hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Michael Jackson Hayata Gözlerini Yumdu

Büyük adamdın, iyi şarkıcıydın. Keşke hiç estetiklere felan bulaşmasaydın. İnsanlar seni öyle sevmişti. Ah ah, Michael Jackson 50 yaşında öldü. Oysa ki Londra'daki konser biletleri haftalar önce tükenmişti. Allah rahmet eylesin.

İddaa Oyna Sende Kazan- 8 Mart 2009


Hep yatırıyorsun bizi dediler bende ara vermiştim, geri döndüm :)

344 Catania-Siena 1 1.80
346 Fiorentina - Palermo 1 1.50
349
Napoli - Lazio 1 2.00
368 Numancia - Valencia 1 3.10
382 Getafe - Malaga 1 2.00

akşama yakın basketbol maçları için bi kupon veririm birazda bi şeyler karalarım. İki gündür tek maça gidiyorum. Dün Bucks-Warriors maçına alt verdim, üst bitti. Ondan önceki günde JR.Smith'in üçlüğü ile yıkıldım.

Gabriel Ionescu

Resimdeki Romanya doğumlu Gabriel Ionescu, tam bir matematik dehası. Balkan Olimpiyatları'nda altın madalyası var. Milona'da bir fakülte sınavında tarihin en yüksek puanının altına imza atmış durumda. Fakat Ionescu, zekasını farklı yerlere kanalize etmiş. Mesela banka hesabı boşaltmak! İtalya'da yüzlerce kişinin banka hesabını boşalttı ve cezaevinde. Fakültenin ilk yılına hapishaneden devam ediyor. Cezası 3 yıl. İtalyan Hükümeti bu çocuğu cezaevinden çıkarma uğraşında. Yapacağı görev ise diğeri ile bayağı bir çelişiyor. Banka hesabı soyanları, internet yoluyla takip edip; polisi bilgilendirmek.

Ionescu, bir Romen ve İtalya adına çalışıyor. Acaba orada da ''Neden bu gençlere önem verilmiyor, vakti zamanında?'' tarzı sorular var mıdır bilemiyorum. Biz diyoruz ama. Haklıyız da.

N'aber Blog?


Uğrayamıyorum sana epeydir blog. Baya ihmal ettim seni anlayacağın... Nasılsın, iyisindir inşallah? Yeni yıl, yeni umutlar falan mı diyorsun, yoksa bana mı öyle geliyor blog? Yok öyle bir şey, duymamış olayım... "Hayat zor, şu köşedeki kıyıyı görüyor musun? Onun yanındaki kayayı? Fena çarptı işte bana o kaya usta, çok fena" edebiyatları yapmayacağım elbette, sarhoş da değiliz aşık da. Var ama bizim de dertlerimiz neticede. Vardır herhalde seni ihmal etmemiz için önemli sebepler. İnanıyorsun dimi bana, blog?

Daldan dala atlarsam durmadan, kusuruma bakma şimdiden blog. Yazamadıklarım, yazmadıklarım birikti içimde. Evet, yazamadıklarım. İtiraf ediyorum, biraz da üşengeçliktendi seni ihmal etmem... Aceto ustayı okuyorum bugün. Şu son yazdığı Arjantin Havaları yazısını. River-Boca rekabeti üzerine yapılan genellemelere karşı şikayetini bildirmiş üstad. İyi demiş, doğru demiş. Real Madrid'e, "Franco'nun çocukları" diyenlere de gönderme yapmış, iyi etmiş. Dedim daldan dala atlayabilirim çokça, atlıyorum şimdi. Haberiniz olsun yani. Şu Franco'nun çocukları meselesine tilt olurum oldum olası. Ne meret şeydir anlamadım gitti be arkadaş. 2 saat önce Galatasaray, Fenerbahçe hakkında gayet düzgün bir şekilde konuştuğunuz bir adam hayal edin. Gayet düzgünden kastım, "ekinler dize kadar", "sosisli" muhabbetlerine falan girmeden teknik, taktik konular üzerine konuşmak işte. Bakıyorum, adam anlıyor futboldan. Belli. Mantıklı konuşuyor, yeri geldiğinde fikirlerini kanıtlarıyla birlikte sunuyor bana. Saatler 23.00'ı gösteriyor sonra. Haydi kaçtım ben maça diyorum, o da "ben de El Clasico'dayım" diyor. Dakika kaç hatırlamıyorum, ama 60-70 falan işte. Penaltı oluyor. MSN titriyor, "çaktık olm" yazıyor, "ehehe, kurtarır Casillas" diyorum. Casillas çıkarınca gülme efektini basıyorum, kızıyor biraz anlıyorum. Yumuşatmaya çalışıyorum, cool takılıyorum yani. Zira, elin İspanyolunun derbisi çook da umrumda değil açıkçası. Ha, bu arada anlamışsınızdır herhalde artık benim Madrid, arkadaşın Barça sempatizanı olduğunu.

Dakika 80. Atıyor Eto'o golü. İleti geliyor, "goooooooool, çaktıııııııık" tadında, bir şey demiyorum, biliyorum böyle biri değil çünkü. Messi ikinciyi atıyor son dakikada. "CANNAVARO GİRDİN Mİ DİREĞE, ÇAKTIK MI FRANCO'NUN ÇOCUKLARI, HAHAHHAHA" yazıyor. Evet, aynen bu şekilde, hepsini büyük harflerle. İçimden gelmiyor o an bu Franco'nun çocukları meselesi hakkındaki düşüncülerimi ona anlatmak. Biliyorum zira, ne desem meali "çaktık" anlamına gelecek cevaplar alacağımı. Susuyorum ama yazacağım ulan sana bir gün bunları, blog diyorum. Aha da yazıyorum işte. Franco'nun çocuklarını merak ediyorum ben. Raul mu, Franco'nun çocuğu? Casillas mı yoksa? Zidane mı? Salgado mu? Carlos mu? Helguera mı? Hangisi Franco'nun çocuğu? Merak ediyorum, hem de çok. 

Daldan dala atlamıştık bunları yazarken, unutmuş olabilirsiniz tabii. Aceto üstad; River-Boca, Madrid-Barça olaylarında tercüman oluyor hislerime ama takılıyorum yine ben başka bir yere. Uğraşamadım şimdi o postu bulmaya ama okumuşsunuzdur mutlaka. Bülent abi, Heysel Faciası ile ilgili post'unda yapılanlar insanlık dışıdır, asla unutmayacağım bunu diyor. Liverpool'a iyi yaklaşmadığını da hissettiriyor size. İnsanlık dışı bu yapılan elbette, vahşet bir şey ama River-Boca, Madrid-Barça olaylarına baktığın gözle baksan bu olaya da daha güzel olmaz mı be abi? Amacım, Aceto'yu kınamak veya yanlış düşünüyorsun demek de değil, sadece bir aracı oldu aslında onun bu konu hakkındaki düşünceleri bana. Bu parçalar yakın zamanda bir araya gelince duramadım yazamadan.

Bir önceki paragrafta yazdıklarımdan, Liverpool sempatizanı olduğumu anlamanız zor olmamıştır muhtemelen. Sen değil miydin demin Franco'nun çocukları üzerinden arkadaşına kızan da diyebilirsiniz. Bilmiyorum; aynı şey mi onla bu ama daha bir farklı yaklaşıyoruz galiba yurt dışında sempati duyduğumuz takımlara. Burada Galatasaray, Fenerbahçe hakkında paragraflar dolusu analizlerle fikir alışverişine girdiğiniz adamla, Barcelona-Real Madrid rekabeti üzerine en çok Franco'nun çocukları meselesi hakkında konuşmanız sizin bu takımlar hakkında yeterince bilgiye sahip olmadığınızı da gösterir aslında. Doğaldır bu. Her ne kadar takip etsek de Avrupa futbolunu, çok mümkün değil buradaki kadar orayı iyi bilmek. Haftadan haftaya NTV'den izliyoruz sadece biz Barça'yı Madrid'i. Bazen 2-3 haftada bir. 

Galatasaray-Fenerbahçe maçlarından önce "ekinler dize kadar, "sosisli" muhabbeti yapan taraftarları futbol cahili, futbol uleması, fanatik vs. diyerek adlandırıyoruz. Bunun arkasındayım hala. Peki, biz bu "Franco'nun çocukları" geyiğiyle aynısını yapmıyor muyuz? Burada saçma geyikler yapan kişilere demiyor muyuz, bilmiyorsanız susun adam sansınlar diye, aynısını yapmıyor muyuz birazcık da olsa peki? 

Bilmemek ayıp değil, bilmeyip ahkam kesmek ayıp. Yaz bunu, güzel söz...

Eşek Şakası!

Maraton'un haberine göre; Aydın'ın Nazilli ilçesinde yaşayan Serkan Balcı'nın babasının öldüğü anons edilirken, cami imamı da Balcı'nın babası için sela okudu. Haberi alan Serkan bunalıma girerken, bir süre sonra olayın "şaka" olduğu ortaya çıktı ve genç futbolcu ile ailesi rahat bir nefes aldı.

Bir vatandaşın, selayı okuyan cami imamına şaka yaptığı öğrenilirken, yapılan bu "eşek şakası" Balcı ailesinin tepkisini çekti.

Buna eşek şakası denmiyor, ne deneceğini bende bilmiyorum.

Alparslan Dikmen #2


Son yolculuğuna uğurlandı Alparslan Dikmen. Binler , belkide onbinler vardı onu uğurlamak için. Ne kadar çok seveni olduğunu tekrar anladık. Akşam haberlerinde izledim görüntüleri. Ankaragücülüsü , Bursalısı , Beşiktaşlısı , Fenerbahçelisi , Sakaryasporlusu hepsi oradaydı. Hepside "O Galatasarayın abisiydi , simgesiydi. Acımız büyük." tarzı şeyler söylediler. Tüylerimiz nasıl diken diken olmasın. Bu arada Adnan Polat , siyah formayla çıkmayacaklarını ancak saygı duruşu olacağını söyledi. Birde gollerden sonra Dikmeen , Alparslaan ananso olacakmış.

Ne Olur Çıkıp Şaka Desen?



Büyük adamdı Alparslan Dikmen. Bayram tatiline giderken kaza yapıp , hayatını kaybetti. İnanılmaz üzüldüm. Körü körüne fanatik değildi. Fenerlisinden Beşiktaşlısına herkes tarafından sevilen bir "insan"dı. Yazacak çok fazla şey bulamıyorum , hala şokunu atlatamadım. Yazılanlar konuşsun artık;

Kapalı üstten geliyor;

"Alpaslan Dikmen,Sanki Süpermen,Sanırsın Batman Oooooooooo"

UltrAslan'ın Alparslan Dikmen için yaptığı beste;

"yıllar yılı hiç bıkmadın

büyük bir aşkla bağlandın

yeri geldi sabahladın

bütün ömrünü harcadın

**

şimdi söyle nerdesin sen

oldu mu bırakıp gitmen

keşke çıkıp şaka desen

ne olur ALPASLAN DİKMEN"

... Ve Alparslan Dikmen'in Beşiktaş'ın Optik başkanı öldüğünde yazdığı yazı. Büyüklüğünü kanıtlarcasına yazılmış bir yazı.

Ah be Optik! Taraftarlık aleminin renkli simasıydı Optik Mehmet… Beşiktaş Tribünlerinin Optik Başkanıydı...Güzel insandı… İyi arkadaştı… Çok kaliteli ve muhterem bir anne babaya sahipti. Hani tribün liderlerini aşağılamak için "Ne olacak işte, amigo…" derler ya, halt etmişler.

Üniversite mezunuydu O! Öyle böyle değil aslanlar gibi de Edebiyat öğretmeniydi… Ama siyah beyaz sevdası O'na mesleğini yaptırmadı. Zira uzak kalamıyordu Beşiktaş'tan… Öyle aşıktı işte!Maalesef bir Temmuz günü ve henüz 38 yaşında kalp krizinden kaybettik kardeşimizi... Gerçi farklı renklere gönül vermiştik belki ama eski tribüncülerin alayı çok iyi tanırdı birbirlerini. Zaten çoğumuz adeta beraber büyümüştük. Rahmetlinin cenazesinde farklı renkler vardı… Ve elbette kalabalık bir ultrAslan topluluğu oradaydı. Hatta mezarlığa kadar cenaze arabasının arkasından yürüdüler, Beşiktaşlı arkadaşlarımızla beraber.

Bizim gençlerden bazıları mezarlıktan ayrılırken şunları söylediler: "Abi, eskiler ne kadar da birbirini severmiş meğer... Ve hepiniz birbirinizi çok yakından tanıyorsunuz. Belki zamanında çarpıştınız ama anlaşılan o ki, o tip muhabbetler maçta kalıyormuş... Biz bunu gördük ve bu dostluğa burada canlı canlı şahit olduk."

Bu sözleri onlara söyleten belki de, mezarın başından dualar ederek en son kalkanlardan birinin ultrAslan lideri Sebahattin Şirin olmasıydı. Rahmetli Optik Başkan "Çok sevdik be abi!" derdi Beşiktaş'ı için… Biz de seni çok sevdik be Optik… Mekanın Cennet olsun!

ALPASLAN DİKMEN

Kazım Kanat#2


Kanseri yenip de ondan daha az kötü bir hastalık* yüzünden hayata gözlerini yummasına çok üzüldüm. Geçen hafta Perşembe durumu hakkında ve nasıl bir hastalık yüzünden yoğun bakıma kaldırıldığı hakkında bir şeyler yazmıştım. Durumu hakkında 1-2 gündür bi şeyler görmüyordum. Hastayım, yataktan çıktım takip ettiğim forumlarda neler yazılmış diye bakmak için. batug.org'da ki ölüm topiciğine yazıldığını görünce Kazım Kanat hiç aklıma gelmemişti, çok üzüldüm. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun..

Kendisinin ölmeden önceki Saba Gazetesi'nde çıkan son yazısı

* Ölüm nedeni solunum yetmezliğiymiş..

Kazım Kanat


Sevdiğimiz bir abimiz. Harbi Beşiktaş'lıdır kendisi. Duyduğumuz bir haber bizi çok üzdü. Yoğun bakıma alınmış kendisi, cihaza bağlamışlar. Askerde oaln oğluda çağrılmış. Bilindiği gibi kendisi kanseri atlatmıştı. Hastaneye kaldırılma sebebi kanser değilmiş zatüreymiş. Korkulmasın. Allah şifa versin, bir an önce toparlansın ve hem yazılarına devam etsin hem de Atv'de ki Santra programına devam etsin.

Allah ailesine ve sevenlerine kolaylık versin..

İddaa Oyna Sende Kazan- 17 Eylül 2008


331 Southampton-İspwich 1 2,00
332 Celtic-Aalborg Üst 1,70
333 Kiev-Arsenal 2 1,60
334 Juventus-Zenit Üst 1,80
343 S.Bükreş-B.Münih 2 1,60

Ronaldo, Villareal maçında sahada olacakmış diye duydum. Hayırlı geceler...

İddaa Oyna Sende Kazan- 16 Eylül 2008


133 Preston-Nottingham F. 1 1,60
145 Barcelona-Sporting Lizbon Alt 1,80
146 Basel-S.Donetsk 1 2,10
153 Panatinaikos-İnter 2 1,70
154 PSV-A.Madrid Üst 1.95

kazançlı günler dilerim :)

İddaa Oyna Sende Kazan- 13 Eylül 2008


Baya ara vermiştik devam edelim bari. Söz verdiğim gibi hafta sonları bolca yazmaya çalışıyorum..

142 FK Moskova-Sparrtak Moskova 2 1,85
145 Liverpool-Manchester United 1 2,60
154 Hamburg-Leverkusen 1 1,75
212 Wigan-Sunderland 2 3,10
264 Hacettepe-Fenerbahçe 1-0 2,74
351 Valladolid-A.Madrid 2 1,80

Hayırlı günler :)

Paralimpik Sporcusu Yetiştirmek


Gençlik ve spor bişeysi yardımcı başkanının sözleri düşüncelere sevk etti beni. Bir dahaki paralimpiğe daha fazla sporcuyla gidicekmişiz de nasıl yetişir bu paralimpik sporcusu. Engellilere, sorunlarını hissettirmeden. Otobüslere rahatça binmelerini sağlayarak mesela en basitinden. Onlara değer verdiğini göstererek yetişir, normal sporcu gibi yetiştiricez demekle yetişmez. Onları gerçekten önemsediğini göstereceksin önce, onlarında sosyal hayatta aktif rol almaları için çalışmalarda bulunucaksın (ki belediyelerde böyle bi kadro varmış bence harika bişey bu) onları sadece dünya engelliler gününde hatırlamicaksın bi kere, her gün hatırlicaksın. Bence yavaş yavaş bunları yapıcakmışız gibi geliyo ki ülkemizle ilgili ümitli olduğum konulardan biri de bu. Fiziki olarak engelli olsalar bile ruhları engelsiz onların ve engelsiz olduklarını hissetmeye ihtiyaçları var. Son olarakta Neslihan Kavas'ı tebrik ederek bitireyim yazımı. Sporun engel tanımadığının en büyük göstergesi...

İddaa Oyna Sende Kazan- 1 Eylül 2008


Para biriktiriyorum sanmıştım ama yanlışım varmış. Öbür ay sonuna yani fatura gelene kadar her gün maçlar oldukça oynadığım kuponu buraya yazacağım. Bu sıkışık durumum bitincede bomba kupanlara geçeriz artık. Neyse sizi fazla sıkmadan oynayacağım 4 maçı veriyim;

646 1 Djurgarden-Orebro
652 1 Helsingborg-Hammarby
661 1 Göteborg-Gais
666 2 Braga-Sporting Lizbon

Erkek Arıyorlarmış!

Avusturalya'lı kadınlar şu sıralar yoğun bir arayış içerisindeymiş. Erkek bulamıyorlarmış ve bundan da oldukça şikayetçilermiş. Avusturalya'da iş alanlarını kadınlara kaptıran erkekler yavaş yavaş ülkeden göç etmeye başlamış ve ülkede "erkek açığı" baş göstermiş. Şimdi de kadınlar üreyemiyoruz diye şikayet edip duruyormuş. Artık gerisi için de yorum sizin :) Ha bu arada... THY'nin Avusturalya'ya önümüzdeki 1 ay boyunca yapacağı seferlerde hiç boş yer kalmamış! Şaka yapıyorum tabii. Hala yer vardır ve siz de hemen bir tane kendinize yer bulabilirsiniz. :) Yazıya resim olarak ise Avusturalya'lı denince akla gelen en dişi yaratık olan Kylie Minogue'u uygun gördüm. Sizin daha iyi bir favoriniz varsa onu da yorumlarda bekleriz...

Ölüm Fermanı

2004 senesinden belli İnternet kullanırım ilk defa 7 gb oldu bu meret. Baya bir araştırma yaptım ama tam olarak ne kadar ödeyeceğimide bulamadım. 60 milyon civarı olduğunu umuyorum. İki aylık fatura parası ulan, az değil ki. Msne bile girdiğim yok. Batug, Lakerstr, blog bi de bazı spor ve haber siteleri. İndirdiğim resimlerden bu kadar fazla geldiğini düşünüyorum. Okul başladıktan sonra zaten hafta sonu hariç pek giremeyeceğimden kota, para problemim olmaz. 7 gb ne kadar paraya denk geliyor bir yazarsanız sevinirim. İlk defa biriktirdiğim paralar işe yarayacak gibi. Son olarak "Türk Telekom'a Kafam Girsin" ahaha...

Ümit Özat #2


Büyük Kaptan'ın kalp krizi geçirdiğini ve durumunun iyiye gittiğini yazmıştım. Şimdi ise taburcu olduğunu öğrendim. Allah onu ailesine bağışladı. Tekrardan büyük geçmiş olsun. Yaşıda ilerlerdi yavaş yavaş bıraksın diyorum. Kendine acımıyorsan çocuklarına acı Kaptan. Daum'un, Böhle'nin ve Mondragon'un açıklamlarını yazmak istiyorum. Daum ve Mondragon tekrar bizden biri olduklarını gösterdiler ve bu açıklamaları ile tekrardan gönlümüzde taht kurdular.

Christoph Daum: ''Zaten maç sonunda hastaneye gittiğimde büyük bir kaptan olduğunu göstererek hemen maç sonucunu sordu. Bu beni çok duygulandırdı. Kendisine sarıldım. Ümit ayaklarının çözüldüğünü ve bir anda kontrolsüz kalarak yere yığıldığı ana kadarı hatırladığını söyledi. Ümit, hem kişilik hem de takım kaptanı olarak sorumluluğunu yerine getiren iyi bir insan. Olaydan sonra takım olarak oyuncularım onun için oynadıklarını ve kazandıklarını söylediler.''

Daum, maçın hakemi Florian Meyer'in kendisine gelerek maçı tatil etmeye hazır olduğunu söylediğini ifade ederek, ''O anda oyuncularım ve ben birbirimize baktık. Sonra Ümit'in tekrar bilinci yerinde olduğunu ve konuştuğunu, hatta oynamak bile istediğini öğrenince oyuna devam etme kararı aldık. Konfederasyon kupasında Foye de maçta yere yığılmıştı ve sonra iyi olduğu söylendi ve rahatlamıştık. Ama ondan sonra ölüm haberi gelince tamamen şok olduk. Hatta ben doktora gidip kontrolden geçtim. Bu olay aklıma geldi ve üzüldüm. Ümit'i en kısa zamanda aramızda görmek istiyoruz'' dedi.

Christoph Daum, Ümit Özat ile ilgilenen herkese teşekkür ettiğini sözlerine ekledi.

Kulüp doktoru Jürgen Böhle ise Karlsruhe'deki doktorlarla görüştüğünü belirterek, ''Tüm inceleme ve araştırmalar yapıldı. Herhangi kalp ya da başka bir organ sorunu yok. Nöroloji de temiz çıktı. Ama biz de önümüzdeki günlerde tekrar kontrollerimizi yapacağız. Şu anda olayın nedeni hakkında kesin bir bilgimiz yok. 4-5 hafta önce tüm oyuncuların genel sağlık kontrolünden geçti ve Ümit'in şimdiki durumunun o zamanla aynı, yani iyi. '' diye konuştu.

Eldeki verilere göre Ümit'in gelecek hafta antrenmanlara çıkabileceğini tahmin ettiğini ifade eden Böhle, ''Sorun kan dolaşımı bozukluğu, stres veya az su ya da yemek yemekten veya vücudun susuz kalmasından kaynaklanabilir. Bunu tam olarak bilmiyoruz. Normalde oyuncularımızın yeme içmelerine dikkat ediyoruz. Meslek hayatımda benim de ilk kez böyle bir şey başıma geldi. Ümit yere düştükten sonra dilini yuttu. Yoksa kalp krizi ya da başka bir olay yok. Zaten sedye ile soyunma odasına götürülürken kendine geldi ve konuşmaya başladı. Hatta oynamak istediğini bile söyledi'' dedi.

FC Köln'ün kalecisi eski Galatasaraylı Mondargon ise maç esnasında ağlamasıyla ilgili, ''Evet, çok üzüldüğüm bir andı. Allah'a dua ettim. Çünkü ben bu olayı üç kez farklı takımlarda yaşadım. İlkinde Kolombiya'daki... Sonunda futbolcu arkadaşımız hayatını kaybetmişti. Sonra Türkiye'de oynarken Vestel Manisa karşısında. Ve şimdi de dün, hem de kaptanımız Ümit Özat. Kendi kendime sordum, neden hep bende bunlar oluyor diye. Ümit için dua ettim. Şu anda durumunun iyi olduğunu ve en kısa zamanda aramıza döneceğini biliyorum. Bunun için de sevindim'' diye konuştu.

Ümit Özat


Spor sitelerini tek tek gezerken Sporx'te ki bu haber bende şok etkisi yarattı. Bir zamanlar Fenerbahçe kaptanlığını yapan Ümit Özat, sahada kalp krizi geçirmiş. Dili boğazına kaçtığından dolayı nefes alma problemi çekmiş ama şimdi durum iyiymiş. Büyük kaptana Parmak Arası Terlik ailesi olarak geçmiş olsun dileklerimizi yolluyoruz. 10-15 dakika sonra verdiğim linke basarsanız olayın videosunu koyacaklarımış, izleme şansımız olur..

Maç Öncesi: Türk Takımları


Bugün iki tane bir birinden zor Devler Ligi'ne kalma mücadelesi verecek takımlarımız. Temennimiz ikisininde turu geçip gruplara kalması. Ülke puanı için tur ya da turları geçmek çok önemli.

Maç öncesi Fenerbahçe'de eksik futbolcular can sıkıyor. Partizan maçı öncesi Selçuk, Edu ve Emre oynayamayacaklar. Edu 3 hafta daha oynayamayacakmış zaten. Ayrıca MTK ve Partizan maçlarında sarı kart gören Burak'da cezalı duruma düşmüş. Eksikler Fener'in işini zorlaştıracaktır. Hele ki Partizan'ın önceki maçta oynamayan oyuncuları da Oliöpiyatlardan geldiler. Edu yokken Yasin tam bir kapalı kutu. Allah yardımcısı olsun Volkan'ın. Semih'in son durumu oynar şeklindeymiş. Hatta ismi ilk onbirde de gösteriliyor. Fenerbahçe yine bu maçta Selçuk'u arayacak mı göreceğiz. Fenerbahçe'nin Selçuk'a kalmasına üzülüyorum. Selçuk gibi bir futbolcu mumla aranıyor. Ölsemde gam yemem yani. Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nda saat 21.00'de başlayacak karşılaşmayı İspanyol hakem Manuel Mejuto Gonzalez yönetecek. RTS SAT kanalı yine verecek diye söylüyorlar. Maç saatinde bakacağız..

Muhtemel onbirler;

Fenerbahçe:
Volkan Demirel, Gökhan, Lugano, Yasin, Roberto Carlos, Maldonado, Kazım, Uğur, Alex, Semih, Guiza

Partizan
:
Mladen Bozovic, Stevanovic, Djordjevic, Sikimic, Obradovic, Juca, Fejsa, Moreira, Tosic, Paunovic, Diarra


Galatasaray, Romanya deplasmanına tur için gitti. Allahın izniyle alnımızın akıyla turu geçeceğiz. Denizlispor maçında sakatlanıp oyundan çıkan Sabri bu maçın kadrosuna alınmadı. Uzun süredir sakat olan Ümit Karan ise kafiliye alındı. Yine Denizlispor maçında sakatlanıp oyundan çıkan Hasan Şaş'ın durumunun iyi olduğu söyleniyor ve 18 kişilik kadroya alınmış.
Steaua Bükreş'in Ghencea Stadı'nda saat 20:45'te başlayacak karşılaşmayı İtalyan hakem Matteo Simone Trefoloni yönetecek. Karşılaşma D Smart 41. Kanal'dan canlı yayınlanacak. Uydudan Romen kanalının birinde kesin maçı verirler.

Galatasaray: Aykut, Linderoth (Barış), Meira, Servet, Hakan, Arda, Ayhan, Mehmet Topal, Kewell, Lincoln, Nonda

Steau Bükreş
: Zapata, Marin, Radoi, Goian, Neşu, Petre, Nicolita, Stancu, Toja, Moreno, Arthuro

Kobe Bryant 30'una Girdi


Bugün MVP yani namıdeğer esas oğlanın doğum günü. Buradan Parmak Arası Terlik ahalisi olarak kendisinin doğum gününü kutluyoruz, pastasınıda eline veriyoruz.

Ekipte 2 Lakers'lı var. Biri ben biri de Doğuş. Esas oğlanın doğum gününü özel olarak kutluyoruz. Herkes gibi bizde başlarda Lakers'ı Kobe için tutuyorduk. İlk zamanlarda arkadaşlar arasında Kobe'ye laf edenleri dövdüğüm bile oluyordu :) Bi aralar tecavüz davasıda olmuştu. Epey bir imaj gitmişti ama son 2-3 senedir yaptıkları ile herkes tarafından saygı duyulan bir basketbolcu oldu. Seni seviyoruz, eğer kafanda Lakers'tan ayrılma düşüncesi varsa son bir şampiyonluk yaşayıp gitmen dileğiyle..

Diğer arkadaşların 2 tanesi Rockets'lı. Biri lebron jones diğeride Lord-1. green ise tek başına bu konuda. Kendisi New Orleans taraftarıdır.