Evet Sporx'e göre, Manchester United, Baroslu kadrosuyla Spurs'ü 3-1 yenerken, Nihatlı Marsilya'da deplasmandan 2-1'lik galibiyetle dönmüş. Belli zaten, Denizli fazla sabremedi; Baros'un parlamasına da daha fazla dayanamadılar..
Baros ManU'da, Nihat Marsilya'da
Geçmiş Zaman Olur Ki: Fenerbahçe-Beşiktaş Arasındaki Transfer Öyküsü
Medyaspor'da gezinirken haberi gördüm. Tuğrul Yenidoğan imzalı bu haberde Mehmet Topuz'da yaşanılan olayların aynısı Sabri Dino'da da yaşandığını kaleme almış. 3 tane daha transfer öyküsü yakında geliyor. Bu haberi bloga taşımamın sebebi aynı olayı Beşiktaş'ın da yapmış olduğu. Ben Beşiktaşlıyım ama bırakın Mehmet Topuz ne yaparsa yapsın artık fazla üstüne gitmenin bi alemi yok. Böyle çok oyuncunun açıklamaları var. Devir değişti, parayı basan adam oyuncuyu alıyor. Yinede arada bazı istisnalar çıkabiliyor. Herkes Mehmet Topuz'un imza töreninde yapacağı açıklamayı bekliyor. Bence "Fenerbahçelilik kanım debreşti, ondan bu kulübe imza attım" şeklinde olur. Neyse haber altta;
"BEN FENERBAHÇELİYİM. BAŞKA KULÜPTE OYNAMAM!" DEDİ, BEŞİKTAŞ'IN SEMBOLÜ OLDU!
Rahmetli Sabri Dino'dan bahsediyorum...
Beşiktaş'ın sembol kaptanından, Napoli Panteri'nden, 100. Yılda hiç tartışmasız biçimde 100 Yılın Altın Kadrosu'nun kalecisi seçilen SABRİ DİNO'dan...
Sabri Dino'nun transfer öyküsünü okuyunca, Mehmet Topuz transferiyle birebir örtüşen noktalarını fark edecek ve hayrete düşeceksiniz:
Yıl 1965...
Fenerbahçe ve Beşiktaş, Beyoğluspor'un başarılı kalecisi Sabri Dino'nun peşine düşerler...

Fenerbahçe Başkanı Necdet Uluğ'un Pendik'teki yazlığında ağırlanan Sabri Dino beklenen açıklamayı yapar: "Beşiktaşla hiçbir ilgim yok! Fenerbahçe'ye gitmeye hazırım!"

O zaman şimdiki gibi forma giyip röportaj verecek televizyon kanalları yoktur. Sabri Dino, kendi el yazısıyla bir açıklama yazar ve gazetecilere verir:
"Sevgili Sporseverler,
Ben Fenerbahçe'de oynamak kararındayım.
Başka hiçbir kulüpte oynayamam.
Fenerbahçe'yi çok seviyorum ve artık Fenerbahçeli kalacağım
Sabri DİNO"

Sonunda ne mi oldu?
Sabri'nin kulübü Beyoğluspor'la anlaşan Beşiktaş işi bitirdi....
Akaretler'e gelen Sabri, Baba Hakkı'nın elini öper, kendini Beşiktaşlı yapan mukaveleyi imzaladı...
"Yuvama döndüm. Ben Beşiktaşlıyım!" açıklamasını yaptı...

10 yıl boyunca Beşiktaş'ın ve Milli Takım'ın vazgeçilmez kalecisi oldu... Beşiktaş kaptanı olarak futbola veda ettiğinde, Beşiktaş'ın sembol ismi Sabri Dino'ydu...
Kimseler onun "Ben Fenerbahçeliyim! Fenerbahçeyi çok seviyorum..." dediği günleri artık hatırlamıyordu... Fenerbahçeliler bile...
Sabri Dino'nun transfer öyküsü böyle...
Sizlere "Fenerbahçe-Beşiktaş" arasında yaşanmış 3 transfer öyküsü daha anlatacağım...
Öyle öyküler ki, roman olur...
Bundan sonraki öykü hakkında küçük bir ipucu da vereyim: "Beşiktaş'a imza attı... Beşiktaşlı oldu... Sözleşmesinin federasyon tarafından onaylanacağı gün herkesin şaşkın bakışları arasında sözleşmeyi kaparak koşa koşa kaçtı... Ortadan yok oldu... Ortaya çıktığında artık Fenerbahçe'nin futbolcusuydu... Hepiniz onu tanıyorsunuz..."
Yarın Medyaspor'da. O haberide bloga taşır, hem nostalji yaparız hem yorumlarda bulunuruz. Hadi eyvallah...Aurelio Kavgası

Programı izleyemedim ama Bayram Tutumlu Futbolig programına bağlanmış. Osman Tanburacı ile takışmışlar. Bayram Tutumlu'yu takdir ettim dobra dobra konuşmuş. Gidip Güiza'ya 20 milyon euro vereceğine 1 milyon euro fazla verip Aurelio'yu kulüpte tutsaydı Aziz Yıldırım. Şimdi burada bana yüklenebilirsiniz ama herşey ortada. 1 milyon euro fazla vermemek için ta Fifa'ya gitti olay ve en sonunda Aurelio Betis'e gitti. Niye Fifa ya da Uefa bu Aurelio'yu suçlu bulmuyorda Türkiye Futbol Federasyonu buluyor ben onu anlamadım. Benim hatırladığım hatta konuşmalarda geçen Fifa ya da Uefa'nın Aurelio'yu suçsuz bulması.
İşte o diyaloglar
E. T: Mehmet Aurelio transferi ben hiç hatırlamıyorum ki bu kadar uzun sürsün bu kadar konuşulsun bu kadar Arap saçına dönsün böylesine bir kaos yaratsın neden oluyor böyle eskiden Fenerbahçe ile aranızda problemler vardı bu beş milyon iki yüz bin dolarlık futbol federasyonu’nun size vermiş olduğu bir ceza diyelim artık siz bu parayı ödemeye mahkum gözüküyorsunuz şu anda ve sonra arada söylenenler neler söyleyeceksiniz?
B. T: İlk etapta Fatih hocama geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum Serdar Bilgili ve Başkanı geçmiş olsun şimdi futbol federasyonu Mehmet Aurelio için skandallarının en büyüğünü ortaya atmıştır kendisi çok iyi biliyor. Türk futbol federasyonu milli oyuncusunu arkadan hançerlemiştir. Ben şimdiye kadar konuşmadım bütün bilgiler elimde biz Avrupa’da güçlü avukatlarla çalışıyoruz. Fenerbahçe futbol federasyonuna baş vurduğunda Ekimin sonuydu 24 ağustosta daha evvel Aurelio’nun lisansı Betis futbol kulübüne kesin olarak verildiğinde kesin diyorum futbol federasyonu aracılığı ile Fifa Fenerbahçe’ye sordu eğer sizin itirazınız varsa bize bildirin biz gerekeni yapalım Fifa’ya ne haber ne cevap verdiler ne de herhangi bir talepte bulundular ve birbirleriyle konuşurken Şekip Mosturoğlu ben dedim bu olay Türkiye’de kazanırız. Biz de galiba Avrupa’da safız cin değiliz bu işi pek fazla bilmiyoruz. Uyuşmazlık çözüm kurulu diye bir kurul varmış federasyonda. Uyuşmazlık çözüm kurulunun üyelerini atamasını Fenerbahçe Başkanı yapmış benim haberim yok ben bilmiyordum. Biz demiştik ki federasyona bize üye isimlerini gönderin şüphe olduğu için ret hakkımızı kullanmak istiyoruz. Ne bize bir bilgi verdiler ne üyeleri söylediler arkasından da bu kararı verdiler. Ben şimdi soruyorum o futbol federasyonuna Mehmet Ayhan Çopuroğlu kimdir?
E. T: Ben size soruyorum Mehmet Ayhan Çopuroğlu kimdir?
B. T: Fenerbahçe’nin avukatıdır ayrıca Şekip Mosturoğlu ile beraber çalışıyorlar. Biz Futbol federasyonuna avukatımız ile bu Fifa’nın gönderdiği kağıdı istedik. Daha doğrusu Fifa kendilerine dedi ki eğer sizin bir itirazınız varsa bize bildirin bu kağıdı istedik bize bu kağıdı vermediler bu kağıt bende. Bu kağıt 24 ağustostan evvel Mehmet Aurelio’nun lisansı kesin olarak verildiğidir geçici olarak değil kesin olarak. Tabi bu işin cinliklerini Şekip bey bildiği için ne cevap veriyorlar ne de konuyu tam olarak kapatıyorlar futbol federasyonu hiçbir şey söylemiyor. Biz avukatımız aracılığı ile bir hafta önce istedik. Böyle bir kağıdın olduğunu bize bu kağıdı vermeleri gerektiğini istedik o kağıdı bana vermediler. Futbol federasyonu Mehmet Aurelio konusunda taraf tutmuştur. Ben avukatlarım yani biz Avrupalılar böyle bir şeyin olabileceğini hiç düşünmüyorduk. Ben Mahmut Özgener’i aradım 2 defa telefonlarıma cevap vermedi. Kendisine SMS gönderdim. Dedim ki seninle acil görüşmem lazım daha evvelden de kendisi filan tanırım Altay başkanı filan geldi. Herhalde futbol federasyonu başkanı oldu telefonlara çıkmamaya başladı. Onun için biz şuanda uyuşmazlık çözüm kurulunun kararını tanımıyoruz. Eğer yapacağınız bir şey varsa neden Fifa’ya gitmediniz. Tabi Mehmet Aurelio nasıl olsa gariban ama ben buna izin vermeyeceğim. Onu ben Türk yaptım. Türk Milli takımına yardımcı olsun diye Futbol federasyonu kendi oyuncusunu hançerlesin diye değil.
E. Ş: Sayın Mahmut Özgener, Şekip Mosturoğlu isimleri geçti tek tek yayınımıza bağlayabilirler. Müthiş iddia bunlar Çözüm kurulunun Aziz Yıldırım tarafından oluşturduğunu söylendi iddia edildi. Çözüm kurulundaki bu kişinin Mehmet Ayhan Çopuroğlu olduğunu belirtiyorsunuz ve Şekip Mosturoğlunun arkadaşı diyorsunuz?
B. T: Aslında bu kara Ekimin sonunda bu mahkeme olayı başladı 3-4 ayda bunun kararı verilir. Ama karar neden İspanya maçları geçtikten sonra verildi çünkü Mehmet Aurelio Fatih hocaya göre çok mühim bir adam.
U. M: Bayram Bey sizin Fenerbahçe ile aranızdaki uyuşmazlık nedir 1 cümleyle söyleyebilir misiniz bana?
U. M: Onlar ayrı konu Fenerbahçe sizi ne ile suçluyor.
B. T: Beni suçlamıyor ben sadece Futbol federasyonun Fenerbahçe ile neler yaptığını söylüyorum.
E. T: Bu işin uyuşmazlık çözüm kuralına gitmesinin sebebi nedir?
B. T: Aurelio’nun bir sene daha uzatması vardır demektedir Fenerbahçe.
U. M: Sizin buna cevabınız nedir?
B. T: Uzatmalar geçersizdir.
O. T: Siz bu parayı ödeyecek misiniz?
B. T: Ne parası ya ne parası gülünç bir olay bu.
O. T: Orda da yasalara uygunsuz bir vaziyet var ki Aurelio bu parayı ödemeye mahkum edildi.
B. T: Aurelio Fifa veya Uefa tarafından niye mahkum edilmedi.
O. T: Niye Fenerbahçe ve Aurelio arasındaki olayda çözücü bir pozisyon üstlenmediniz de Aurelio’yu alıp götürdünüz.
B. T: Yanlış bilgilendirilmişiniz ben kimseyi götürmedim Aurelio’nun kendisine de sorun kendisi gitmek istemiştir bende götürmüşümdür.
O. T: Avrupa da çok iş bilir avukatlar ile çalışırız dediniz sanki buradakiler hiç bir işe yaramaz. Bu iş Afrika’da bile olmaz dediniz Türkiye’ye biraz haksız davrandınız. Fenerbahçe başkanı federasyon başkanına diyet ediyor dediniz. Aurelio’yu ben Türk yaptım dediniz. Bunlar çok iddia laflar biraz ayağınızı denk alın.
B. T: Benimle nasıl konuşuyorsun sen?
O. T: Benimle nasıl konuşuyorsun sen değil bunlar çok ağır laflar.
E. T: Kelimelerimizi seçerken dikkat edelim.
B. T: Sen haddini bilmeyen bir adamsın Osman Tanburacı.
E. T: Kelimelerinizi seçerken dikkat edin.
E. T: Siz bu 5. 200 doları ödemeyeceksiniz öyle değil mi?
B. T: Ödemeyeceğim.
E. T: Sayın Tutumlu buralarda Guardiola ismi dolaşıyordu. Onlarla sizin samimiyetinizi biliyorum. Şuanda Barcelona’yı hem Kral kupasında hem ispanyada hem de Şampiyonlar liginde 2’sinide yaptı hem de şampiyonlar liginde yapmak üzere Laudrup ile Galatasaray’ın görüşmesi var mı?
B. T: Beni Saffet Ulusoy aradı babası çok samimi arkadaşım Galatasaray’a yardımcı olabilmek için geçen sene olay olmadı bir durum olmadı çünkü arkadan gidildi ve Laudrup gelmedi Saffet Ulusoy’un beni aramasının tek sebebi de şu benim Haluk Ulusoy ile aram çok iyi kendisini çok severim o yüzden yani sırf Galatasaray’a yardımcı olabilmek için öyle bi görüşmem oldu. Bir İspanya maçından sonra Adnan Sezgin ve Haldun Üstünel Aurelio ile görüşmüşlerdi hatırladım Fildişi maçından sonra ben şunu söyleyeyim Türkiye’de ki çarpık düzen olduğu sürece bu insanlar buraya gelmez
E. T: Türkiye’yi bu kadar aşağılamayalım lütfen.
E. T: Laudrup Galatasaraya gelecek mi Aurelio Fenerbahçe'ye döncek mi bu 2 sorunun cevabını istiyorum.
B. T: Aurelio için bir şey diyemem Betis ile sözleşmesi var isteyen kulüp gelir Betis ile görüşür. Laudrup için Wolsfburg ve Alkmaar ama biz düşünüyoruz görüşüyoruz görüşürüz
E. T: Mehmet Aurelio Türkiye’ye döner mi
B. T: Futbolda her şey olabilir.
E. T: Galatasaray da Adnan Sezgin, Haldun Üstünel Aurelio görüştüğü zaman bu teklife sıcak baktı mı?
B. T: Herkesi dinleriz Ertemcim.
E. T: Siz değil Aurelio.
B. T: Menajer oyuncuyu yönlendirir gerekeni yapar.
U. M: Gençlerbirliği Fenerbahçe uyuşmazlığında Menajeri yine siz miydiniz?
B. T: Hayır Ben değildim. O olaydan sonra aldım.
E. T: Çok Teşekkürler Bayram Tutumlu.
B. T: Bende çok Teşekkür ediyorum.
Mehmet Baturalp
Memlekette inciğinden boncuğuna, her şeyin bir yorumcusu, eleştirmeni, anlatanı var. İşini iyi yapanı da var, kötü yapanı da. Ama spor müsabakalarında (sadece futbol değil) yerlerde sürünüyor bu mesleği icra eden kişiler. Lig TV'de Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş maçını yorumlayan kişilerin, takımları gol kaçırdığında ağzından ahları, vahları kaçırdığına tanıklık ediyoruz. Basketbol maçlarında "Allah'tan şut göstermedi, 3 atış olurdu" diyenleri de biliyoruz. Teniste Nadal-Federer maçını yorumlayan kişinin Nadal fanatiğiyse maç boyunca Nadal'ın ne kadar güçlü, kondüsyonu yüksek bir tenisçi olduğundan bahsettiğini, Federer fanatiğiyse maç boyunca Federer'in gelmiş geçmiş en teknik oyuncu olduğunu, tenis dünyasının 1 numarası olduğunu dinliyoruz. Kulüp takımlarımızın Şampiyonlar Ligi ve UEFA Kupası'nda oynadığı maçlarda artık bayağılaşan, nefret ettiren vatan millet edebiyatlarını da biliyoruz. Sinan Şamil Sam'ın boks maçını anlatırken, Sinan'ın rakibinden bir araba dayak yemesine rağmen maçı anlatan kişinin "bu roundu aldık, puanlamada öndeyiz" demelerine, kaybedince de hakemlerin milliyetlerinden girip giydirmelerini de biliyoruz...
Gönderen Mesut Ulukök zaman: 14:28 1 yorum
Etiketler: basketbol, medya, televizyon
Vatan Gazetesi
Garip bir gazete Vatan Gazetesi. Özellikle de spor sayfası. Bundan önceki icraatlarını bir kenarı bırakalım, derbide protokol tribününde çıkan kavgaya nasıl yaklaştıklarına bakalım. Yok artık dedirten cinsten...
FC Seoul ve Türk Medyası
Şenol Güneş'in takımı FC Seoul'un Kore Ligi'nde şampiyonluğa koştuğu son 1 haftada (!) medyamız tarafından defalarca yazıldığı için, çok fazla oralara girmeyeceğim. Kore Ligi, FC Seoul ve oyuncuları hakkında da zerre bilgim olmadığından dolayı da işin futbol yönünden ahkam kesmek istemem. Detaylı FC Seoul analizi Noat Samisa'nın blogunda zaten mevcut.