oyun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
oyun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Fm 09'a Güle Güle Derken


Sezon'un bitişi ve yeni oyun için çalışmaların başlamasıyla böyle bir yazı yazma ihtiyacı hissettim.Tabi bunda sınavlarında bitişi ve gelen yaz ayında bol bol fm oynayacak arkadaşlara yardım etmek istemek te rol oynadı.Oynadığım en zor menejerlik oyunuydu gerçekten ve en çok hata olanlardan biriydi,gerçi zorluk anlamında fm 08'in ilk versiyonuyla yarışamaz ama toplam versiyon anlamında düşünecek olursak gerçekten çok çok zor.Başlayalım şimdi incelemeye;

Öncelikle oyuna başlarken seçmeniz gereken en önemli şey hangi versiyonla oynayacağınız.9.0.3 versiyonu daha kolay ve oynanabilirlik açısından daha iyi fakat 9.0.1 de regen diye tabir edilen oyuncular çok kaliteli çıkıyorlar,yani tüm defans özellikleri 20 olan bir oyuncuyu çok cüzi miktarlara alabiliyorsunuz ancak taktik oturtmak başarı kazanmak için saçlarınız dökülüyor.Ben size 9.0.3'ü öneriyorum.

Diğer şeyleri size bırakıyorum taktiktir vs dir falan 4-3-3 ve 4-4-2 en çok işe yarayan taktikler özellikle 9.0.1 oynayacak arkadaşlara 4-4-2 oynatmalarını öneriyorum forvetlerin biri pivot biri hızlı santrafor olsun yeter.

Bunların dışında çağrı abiden(chao grey) öğrendiğim ve çok işe yarayan determination konusuda çok önemli,maç içinde geri dönüşler yaşayabiliyorsunuz ya da ezeli rakibinize karşı çok daha iyi mücadele ediyorsunuz oyuncularınız determination olarak üstün olurlarsa.

Oyuncu özelliklerine göre taktik kurmak daha da önemli olmuş bu oyunda,örneğin beklerin savunma yapacağı bir taktikte pozisyon alması düşük birini oynatırsanız başarısız oluyorsunuz diğer özellikleri iyi olmasına rağmen.

Kaleci alırken tüm özelliklere dikkat edin ancak birebir ve refleks e daha da dikkat edin yüksek olmasına özen gösterin.

Bu basit yazımı da oyuncu önerileriyle bitireyim başka soru sormak isteyenler yorum bölümünden sorarlarsa yanıtlayabilirim.

Kaleci olarak Asenjo iyi ve çok genç fakat A sınıf bir kaleci değil,Asenjo ile başlayıp daha sonra Adler'i almanızı öneriyorum geleceğe yönelik oynuyorsanız,Tono var racingte gayet süper bir kaleci hemde oldukça cüzi miktara geliyor bunun dışında Kameni var hayvani performanslar sergiliyor bazen ama basit hatası çok oluyor ,sezon boyu size 8 puan kazandırır 3-4 puanda kaybettirir ilk sezon sonu serbest kalıyor devre arası kandırmaya bakın bence.Türkiye için Sinan Bolat müthiş bir kaleci kesinlikle Türk takımıysanız kaleyi ona emanet edin-yabancı sınırlaması açısından dedim yoksa ben Kameni'yi oynatıyorum-.

Defansa hızlı adamları koymanız bu oyunda kilit rol oynamış,bu açıdan ucuz yollu olarak N'Koulou işinize yarayabilir gelişmeye de açık.Zapata-Micah Richards gibi bir ikiliniz varsa kale savunmanız olur.Ayrıca Diakhate var Dinamo kiev'de,Gremio da Leo var bunlar 5-10 milyon arası alınıp ilerde katlayarak satılıncak oyuncular,İvanov var birde çok ucuz ancak pek önermiyorum.Eliniz 2 ya da 3. sezon para görürse sakho da hala psg deyse kesinlikle alın,büyük takımsanızda alıp geliştirin sonra keyfinize bakın.Mexes de çok büyük isim ama henüz alamadım Manchester city ile bile.Fazio'yu ikna edebilirseniz o da çok müthiş birisi,defansif özelliklerinin iyi olmasının yanısıra hızıda orta seviyede kısacası Mexes-Micah tandemini kuramıyorsanız Sakho-Fazio'yu kurun:D:D

Orta saha olarak Skjelbred 10 numara pozisyonunda ucuza kapatacağınız bir isim,Moussa Sissoko ön liboro olarak pas yapan mücadeleci bir isim.Feghouli ise tam bir 10 numara,bunlar çerez parasına alınıp ilerde iyi para edicek isimler.(çerez parası dediysek te 100 200 k değil tabi 1 ile 5 milyon arası)çerez parasıyla alınacak isimler ise zuculini ve ochirosii.ikiside inanılmaz gelişiyorlar antrenman programı+coach ekibiniz iyiyse(koçlar en az 5-6 yıldız olursa daha iyi olur)cidden çerez parasına alırsınız ve ilerde 15 20 milyona satarsınız.Tüm bu isimlerin yanında adu-guardado gibi para isteyen ancak aldığının hakkını ödeyen isimlerde var.Marquinhos'u da sağ kanat oynatırsanız takımınız daha bir golcü olacaktır.

Gelelim forvetlere öncelikle vagner love bug gibi olmuş habire gol atıyo herif bunu belirteyim,cityden daha önce davranıp almaya bakın.Gignac 7.5 milyon gibi bir paraya gelip fazlasıyla hakkını veriyor keza Milevski de öyle.Genç brezilyalı olarak ise keirrison'ı öneriyorum.

Söylediklerim dışında tabiki çok çok iyi isimler var fakat hepsini dan diye söylesem sizin için zevki kalır mı oyunun dimi a dostlar,görüşmek üzere.

Football Manager 2009 - Demo

14 Kasım'da çıkıyor oyun. 2 haftadan az bir süre kaldı. SI Games oyunun demosunu çıkarmış. Şu an indirmekteyim ben de. Demoyu oynayanların görüşlerini aktaralım kısaca... 3D maç motorunun üzerinde biraz daha çalışılması gerektiği, şu haliyle fena olmadığı söyleniyor. Ben dahil pek çok Galatasaraylı da biraz hayal kırıklığına uğrayacak sanırım. Zira yeni transferlere rağmen Galatasaray'ın oyunda yeteri kadar iyi olmadığı söyleniyor. Arda, Lincoln, Linderoth takımın en pahalı oyuncularıymış. Baros ve Kewell beklenenin altında, Ayhan da felaket kötüymüş.


Oyunun 2 adet demo seçeneği var. Yarım sezon oynanabiliyor. Ayrıca demodaki oyununuzu kaydedip, full oyun çıkınca oradan devam edebiliyorsunuz. Demo hakkında ayrıntılı bilgiyi Turksportal ve oyunun resmi sitesinde bulabilirsiniz.

Call of Duty 4 Gun Sounds!

YouTube'da gezinirken serpento99 kullanıcı adlı arkadaşın hazırladığı çalışmaya bayıldım... Eleman üşenmemiş Call of Duty 4'teki silahların seslerinden müthiş bir şarkı yaratmış. Böyle anlatması çok zor ne de olsa bahsedilen şey bir ses. 2 dakika 7 saniye uzunluğundaki videonun linki burada. Eminim ki izlediğinize değecek zira son zamanlarda bu kadar eğlenceli bir şey görmemiştim...

GTA'nın Zaraları

Öncelikle söylemeliyim ki bu yazıyı Gta şöyle güzel böyle güzel demek için yazmıyorum. Az çok biliyorsunuz siz zaten GTA'nın ne kadar güzel olduğunu. Neyse bu yazıyı yazış amacıma geçiyim.

Tayland'da bir çocuğun karıştığı cinayette şuçlu olarak GTA IV gösteriliyor. Nasıl mı? Bangkok'ta GTA IV oynamak için ailesinden para isteyen çocuk para almayınca bindiği taksiyi soymuş ve şoförüde boğazını keserek öldürmüş ardından da bu ilginç cevabı vermiş: " GTA IV'ün etkisinde kaldım. Gerçekte adam öldürmek , oyundaki gibi kolay mı diye merak ettim"

Tabi bu sözlerin ardından oyun Tayland'da yasaklanmış.

NFS'den yeni tarz

Need for Speed: Undercover ile ilgili videolar gün yüzüne çıkmaya başladı iyiden iyiye. İlk izlenimlerim şu ki NFS yine eskiye dönük yeni bir tarz deniyor. Oyun evvela daha bir senaryo ve görev tabanlı olacak ve biz bu senaryoya birebir bağlı kalmak zorunda kalmayacağız. Peki nasıl eskiye dönük? Yani demem o ki yeniden sokaklara dönüyoruz. Esas güzel haber de bu bana göre. Anladığım kadarıyla da oyun bir nevi GTA-NFS karışımı gibi olacak. Ya da arabalarla daha içli dışlı olan Driver gibi. Bakalım, daha da videolar meydana çıkacaktır elbet. Daha sağlıklı yorumlarımı o zamana saklıyorum. Şimdilik çıkış tarihi de 18 Kasım olarak açıklanmış. Hatırladığım kadarıyla Carbon ya da Most Wanted da tam bu zamanda çıkmıştı. Hadi hayırlısı... Son olarak: oyun Pro Street gibi olmasın da nasıl olursa olsun diyip bu yazıyı da bitiriyoruz... Ha bir de her oyunda bir hanım ablayla karşı karşıya geliyorduk, bu oyunda da Christina Milan karşımızda olacakmış.

NOT: Resim TrGamer'dan araklanmıştır.

Lost: Via Domus

Epeydir oyun incelemesi yapmıyordum, kısmet bugüneymiş. Lost'u bitirdikten sonra oyununu da bir elden geçirmek istedi gönül. Ama istemeseymiş de olurmuş. 4 GB boyutundaki oyunu üşenmeden indirdim ve kurdum. Oyun hakkında okuduğum bir sürü olumsuz görüşe rağmen oyuna odaklanabilmeyi başardım. Oyuna ilk başladığımız an beni şaşırtan andı. Oyunda dizide olmayan bir karakteri yönetiyoruz. Oysaki ben heveslenmiştim Jack olur, Sawyer olur Kate'le atraksiyonlara gireriz diye :) Her neyse, oyuna başladığımızda dediğim gibi yabancı bir karakteri yönetiyoruz. Karakterimizin adı Elliot. Karakterimiz uçak kazasında hafızasını yitirmiş birisi olarak karşımıza çıkıyor. Görevimiz ise onun hafızasını yerine getirmek ve bu sırada yan görevleri yapmak. Tekrar her neyse diyip oyuna dönüyorum: Gözümüzü ormanda açıyoruz ve sahile doğru gidiyoruz. Bu sırada üçer beşer ana karakterler gözümüze çarpıyor. Michael, Locke, Kate, Jack, Claire, Hurley gibi... Bu karakterlerde ilk olarak baktığım şey yüzlerdeki detaylardı ki bunu oldukça iyi yapan yapımcılar diğer her şeyi de boşvermiş durumda. Oyun aksiyon olarak geçse de aksiyonun a'sı yok. Ara ara aksiyon tadını vermek için müzikler hızlanıyor ediyor fakat sen yine de ne kadar yavaşlarsan yavaşla seni zaman açısından tehtid eden bir şey yok. Kısacası bu açıdan 1/10 versem bile oyuna fazla gelir. Çocuk oyunu tadında. Oysaki diziyi izleyenler bilir zamanın önemini. Oyunda sahilde olduğumuzda rahatlıkla görüyoruz ki 48 kişilik uçaktan kurtulanlar kadrosundan sadece tanıdık isimler var. Onların da birbiriyle konuştuğunu görmedim. Birtek bizle konuşuyorlar, daha doğrusu biz onlarla konuşuyoruz. Yapımcılar bu noktada oyuncuya özgürlüğü vermişler. Örneğin Sawyer'ın yanına gidip istediğimizi söylüyor/sorabiliyoruz. Tabi herkes kendi derdinde olduğundan tek yaptıkları bizi terslemek oluyor orası ayrı.

Dizideki karakterlerin huyları, suyları oyuna gayet iyi yansıtılmış. Örneğin Sawyer, hayatta kalmak için her yol mübah taktiğini izlerken, Locke kaderin çizdiği yolda ilerliyor. Jack ise hasta var mı, kim tedavi edilmek ister tarzı bir yol izliyor. Michael ise Waaaaaaalt diye yırtınmaktan başka bir şey yapmıyor. Ha tabi bir de adadaki ilk geceden sal yapmak için ağaç kesiyor olması beni biraz şaşırttı. Dur biraz be kardeşim, daha umutlar tükemedi!

Oyundaki seslendirmeler genelde başarılı. Çoğu karakterlerin seslendirmesi, dizideki oyuncular tarafından yapılmış. Bazıları ise alakasız kişiler tarafından, bu da oldukça kötü duruyor oynarken.

Oyundaki en merak ettiğim şey adada özgürce dolaşabilmekti. Devasa bir adayı -hele de gizemliyse bu ada- keşfetmeyi hepimiz isterdik elbette. Ama yapımcılar buna gerek duymamışlar. Adada gidebileceğimiz yerler oldukça kısıtlı. Okyanusa ayağımızı sokalım biraz serinleyelim desek onu bile yapamıyoruz yani. Ormanda ise rotamız önceden belirlenmiş ve bizim yapmamız gereken o rotayı izlemek.

Epey, yazdık uzun lafı toparlamak gerekirse: Lost'u bitirdim, oyununu da oynayayım bi' görelim ne yapmışlar diyorsanız eğer oyunu indirin oynayın. İndirin diyorum zira para vermeye değmez oyun. Benim gibi 30-40 dakika zaman geçirin ve silin. Fazladan yer kaplamasın sabit diskte. N'olur n'olmaz. 3 gün sonra 108 dakikada bir butona basacaksın diye bilgisayarı ele geçirir meçiri, hiç çekilmez. O yüzden korkup sildim ben. Siz ne yaparsanız yapın. Ha son olarak unuttuğum bir kötü bir iyi haberim var. Hangisini söyleyeyim önce geyiğine girmeden hemen yazayım onları da. Oyunda bol bol bekleme ekranıyla karşılaşıyorsunuz. Benim sistem gayet iyi olsa da bekleme süreleri uzun geldi bana. Sevmedim yani. Ama bu bekleme ekranlarında diziden sözler söyleyeni ile beraber veriliyor. En azından zaman öyle daha iyi geçiyor, geçmişi hatırlıyorsunuz. Buradan da bir artı aldı oyun. Ha yine bir şey geldi aklıma ki bu da oyunun çok az olan artılarından birisi, oyunu kapatıp yeniden oyuna, son kaydettiğimiz yere girdiğimizde Previously on Lost adı altında geçmişten görüntüler (oyun içi) veriliyor. Burası da oyunun değerini arttırıyor ama ne fayda. Yetmiyor bunlar. Hadi şimdi oynayabiliyorsanız oynayın oyunu :) Son olarak oyundan görüntülerle yazıyı bitirelim. Tüm resimleri üzerlerine tıklayarak büyütebilirsiniz.

Oyunda canlandırdığımız karakter Elliot.
Uçağın kuyruk kısmının koptuğu an. Biz görüldüğü gibi arka kısımdayız fakat nasılsa gözümüzü ön kısımdakilerin yanında açıyoruz.
Kate. Pek iyi modellenmiş olsa da göğüsler küçük geldi biraz bana :)
It's my destiny Locke!
Hurley de hiç fena görünmüyor.
Jack her zamanki gibi oyunda da iş üstünde.
Senin tipin iyi olsa n'olur Michael. Waaaaaaalt.
Jack'in modellemesi görüldüğü gibi gayet iyi.
Sawyer pek iyi olmamış sanki.
Sun unutulmamış ama Jin unutulmuş gibi...
Artık bizim de bir çantamız var!
Claire'den başka herkese benzettim.
Black Smoke da unutulmayanlardan...

Football Manager 08

Senelerdir uykusuz geceler yaşatan,sınavlardan düşük not almaya neden olan oyunun son versiyonu.(Gerçi bikaç ay sonra yenisi çıkacak ama olsun)Diğerlerinden bunu ayıran en önemli özelliği ise orjinal versiyonu nun yani 8.0.0'ın hatalarla dolu olması.Şöyle ki karşınızdaki kaleci Hayrettin Demirbaş bile olsa Buffon gibi oynuyor.Oyundaki en iyi forvetleri almak bile işinize yaramıyor.Buna karşın sizin kaleciniz Buffon-Casillas bile olsa her maç rahat 2 gol yiyorsunuz.Korner golleri bug olmuş hiç atılmıyor neredeyse,her attığınız 5 korner golünden 4'ünü faul diye vermiyor hakem.Yapmadığım maymunluk kalmadı şampiyon olmak için yok olamıyorum arkadaş.Kendi taktiğimle başladım oyuna önce 10 maç sonucunda 1 "bir" galibiyet alınca internetten beğenilen taktikleri indirdim yok bana mısın demiyor.200-300 milyon dolar harcadım 3 senede,scout programı kullandım oyuncu buldum ama olunmuyor arkadaş.Oyuncu alım satımı konusuda ayrı şaka zaten.Senin 37 milyon değeri olan adamına 40 tan 1 kuruş fazla vermezken biz onların uyduruk adamını almaya kalktığımızda Ronaldinho'yu satacakmışcasına havalanıp olduk olmadık paralar istiyolar.(En son Agüero için 103 milyon dolar istemişlerdide küfrü basmıştım)Kısacası bulaşmayın bu seneki oyuna arkadaş,ha biz azılı manager oyuncularıyız illa oynicaz diyosanızda paşa paşa 8.0.2 versiyonunu indirip öyle oynayın.Database'i large yapın en az ki genç yetenekleri toplayabilin.Ufak bi liste de yaptım hatta süper oyuncularla ilgili.

1-Pablo Piatti
2-Miguel Veloso
3-Marvin Angulo
4-Daniele Cacia
5-Klaas Jun Huntelaar
6-Marcelo(13 milyona geliyor eğer büyük takımsanız)
7-Mamadou Sakho

Not:Fabregas'ı alabilen kaça aldığını söylerse sevinirim,kaç takım açtım hiçbiriyle alamadım,ne biçim adamdır bu!

Değişiklik iyi midir?

2D zamanlarından beri Prince of Persia'nın her türlü oyununu bulduğumda kaçırmam, açar en azından 15-20 dakika oynarım. Yeni çıkacak oyununu da bilmem kaç yıldır bekleyenlerdendim. 3D kariyerine PoP: Sands of Time ile gayet iyi bir başlangıç yamış olan seri Warrior Within ve The Two Thrones ile aksiyonun dibine vurmuştu. Bu yeni oyunda da o tür şeyler bekliyordum fakat olmamış. E3'te ortaya çıkan videolar ve yapımcı açıklamaları gösteriyor ki oyun tamamiyle değişmiş.

En başta grafik motorunu değiştirmiş yapımcılar. Cell Shade denilen çizgi film tarzı grafiklere geçmişler ki hiç sevmedim! Daha sonra oyunun en önemli özelliği toplu katliamı ortadan kaldırmışlar. Yani artık öyle dal herkesin arasına hepsini biç taktiği yok. Dolayısıyla eskisi gibi kombolar da yoktur diye düşünüyorum. Yapımcılar artık oyunda birebir mücadelelerin daha fazla görüleceğini söylemişler. Oyunda gördüğüm bir başka değişiklik ise oyun tarzına gelmiş. Maymun yeteneklerini saymazsak eskiden daha gerçekçiydi Prens. Şimdi ona bir "hayalet kadın" yardımcılık ediyor. Oradan oraya uçuyor. Kocaman dev bossları oradan oraya fırlatıyor, havada dans ediyor. Tıpkı Devil May Cry oyunlarındaki gibi.

Uzun lafın kısası olmamış bu sefer. Bilemiyorum herkes ne düşünüyor acaba bu sefer değişiklik iyi olmamış gibi... Umarım oyun çıktığında buraya yeni bir özür yazısı ile dönerim.

İlgili videoyu buradan izleyebilirsiniz.