersan, GameOn turnuvasında 4 oynayabileceğini gösterdi, bunu ısrarla görmeyen ve Ersan'dan 2 (!) numara yaratma çabasında olan BT de en son Fatih'i keserek doğru iş yaptı.
Fatih belki savunma direnci getirebilirdi fakat bir yere kadar. Hücum özellikleri çok kısıtlı olan bir oyuncu. Şu takımın uzunlarına baktığımızda Fatih'in yaptığını Semih ve Ömer rahatlıkla yapabilir. Keza 4 numarada dış şut tehdidi olan Barış-Ersan ikilisi ile bu sezon dış atışlarında gözle görülür bir ilerleme kaydeden Oğuz Savaş aynı anda sahada olduğunda eşleşme sorunu yaratabilirler.
Point Guard rotasyonunu şampiyon takımın guard ikilisi oluşturacak. İkinci kaptan Kerem ve Efes'te arkasında bekleyen Ender Arslan'ın arkasında Engin Atsür üçüncü PG olacak gibi duruyor. Daha sonrasında ise şutör guard pozisyonunda TT'nin oyuncusu Bekir, savunma ve hızıyla ön plana çıktığı gibi iyi bir dış şutör olan Ömer Onan ve ultra atletik Sinan Güler var.
3 numarada saf olarak bir tek Hidayet Türkoğlu var. Gidişata göre eldeki alternatifler çok. Barış Hersek, Ersan İlyasova, Bekir Yarangüme gibi oyuncular 3 e çekildiklerinde fazla sorun yaşamayacaklardır. Hidayet'in en azından 30 dakika oynayacağını varsayarsak, 3 numara derinliğinde pozisyon değiştirmesi yapmak zorunda Tanjevic. Zaten rotasyon delisidir o (!)
4 numara rotasyonundan dem vurduk. Tanjevic Oğuz'dan 4 numara yaratma çalışmaları sonuçsuz kaldı. Bunun üzerine sağlam bir pivot rotasyonuna sahip olduktan sonra Ersan'ı 4'e geçirmeyi nihayet akıl etti ve Semih-Ömer-Oğuz üçlüsüyle de çoğu takımdan iyi bir pivot rotasyonuna sahip olduk. Uzun rotasyonunun röntgenini de böylelikle çekmiş olduk.
Eğer ki Tanjevic'in anlamsız rotasyon hastalığı, oyuncuları zorla başka pozisyona alıştırmaya çalışması gibi birçok anlamsız hareketi olmazsa, bir çok rakibimizin kilit oyuncularının gelmediği turnuvada ilk 4'e girerek 2010'da evimizde düzenlenecek şampiyona öncesi momentumu ve desteği yanımıza alırız. Bu arada Aceto Balsamico'da yarın Yiğiter Uluğ yazacak, özlemiştik kendisini. Teşekkürler Bülent Timurlenk'e.
Joe Smith Hawks'ta
Blog biraz fazla basketbolsuz kaldı gibime geldi son günlerde. Malum, Avrupa'da da artık sezonun start alması, bu sezon transfer döneminin son derece hareketli geçmesi, ve diğer birçok etken, Futbol'u ana başlık yaptı blogda. Ki bu böyle devam edecek tabii ki, ama araya da birkaç basketbol temalı yazı serpiştirmek gerek diye düşünüyorum.
Doğu'da artık bir hedefi olması gereken Hawks, şu kontrata bağlayabileceği en iyi uzunu aldı bana göre. Joe Smith, bana göre açık ara en iyi sınıf olan 96'nın bir yıl öncesinin 1 numarası. Orta mesafe şutları, mücadeleci kişiliği ve ribaundlardaki başarısı ile belki bir yıldız olamadı ama, gittiği takımlarda 15-20 dakika süre almayı başardı yaptıklarıyla. Ki zaten Magic de Howard-Anderson-Gortat-Battie-Barnes-Lewis (Son ikisinin 3.5 numara kabul edelim); Celtics'de Perkins-Wallace-Garnett-Davis; Cavs'de Shaq-Ilgauskas-Varejao-Hickson-Powe gibi isimler varken, bunlarla yarışmak için çok cılızdı pota altı Hawks'ın.
Woodson geçen sezon Smith'den bir Odom yaratmaya çalıştı fakat Smith kendisine biçilen 3.5 numara rolünü pek uygulayamadı. Ki zaten geçen yıl çok sınırlı bench katkısı aldılar. Benchin uzun rotasyonunda Zaza dışında kimse kayda değer bir şey yapamadı. Backcourt'da ise Flip Murray, biraz da Acie Law ile Evans katkı yaptı. Genel olarak, Smith Hawks'a faydalı olacak.
En büyük soru ise, Smith'in ilk beş başlayıp başlamayacağı. Marvin Williams'a 5 yıl için 40 MD verdiler ama benim çok beğendiğim bir oyuncu değil. CP3 ya da Deron seçilmiş olsaydı, Hawks contender düzende ilerleyebilirdi. Bu nedenle biraz soğuk baktığım bir isim ama, Williams-Crawford-Murray-Law-Zaza beşlisini alın bir takımın ilk beşiyle değiştirin iyi kötü 20 galibiyet alırlar. Ki Williams ilk beş başlarsa, Josh'a yine 4 yolları gözüküyor. Çift Smith+Horford ile FrontCourt'u kurarsa Hawks, yemede yanında yat!
Jack Wilshere ve Enes Kanter
Enes Kanter... 17 yaşında bu adam. Her şampiyonada 30-10 yapmak zorunda sanki. İnanılmaz bir performans gösteriyor gerçekten. Fenerbahçe'de bu sene Vidmar'ın yerine düşünülüyor. Fena olmaz gerçekten. O kazma Vidmar'ı başka bir yere gönderip Enes gelse yabancı kontajyanından da tasarruf etmiş oluyoruz. Enes, Gençler Şampiyonası'nda en değerli oyuncu oldu.
Jack Wilshere.. Arsenal'in yeni prensi. O da 17 yaşında. NTVSpor'da Emirates Cup'ı izlediyseniz eğer kalitesini belli etti. En son maçta 2 de gol attı. İnanılmaz gerçekten son derece inanılmaz. Wenger onun hakkında ''Onu izlerken şaşırıyorsunuz. Yaşından son derece olgun bir futbol sergiliyor.'' diyor. Bu sezon onu daha fazla izleme şansı bulacak Arsenalli futbolseverler. Bunları yazayım, bir kenarda dursun dedim. İleride ben demiştim diyeceğim de.. :)Stephon Marbury Sıyırdı
Eskişehirli Hedo
Evet artık Hedo Raptors'un oyuncusu. NBA'de kritik anlardaki sayı becerisiyle öne çıkan, geliştikçe gelişen asist yapan ribaund alan; 20-5-5'lik bir oyuncuya dönüştü Hedo. Hal böyle olunca da Free-Agent piyasasının en gözde ismi oldu.
Olayların gelişim sürecini anlatmaktansa, bu olayın Raptors adına faydasına bakalım. Calderon-DerRozan-Hedo-Bosh-Bargnani beşi kağıt üzerinde kötü bir beş değil. Savunma konusunda sıkıntı yaşayacak bir beş. Skor yönünden çok atacak ve çok yiyecek bir beş.
Tabi ki Blazers tercihi onun için kariyer anlamında daha iyi olacaktı. Skorer fakat kimi zaman ekmeğini taştan çıkartan Roy, Bayless, Blake, Aldridge ve Oden gibi gençlerden kurulu Blazers'a abilik edecek kritik toplardaki becerisini gösterecekti. Fakat o Raptors'u seçti.
Raptors hem 3 milyon dolar daha fazla para verdi fakat elbette ki ana sebep bu değil. Yaşınız 30'a gelmiş ve bir yuva sahibisiniz. Elbetteki ben Blazers'a gidiyorum diyemezsiniz, eşiniz var ve küçük bir kızınız var; onun geleceğini düşünmek zorundasınız.
Eşi Toronto'yu istedi; Hedo'da Toronto'yu seçti, bundan daha doğal bir şey yok tabi ki. Fakat bir takım kesimlerde ''Kılıbık Erkek'' yakıştırması yapmasın. Evlilik bu, Çocuk Parkı değil! Ve tüm bu olaylar doğrultusunda Hedo Raptors ile anlaştı; hayırlı olsun.
VC Magic'de
Cavs, Shaq'ı kadrosuna eklerken, Boston gençleşme aşamasına giderken Magic eldeki kadro ile iyi işler yapabilirdi. Fakat olmadı. Carter takası bunların yoluna taş koydu. Üstelik gidenlerden biri de Courtney Lee. Kendisi belki de ilerde şu Carter'dan daha iyi katkı verecekti. Alston'a zaten lafım yok. Battie'de arada katkı veriyordu. Hido yolcu artık. Bu kesin.


