
ADSL, mevcut telefon kabloları üzerinden internet hizmeti sağlayabilen bir teknoloji. Hızın belli seviyelerde kalması, kablolama altyapısının mümkün olmadığı kırsal kesimlere ulaştırılamaması gibi sorunlar, alternatif bağlantı çözümlerini gündeme getiriyor.
Bir ara maliyetleri çok yüksek olan uydu üzerinden internet erişimi, şu sıralar yeniden seçenekler arasına girmiş durumda. Uydu operatörü Eutelsat üzerinden verilecek olan Tooway hizmeti sayesinde, ADSL ile aynı fiyata, ancak daha performanslı internet kullanmak mümkün olabilecek. Bu hizmet, bazı bölgelerde deneme amaçlı kullanımlara başlanmış durumda. Ülkemizde, Tooway distribütörlüğü anlaşmasını imzalamış olan bazı firmalar da mevcut ve yeni isimlerin de bu listeye eklenmesi bekleniyor. Önümüzdeki hafta gerçekleştirilecek olan CeBIT Bilişim Fuarı'nda da bir demo yapılması bekleniyor.
Eutelsat'ın, uydu üzerinden yüksek hızda internet kullanımı konusunda ciddi yatırım plnları bulunuyor. Alınan bilgilere göre, 2010'da gönderilmesi beklenen yeni bir uydu, bu hizmeti daha da güçlü hale getirmek için kullanılacak.
Kaynak: (http://shiftdelete.net)
ADSL'in Rakibi: Tooway
Feysbuk #3

İnsanların özel bilgilerinin kontrolsüz yayıldığı ve istihbarat örgütlerinin bilgi topladığı kaynaklardan biri olduğu suçlamalarına hedef olan Facebook şimdi de Çete Savaşları adlı oyunla tartışma konusu oldu.
Oyun, sanal ortamda çete kurup mekân basan, haraç alan ve cinayet işleyen kullanıcılar arasında hızla yayıldı. Kullanıcıların takma ad olarak Sedat Peker, Alaattin Çakıcı, Dündar Kılıç ve İnci Baba gibi yeraltı dünyasının ünlü isimlerini kullanması ise mafya babalarının yakınlarını ve hayranlarını öfkelendirdi. Oyunculara bu isimlerin ‘taraftarı’ ve ‘yakını’ olduğu iddia edilen kullanıcılardan mesaj ve e-mail yoluyla uyarı ve tehditler geldi. Bu isimlerin sanal mafya oyununda kullanılmasını istemediklerini belirten bazı kullanıcılar tehdit mesajları gönderiyor.
Facebook’un 4 bin uygulamasından biri olan ve şiddet içeren Çete Savaşları’nı popülaritesi neredeyse sitenin kendisini geçti. Çete kurup adam toplayan oyuncular bar, kumarhane ve otel gibi yerleri satın alıyor. Silah, bıçak ve bombalarla birbirlerine saldıran çete üyeleri sokaklarda hâkimiyet kurmaya çalışıyor. Oyunda kira getiren masaj salonu, otel, bar, benzin istasyonu gibi mekânlar alan çete üyeleri araba çalarak, banka soyarak para kazanıyor. Çete üyeleri kazandıkları paralarla satın aldıkları silahlarla rakip çetelerin üyelerini öldürerek seviyelerini yükseltiyor.
Ben bir türlü ısınamadım bu oyuna. Fanatikleri çok fazla. Her gün 1000 tane davet geliyordu nerdeyse. Allahtan "block the application"yapıp kurtulmuştum. Feysbuk yine karışacak gibi :)
Msn Tespitleri
Son günlerde msn deki gariplikler üzerine kadim dostum Ergin'le bir yazı hazırldık. Keyifle okursunuz umarım...
Bir gün pek kıymetli üstadım Ergin'le otururken bir anda kafamda ampul yandı. (kafasında ampul yanmak) " msn'in şu haline bak dostum." dedim. baktı. bir şey anlamadı. sonrasında onun da ampulu yandı sanıyorum ki, gözlerini hiç bulunmamış bir keşif yapmış kâşif gibi kıstı. "doğru." dedi. ne diyo lan bu gibisinden şöyle bir baktım ve devam ettim; " çeşit çeşit insan var." "evet abi n'olmuş bu nicklerin hali kendimi 2. dünya savaşındaki alman şifre çözücüler gibi hissediyorum." diye söze girdi gözümüze çarpan chikolatajojuq, phembhephanter nicklerinden sonra. gerçekten de öyleydi. çevreye şöyle bir göz attık. (noktasına dokunmadan)- google earth'ta kabeyi bulup mousela 7 kere dönsek hacı olur muyuz? - ben hep sağ tarafıma dönük yatarım kalbimdeki sen ezilme diye..- [b]hayat bir sınavsa adımı yazar çıkarım!! (life one examination name write get out!!)[/]- beni ekle seninle konuşmam lazım!şeklindeki iletilerle kendimizden geçtik, yeri geldi faz yeri geldi boyut değiştirerek başka alemlere doğru yol aldık. yol alırken de rastladığımız şeyler vardı. mesela şu yazarken sürekli iğrenç karakterler çıkan insanlara denk geldik. her harfte, her kelimede farklı bir ifade... örneğin " çok yoruldum." yazacak. yazar yazmasına ama anlamak için yanınızda dekoder taşımanız ya da tıpkı şifreli bir cine5'i şifresiz izlemeye çalışıyormuşçasına dikkatli bakmanız gerekir. çünkü çok'un ok kısmında alakasız bir biçimde baş parmağını havaya kaldırıp göz kırpan bir inek, yo kısmında ise kafasını sağa sola sallayan bir kedi olacaktır muhtemelen. Ergin'le aynı anda birbirimize döndük (filmlerda falan olur ya hani lan) o an dr.oetker'in neden hâlen doçent olamadığını anlamışçasına bakmıştık birbirimize. bir titreşimle kendimize geldik. karşımızda bir nik, halay çeken insanlar? amacı nedir, neden böyle? diye sorguladık. yetmedi "hayatın amacı nedir lan?" diye sorguladığımız da oldu. sonrasında bir dolmuş yazısı aklıma geldi, saygımdan sustum.
"hayalle yaşarken gerçek dünyadazamanı içmişiz haberimiz yok"
ergin de anlamış olacak ki ellerini arkada bağlayıp başını önüne eğdi. bir dakikalığına öyle bekledik. fakat bu msn eziyeti bitmek tükenmek bilmiyordu. adını ya da sevdiceğinin ismini parantez içinde harflerle ve dolayısı ile sembollerle yazan insanlar vardı.. hâlâ aşk var mı şarkısını koydu ergin, ortamı efkâr kaplamıştı, gözlerimiz doldu, duygulandık. hayat sevince güzel, ne yaratıcı, ne güzel şeyler bunlar diye düşünüyordum ki "hayat ne güzel lan vapurlar filan." diye söze girdi ergin. girdiği andan itibaren başta "hayat bir sınavsa adımı yazar çıkarım!" iletisi olmak üzere tüm iletiler üzerimize üşüşmeye başladı. ikimiz de hemen oradan kaçmamız gerektiğini biliyorduk. sağı solu kaplamış anlamsız ifadelerden kıvrak çalımlarla kurtulduktan sonra anıl topu bana fırlattı. tam kaleye yönelmiştim ki arkamdan biri çekip düşürdü. yerde bir iki parande attıktan sonra, ayağım topa çarptığından top kalecinin yanından filelerle buluştu. (noluyo lan? hangi hikaye bu?) ne olduğunu ikimiz de anlamadık. ama yine de ergin hakeme itiraz etti. acılar içinde kıvranırken "hem penaltı, hem gol!" dediğini duydum. hakem elini cebine götürdü. (bkz. hakemin elini cebine götürmesi) bir süre onu bekledik. sonra baktık eli olmadan geldi. golümüzü sayımış penaltımızı da vermişti. topun başına ergin geçti. (bkz: topun başına geçmek) maçın son dakikası, son penaltıydı. zaten hem penaltı hem gol olduğundan 1-0 öndeydik. aynı anda hem amerikan samoasını hem de papua yeni gine'yi elemek, adımızı üst finale yazdırmak üzereydik. ergin penaltıda topu filelerle buluşturdu. o anda da çok duygusal anlar yaşandı. uzun zamandır beklenen bir andı. yine gözlerimiz doldu. baktım hakeme o da duygulanmıştı.
kartını gösterdi. yeni yaptırmış, "nası lan güzel mi?" dedi. "kıyak olmuş abi." dememe rağmen "dön sırtını." dedi. numarama bakacak sandım ama öyle yapmadı. kartını sırtıma koyup tek eliyle adımı yazdı.. ortamın duygusallığından bir şey demedim. ergin’in de gözleri dolmuştu. gizlice yedek klübesine geldik, hüngür hüngür ağladık.
Ölüm Fermanı
2004 senesinden belli İnternet kullanırım ilk defa 7 gb oldu bu meret. Baya bir araştırma yaptım ama tam olarak ne kadar ödeyeceğimide bulamadım. 60 milyon civarı olduğunu umuyorum. İki aylık fatura parası ulan, az değil ki. Msne bile girdiğim yok. Batug, Lakerstr, blog bi de bazı spor ve haber siteleri. İndirdiğim resimlerden bu kadar fazla geldiğini düşünüyorum. Okul başladıktan sonra zaten hafta sonu hariç pek giremeyeceğimden kota, para problemim olmaz. 7 gb ne kadar paraya denk geliyor bir yazarsanız sevinirim. İlk defa biriktirdiğim paralar işe yarayacak gibi. Son olarak "Türk Telekom'a Kafam Girsin" ahaha...
Geçmiş Ola
3-5 yerde YouTube'un cezasının kalktığını, 72 saate kadar heryerde de aktif olacağını okudum. Ama kime ne, biz en kolay ve geçerli çözümü çoktaaan bulmuştuk ve buradan duyurmuştuk zaten... Geçmiş ola.
Ayrıca bir not: Yasağa rağmen YouTube'a Türkiye'den günde ortalama 1.5 milyon giriş yapılıyormuş. Bırakın yasak kalkmasın. Yasağı delmek bazen güzel de olabiliyor ayrıca... :)
Google'a Rakip
Yılların arama motoru Google'a rakip geldi. www.cuil.com Bu siteyi kuranlar , Google'dan ayrılan bir grup mühendis ve iddia ediyorlar ki; Cuil.com, *Google’dan daha fazla sayıda sayfaya indeksli. Kurucuları, bu sayede kendi motorlarının daha etkin bir arama yapma imkanı verdiğini savunuyor.
Google’a göre 3 kat daha hızlı çalıştığı söylenen cuil.com’un birbaşka farkı da arama sonuçlarını sınıflara ayırması ve varsa görselleriyle birlikte getirmesi.Google'ın yerini alır mı alamaz mı bunu zaman gösterecek ancak şuanda Cuil'in yoğun ziyaretçi trafiğine yanıt verecek kapasitesi gözükmüyor.
YouTube hiç bu kadar kolay olmamıştı
Biraz TV'deki homedrom reklamları gibi girmek istiyorum yazıya... Zorlu işlemler yapmaktan, DNS değiştirmekten, sizi yavaşlamaya mecbur bırakan anonymous tarzı sitelere girmekten sıkıldınız mı? Çözüm bizde. Hem de hiç olmadığı kadar kolay ve hızlı. Kullanımı yaygınlaştıkça da yavaşlamayacak üstelik. Nedir bu çözüm? İşte bu 390 kb'lık dosyayı indiriyorsunuz ve yüklüyorsunuz. Bu kadar! Virüs falan derdine de düşerseniz eğer istediğiniz virüs programıyla tarama yapabilirsiniz... Hiçbir şey çıkmayacak. Program YouTube'a direk giriş sağlıyor. Yani yasak yokmuş gibi... Tıpkı eskisi gibi yani. Zira hız da yasaktan önceki gibi. Hadi kolay gelsin. Özlemişinizdir YouTube'u ben yalnız bırakayım sizi en iyisi :)
Yepyeni Facebook
SDN'de okuduğuma göre Facebook temasında bir değişikliğe gidiyormuş. Bir heyecanla hemen atladık tabi nasılmış diye. Bakmamla geri kaçmam bir oldu. Beğenmedim valla ne yalan konuşayım. Bölümler iki sütuna ayrılmış, profillerde kutular birbirine karışmış eciş bücüş olmuş her şey birbirine girmiş falan. Ha bir de şu var ki yeni temada kendi uygulamalarımı bile bulamayınca dediğim gibi hemen eskisine döndüm. Siz de bakmak isterseniz buraya tıklayabilirsiniz. Bu arada yukarıdaki resim de SDN'den araklandı. Sonra telif hakkı melif hakkı papaz olmayalım yani :)