
Bundan önceki yıllarda inanılmaz para kazanan bir oyuncu kontrat elbetteki 874. planda. Hele de bu oyuncu ilk beşte ilk beş diye tutturan Iverson'sa. Kendisi efsane olduğu yere geri döndü. Kontratı 700.000 dolar. İnanılmaz ucuz gerçekten, Ivy gibi bir oyuncu için. Lou Williams sakat, 2 ay yok. Jrue Holiday henüz tam olmamış durumda; Iverson süper hamle. Hem eski günler yaşanacaktır. İlk maçı pazartesi Nuggets karşısı. Kaçar mı, valla kaçmaz.
Allen Iverson Sixers'da
NBA –Rookie TOP 10-

NBA –Rookie TOP 10-
Takımlar 8-9 maçı deviredursunlar; Hansbrough ve Griffin dışındaki çaylakları izlemeye başladık. Bizde bu döneme kadar oynayan çaylaklardan göze batan 10 çaylağı listeledik. Keyifle okumanız dileğiyle..
10- Toney Douglas (NY Knicks)
Cleveland’ın draft seçimi oyuncu, Knicks’te fena işler yapmıyor. Toney Douglas Knicks adına çıktığı maçlarda 23 numaralı formasıyla ortalama 16 dakika sahada kaldı. MSG’de Utah’ı tek başına yıkmaya çok yaklaşan Toney Douglas 9.3 sayı 1.6 ribaund ve 1 asist ortalamalarla oynadı. Guard rotasyonunda Duhon ve Robinson’la beraber Hughes ile de bir yarış içerisinde olacak Toney Douglas.
9- Taj Gibson (Chicago Bulls)
Bulls’un 26. Sırada Draft ettiği Taj Gibson; özellikle Tyrus Thomas’ın sakatlanmasından sonra meziyetlerini gösterme şansı buldu. Gibson ortalama 23 dakika sahada kalırken 7.3 sayı 5.0 ribaund 0.7 asist ortalamaları ile oynadı. Tyrus’un döndükten sonra ilk beşteki yerini kimse garanti edemez. Joakim Noah ve Miller ile hali hazırda pota altı dakikalarını paylaşıyor çaylak oyuncu.
8- Omri Casppi (Sacramento Kings)
İsrailli oyuncu için NBA’deki temsilcimiz Hidayet Türkoğlu ile benzer özellikler taşıdığı söyleniyordu. Takımın önemli skorerlerinden Martin’in kaybı sonrası çıkış yapan Kings’te katkısı yadsınamaz. Omri Casppi sahada kaldığı 21 dakika içerisinde 8.5 sayı 3.1 ribaund ve 1.1 asist ortalamaları ile oynayıp taraftarlarını memnun etti.
7- DeJuan Blair (SA Spurs)
Bir takım Draft öncesi problemleri olduğu söylendi ve seçilme sırası oldukça düştü. Pozisyonu için biraz kısa olsa da Blair, kısa sürede Popovich'in gözüne girdi. Girdi ki artık ilk beş başlıyor. Blair süre bulduğu 18.3 dakikada 7 sayı 7 ribaund gibi etkileyici istatistikler yakalamış durumda. Daha Duncan'dan öğreneceği çok şey var. Blair şu anda Draft'ın kazanan çaylaklarından.
6- Chase Budinger (Houston Rockets)
Saçı sakalı sarı olan bu çocuk, T-Mac'in sakatlığında forma şansı buldu ve bu şansı oldukça iyi değerlendirdi. Kenardan gelerek 10 numaralı formasını terletme şansı bulduğu 18.5 dakikada 9.3 sayı 3.3 ribaund ve 1.4 asist ortalamaları tutturan Budinger'ın 44. sıra seçimi olduğunu söyleyerek 5. sıraya geçelim.
5- Ty Lawson (Denver Nuggets)
Gerçekten bedavaya geldi Nuggets'ın eline. Nuggetslı taraftarların Anthony Carter'dan bunaldıkları zamanda çıkageldi zamansızca. Ve Billups'ın yedeği olarak başladığı maçlarda 3 numaralı formasının eşofmanından ortalama 21 dakika uzak kaldı. Bu süre zarfı içinde istatistikleri 10.3 sayı 2 ribaund ve 3 asist. Lawson doğru adamın, Billups'ın eline düştü.
4- Terrence Williams (NJ Nets)
Her ne kadar Nets sezona 0-10 (yanlış yazmadım ve okumadınız) ile başlasa da bu genç oyuncu gösterdiği performansla Frank'in gözüne girdi. Gerçi Frank'in Nets kariyeri artık sorgulanır olsa da Williams ortalama 29.3 dakika kaldığı parkelerde 10 sayı 6.4 ribaund ve 2.2 asist istatistikleri tutturdu.
3- Jonny Flynn (Minnesota Timberwolves)
Takımın Ricky Rubio ile birlikte arka arkaya seçtiği iki guarddan biriydi Flynn. Timberwolves'un başarılı point guard'ı takımı tek galibiyette olsa da 28.4 dakika boyunca elde ettiği 14.2 sayı 3 .3 ribaund ve 3.3 asist istatistikleriyle hafızamızda kalmayı başardı. Flynn'in ligin elit guardları arasına girmesi pek sürpriz olmayacaktır.
2- Tyreke Evans (Sacramento Kings)
Martin'in sakatlığı sonrası devraldığı 2 numarada çok önemli işler yapıyor Tyreke Evans. Takımının inanılmaz çıkışında bir diğer çaylak Casppi ile önemli roller üstlendiler. Tyreke Evans 33.4 dakika sahada kalıyor. Bu alan Jennings ile zirveyi paylaşıyorlar. Evans bu süreler içinde 16.8 sayı 4.4 ribaund ve 4.4 asist yaptı istatistik olarak.
1- Brandon Jennings (Milwaukee Bucks)
Avrupa tecrübesi çok iyi anılarla hatırlanmasa da; Brandon Jennings'in bu yıl ROY ödülü için en büyük aday olduğu açık. Son Warriors maçında 55 sayı atarak Redd amcaya selamını yollayan, NBA'in gelmiş geçmiş en iyi çaylak performanslarından birine imzasını atan Jennings 33 dakika sahadak kalıyor ve 25.6 sayı 4.4 ribaund ve 5.1 asist ortalaması ile oynuyor. Bu adam Kobe değil; istatistiklerden o çıkıyor hani. Bir çaylak!
Sasha&Maria
Thunder 102-74 Magic

Her ne kadar 3 tane ilk beş oyuncusu cezalı ya da sakat olsa da, Dwight Howard'ın zayıf bile denilemeyecek pota altımızı sirk alanına çevireceğini; diğer parçalarında işleyerek Magic'in rahat galibiyet alacağını düşünüyordum maç öncesi. Fakat bizim takım beni feci halde yanılttı; Magic'e 28 sayı fark attı. Sirk alanına çevirir dediğim Howard, standartlarının altında kaldı: 20 sayı 7 ribaund.
Magic'in şutu girmeyince kendi kendilerini infilak ediyorlar. Son maçların sıcak elli şutorü J.J Redick 0-6, yine bir şut tehdidi Matt Barnes 0-4 üçlük ile oynamışlar. Magic toplam olarak 3-16 üçlük atınca, skor kaçınılmaz demek istemiyorum, çünkü Thunder takım olarak harikaydı. Rockets maçında 35 atan Westbrook bugünde 17 sayı 10 asist yaptı. Lakers maçında yazmıştım; Sefolosha'ya ısınıyorum diye. 13 sayı 10 ribaund 2 top çalma 1 blok ile İsviçreli formunu sürdürdü.
Sixers Dalembert'i elden çıkartmak istiyormuş; aklıma Thunder geldi fakat kontrat hem 2 yıllık hemde baya yüklü. Dalembert sorun adamdır, 2 yıl için 25 vermek biraz saçma geliyor bana. Yine de Krstic'in biraz daha sert oynaması gerek. Thomas yine benchten gelerek gerekli sertlik katkısını getirmiş. Durant 28 sayı 4 ribaund 5 asist 3 top çalma ile çok yönlü oynamış. Harden 5 sayı 5 ribaund 4 asist.. O da olacak zamanla; iyi gidiyoruz.
Iverson Ayrıldı
Thunder 98-101 Lakers

Muhteşem bir maç oldu gerçekten. Durant'ın kritik iki topu air ball olarak kullanmasının yanı sıra, skor 101-98'ken 2 atış kaçıran Lamar Odom'un ikinci serbest atışının air ball olması gayet ilginçti. Westbrook'un son saniye atışının kaçması, keza Sefolosha'nın kaçırmasını ancak ''Thunder yavaş yavaş olacak.'' önermesiyle açıklayabiliriz. Maç yine 6 sayının altında bir farkla sona erdi ve kaybeden bir kez daha biz olduk. Sefolosha'nın savunması Kobe'yi resmen yıldırdı; Gasol'ün olduğu Lakers bizi rahat duman ederdi fakat Odom yine de çok etkili bir iş çıkardı.
Durant'in 0-8 üçlük isabeti ve aynı zamanda 7 top kaybı hanesine yazılan eksilerden. Fakat henüz 21 yaşında ve gün geçtikçe olgunlaşıyor. Çaylağımız Harden 9 sayıyla oynadı. Onun yerine ilk beş çıkan Thabo Sefolosha 12 sayı 4 ribaund 4 top çalmayla oynadı. İsviçreliye yavaş yavaş kanım ısınıyor fakat, ilginç bir notla bitirelim. Maça ilk beşte pivot olarak başlayan Nenad Krstic yalnızca 1 ribaund aldı 20 dakikada. Etan Thomas görevinin ne olduğunun farkında; 11 ribaundla o eksiğimizi kapattı Westbrook'la birlikte.
Pistons 83-91 Thunder

Geçen yıl 6 sayı ve altında maç kaybetme konusunda NBA 1. siydi Thunder. Bunun tabii ki yegane sebebi vardı; o da takımın genç oyunculardan oluşmasıydı. Bu sezon da bu çekirdeğe Draft'te lige en hazır oyunculardan biri olan Harden eklendi. Sefolosha'nın beklenmedik şekilde ilk beşe yerleşmesinin ardından benchten gelen Harden ortalama 20 dakika süre alacak taslakta. Nitekim bugün 1-6 şutla oynamasına karşın yaptığı 8 asistle takımın bu konuda yükünü Westbrook'la çekti.
Detroit'te Rip'in eksikliği hissedildi. Yerine ilk beş başlayan Gordon onu pek aratmadı fakat, Detroit'ten benchten gelen skorer rolünü bu maçlık Will Bynum'la kullandı, o da 11 sayıyla oynadı. Fakat Thunder ikinci yarıyla birlikte öyle bir döndü ki maçı aldı götürdü ve 2003-2004'ten beri ilk kez 2-0 ile sezona başladı. Detroit'i The Palace'da yenmek bu genç oyuncular için çok çok büyük moral oldu, bunun devamı gelmek zorunda.
Durant ikinci maçında ikinci double double'ını yaptı. Şu da ilginç, takımın ilk beşte başlayıp, tek blok yapan oyuncusu PG olarak oynayan Russell Westbrook! Westbrook 2 blok yaptı. Ondan başka blok yapan tek isim kendisinden beklenildiği gibi Etan Thomas olmuş. Thomas'ın özellikle 3. periyottu yanılmıyorsam, yaptığı bloğun ardından başlayan hızlı hücumu Durant basket faulle tamamlamıştı. Savunma katkısına ihtiyacımız var Play-off istiyorsak. Ve bu arada bu çekirdeği tamamlayacak pivotu arıyor Presti. Ensesi kalın bi uzun gelirse bu takım rahat play off yapar.
The Palace Of Auburn Hills, Michigan;
Detroit Pistons: 83 Oklohoma City Thunder: 91
Thunder 102-89 Kings

Ford Center'da galibiyetle açtık sezonu.. Rakip her ne kadar Rebuilding dönemini bizden oldukça kötü geçirse de kadrolarında Kevin Martin, Nocioni gibi oyuncuları var. Ayrıca draftten alınan Tyreke Evans ve yeni Hidayet olarak lanse edilen Omir Casppi'ye sahipler.. İlk yarıda neredeyse 70 sayıya ulaştık ki bu çok iyi bir haber olarak görülebilir. Takımda parçalar yavaş yavaş yerine oturuyor ve gün geçtikçe genç oyuncular gelişiyorlar.. Thunder doğru yolda.
Maça gelirsek Nenad Krstic'in 20 sayı 7 ribaundluk performansı oldukça efektif. Onun yedeği olarak takıma katılan Etan Thomas ve Nick Collison vasat oynadılar. Scott Brooks, bilmiyorum Harden rahatsız mıydı ama, Top Pick oyuncuyu 12 dakika sahada tutmak hayli ilginçti. İlk beş başlayan Sefolosha, yeni kontratı yaptı maç öncesi. İleride takımın önemli bir bench parçası olabilir..
Durant'ın performansı alışıldık olmaya başladı. Aldığı 11 ribaund göze hoş geliyor. Lamar Odom'un basketbol kural kitabına eklediği 3.5 numara tabiri için ondan iyi olabilecek yegane isimlerden birisi bu takımda 22 numarayı giyiyor ve üstüne üstlük dış şut yüzdesi Odom'dan daha iyi. Green'den bahsediyorum. 24 sayı 8 ribaund ve 4-5 üç sayılık isabet oranıyla oynadı.
Rondo'nun şut atanı, Russell Westbrook; sezona kariyer asist rekorunu kırarak başladı. 14 sayı 13 asist 7 ribaund yaptı Westbrook. O da gün geçtikçe ileriye gidiyor. Yapılan tek şey bu takımın ortasına iyi bir uzun dikmek. Westbrook, Harden, Green, Durant çekirdeği dünyada yok şu anda. Aynı zamanda Shaq'dan 5 yaş küçük GM'miz Sam Presti de bu takımı şampiyon yapacak vizyon var.. Doğru yoldayız..
NBA Opening Night;
Oklohoma City Thunder: 102 Sacremento Kings: 89
Batug.Com Season Preview
Aklınıza, fikrinize, klavyenize sağlık.. Muhteşem olmuş.. Thunder'ı İsmail Şenol'dan okumak daha bir zevkli.. Lafı fazla uzatmadan, sizi de daha fazla meraklandırmadan, bu muhteşem kitap mı dersiniz dergi mi artık, sizlerle paylaşmak istiyorum. Ve bir kez daha Batug.Com ekibine çıkardıkları bu kusursuz işten dolayı sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum..
Batug.Com 09-10 Preview
Rabbime Sordum Memphis Dedi

Bobcats'e gidecek diye düşünmüştüm. Larry Brown ile tekrar buluşması ilginç olabilirdi. Fakat zaten ellerinde Felton var Augustin var Bell var.. Almak istemediler; alırsak 6. Adam olursun dediler. ''Ben tarihin görüp geçirdiği en skorer ilk 5 adamın içindeyim.'' dedi; benchten gelmeyi egolarına yediremedi. Oysa ki kabul etse 30 takımın 30'u da isterdi Iverson'u.
Kadrosuna Zach'i katan Memphis ve dangalak Wallace, Iverson'u aldı. Artık Memphis takımına oynamaları için 3 ayrı top vereceğiz. Bir top Mayo'ya, bir top Randolph'a, bir top da Iverson. Garibim Rudy'e yazık oluyor burada. Anlaşma sonrası muhakkak ilk beş başlayacaktır Iverson. Bu arada şablona geçmeden 1 yıl $3.5M alacak Allen Iverson Memphis'ten.
İlk beş garantisi almıştır bence. Thabeet-Gasol'un uzun rotasyonundan form durumuna göre iyi olan 5 numarayı kapar ki; Thabeet'in daha NBA için hazır olmadığını söyleyebiliriz. İnanılmaz blok yapan bir oyuncu fakat Marc Gasol geçen sezon kendini gösterdi. 4 numara Zekeriya formayı alır, 3 numarada Rudy Gay kalacaktır. Asıl sorun burada başlıyor. Takımın Front-Court'u belli zaten. Genç oyuncular Conley ve Mayo dan biri yedek kalacak. Bu isim Mayo olabilir fakat Mayo da Iverson da combo guardlar. Yani ve 1-2 numara oynayabiliyorlar fakat asıl yerleri 2 numara. Tercih bana kalırsa Iverson-Mayo-Gay-Randolph-Gasol 5'inden yana kullanılacak. Play-Off için işleri oldukça zor..
Joe Smith Hawks'ta
Blog biraz fazla basketbolsuz kaldı gibime geldi son günlerde. Malum, Avrupa'da da artık sezonun start alması, bu sezon transfer döneminin son derece hareketli geçmesi, ve diğer birçok etken, Futbol'u ana başlık yaptı blogda. Ki bu böyle devam edecek tabii ki, ama araya da birkaç basketbol temalı yazı serpiştirmek gerek diye düşünüyorum.
Doğu'da artık bir hedefi olması gereken Hawks, şu kontrata bağlayabileceği en iyi uzunu aldı bana göre. Joe Smith, bana göre açık ara en iyi sınıf olan 96'nın bir yıl öncesinin 1 numarası. Orta mesafe şutları, mücadeleci kişiliği ve ribaundlardaki başarısı ile belki bir yıldız olamadı ama, gittiği takımlarda 15-20 dakika süre almayı başardı yaptıklarıyla. Ki zaten Magic de Howard-Anderson-Gortat-Battie-Barnes-Lewis (Son ikisinin 3.5 numara kabul edelim); Celtics'de Perkins-Wallace-Garnett-Davis; Cavs'de Shaq-Ilgauskas-Varejao-Hickson-Powe gibi isimler varken, bunlarla yarışmak için çok cılızdı pota altı Hawks'ın.
Woodson geçen sezon Smith'den bir Odom yaratmaya çalıştı fakat Smith kendisine biçilen 3.5 numara rolünü pek uygulayamadı. Ki zaten geçen yıl çok sınırlı bench katkısı aldılar. Benchin uzun rotasyonunda Zaza dışında kimse kayda değer bir şey yapamadı. Backcourt'da ise Flip Murray, biraz da Acie Law ile Evans katkı yaptı. Genel olarak, Smith Hawks'a faydalı olacak.
En büyük soru ise, Smith'in ilk beş başlayıp başlamayacağı. Marvin Williams'a 5 yıl için 40 MD verdiler ama benim çok beğendiğim bir oyuncu değil. CP3 ya da Deron seçilmiş olsaydı, Hawks contender düzende ilerleyebilirdi. Bu nedenle biraz soğuk baktığım bir isim ama, Williams-Crawford-Murray-Law-Zaza beşlisini alın bir takımın ilk beşiyle değiştirin iyi kötü 20 galibiyet alırlar. Ki Williams ilk beş başlarsa, Josh'a yine 4 yolları gözüküyor. Çift Smith+Horford ile FrontCourt'u kurarsa Hawks, yemede yanında yat!
Stephon Marbury Sıyırdı
Eskişehirli Hedo
Evet artık Hedo Raptors'un oyuncusu. NBA'de kritik anlardaki sayı becerisiyle öne çıkan, geliştikçe gelişen asist yapan ribaund alan; 20-5-5'lik bir oyuncuya dönüştü Hedo. Hal böyle olunca da Free-Agent piyasasının en gözde ismi oldu.
Olayların gelişim sürecini anlatmaktansa, bu olayın Raptors adına faydasına bakalım. Calderon-DerRozan-Hedo-Bosh-Bargnani beşi kağıt üzerinde kötü bir beş değil. Savunma konusunda sıkıntı yaşayacak bir beş. Skor yönünden çok atacak ve çok yiyecek bir beş.
Tabi ki Blazers tercihi onun için kariyer anlamında daha iyi olacaktı. Skorer fakat kimi zaman ekmeğini taştan çıkartan Roy, Bayless, Blake, Aldridge ve Oden gibi gençlerden kurulu Blazers'a abilik edecek kritik toplardaki becerisini gösterecekti. Fakat o Raptors'u seçti.
Raptors hem 3 milyon dolar daha fazla para verdi fakat elbette ki ana sebep bu değil. Yaşınız 30'a gelmiş ve bir yuva sahibisiniz. Elbetteki ben Blazers'a gidiyorum diyemezsiniz, eşiniz var ve küçük bir kızınız var; onun geleceğini düşünmek zorundasınız.
Eşi Toronto'yu istedi; Hedo'da Toronto'yu seçti, bundan daha doğal bir şey yok tabi ki. Fakat bir takım kesimlerde ''Kılıbık Erkek'' yakıştırması yapmasın. Evlilik bu, Çocuk Parkı değil! Ve tüm bu olaylar doğrultusunda Hedo Raptors ile anlaştı; hayırlı olsun.
Ron Artest Lakers'ta

Şampiyon takıma iyi bir takviye oldu. Tabi üzgün herkes Ariza ile yollar ayrılıyor. Artest'in gelişine pek sevinemedik ama camia adına hayırlı olacaktır. Resmen bedavaya geliyor. 3 senelik 18 milyon dolara tamam demiş. Zaten şöyle bir açıklamasıda oldu.
"Ben Lakers'a gidiyorum; Lakers, Lakers, Lakers. Şu anda Los Angeles'tayım. Para gerçekten umrumda değil, Lakers'ta hiçbir şey için bile oynarım."
VC Magic'de
Cavs, Shaq'ı kadrosuna eklerken, Boston gençleşme aşamasına giderken Magic eldeki kadro ile iyi işler yapabilirdi. Fakat olmadı. Carter takası bunların yoluna taş koydu. Üstelik gidenlerden biri de Courtney Lee. Kendisi belki de ilerde şu Carter'dan daha iyi katkı verecekti. Alston'a zaten lafım yok. Battie'de arada katkı veriyordu. Hido yolcu artık. Bu kesin.
The Last Shot
Sezon ortasında Shaq için Wally Szczerbiak'tan bile vazgeçemeyen Cavs'in gözü bu sefer ne Ben Wallace'ı, ne de Sasha Pavlovic'i gördü. Lebron'un belki de son senesi olacak Q'da ve Ohio'da etekler tutuştu diyebiliriz açıkçası. Dwight Howard'ın Doğu Finalinde Cavs pota altını duman etmesi, ancak bundan daha da önemlisi; Mo, West ve hatta Lebron'un hiç de şampiyonluk için yeterli mental seviyede olmaması, Cleveland'a gerçek bir winner getirmeye mecbur bıraktı onları. Shaq'in basketbol kariyerindeki son senesi olacak 2009-2010 sezonu büyük ihtimalle. Superman The 1st bakalım muhteşem kariyerine bir yüzük daha ekleyebilecek mi? Sezon sonunda cevabımızı alacağız ama şimdiden olası bir Cavs-Lakers finalinin çok büyük ilgi çekeceğini söylemek yanlış olmaz. Lebron-Kobe kapışmasından da önce, Shaq-Kobe düellosu uzun yıllar unutulmayacak hikayelere gebe olabilir. Tabii daha sezon bile başlamamışken bunları konuşmak için erken olduğunu da söylemek gerek. Olaya Suns tarafından bakarsak (aslında bakmasak daha iyi), bu takasın neden yapıldığını söylemek güç. Elinizde zaten biten bir kontrat varken bunu neden yine biten kontratlar için takas edersiniz; hem de aldığınız oyuncular, verdiğinizin yanında adeta sıfıra eşitken. Ne ekonomik dengeler, ne de saha içi koşullarla bunu açıklamak mümkün değil gibi duruyor.Hido NTV'de Merak Edilenleri Yanıtladı

NTV, akşam haberlerindeydi. Çok güzel konuştu gerçekten. En sondaki ÖSS bitirişi Banu Güven'i bile şaşırttı. Harikasın Hedo. Her alanda harika. ''İstediğim en iyi yerdeyim.'' dedi. SVG'nin meziyetlerinden dem vurdu. Tam metin aşağıda.
Banu Güven: Final serisinde durum 2-1 oldu. Bu oynayacağınız maç da kritik bir maç. Bu karşılaşmayı kazanmanız ne anlama gelecek?
Hidayet Türkoğlu: Maçı kazanmamız, bizim seride kalmamız açısından önemliydi. O yüzden takım olarak gerçekten iyi motive olmuştuk. İyi bir basketbol sergiledik ve kendi seyircimiz önünde maçı kazandık. Şu anda seri 2-1. Serinin 4. maçını da kazanırsak seri 2-2 olacak ve tekrar Los Angeles’a gidip şampiyon olma fırsatımız artacak. Geldiğimiz nokta gayet iyi. İnşallah böyle devam ederiz.
Banu Güven: Takımda morallerin yüksek olduğu anlaşılıyor. Kobe Bryant’a yaptığınız blok da moralleri yükselten başka bir faktör oldu. O anda neler oldu, anlatabilir misiniz?
Hidayet Türkoğlu: Serinin ikinci maçı da elimizden kaçtı diyebiliriz. Orda da iyi bir basketbol sergiledik, ama son saniyede yapmış olduğumuz hatalardan dolayı maçı kaybettik. Tabii o anda karşınızda kim olursa olsun durdurmak için elinizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorsunuz. O anda Kobe vardı. Ben tutuyordum kendisini. Beni geçti, arkadan blok yaptım. İnanın o andaki düşünceniz sadece takıma yapabileceğiniz en iyi katkılardır. Ben de şu ana kadar takıma yaptığım katkılardan dolayı çok mutluyum. Çünkü gelmiş olduğum konum, benim yıllardır gelmek istediğim bir yerdi. Bunu da başardığım için çok mutluyum. Umarım böyle devam eder. Takıma daha fazla katkı yapar, hatta Orlando’nun şampiyon olmasını sağlar Türkiye’ye öyle dönerim.
Banu Güven: Saha kenarında Jack Nicholson’ın sizi nasıl tebrik ettiğini de aktardık izleyicilerimize, bu konudan biraz söz edebilir miyiz?
Hidayet Türkoğlu: Ben 9 senedir NBA’deyim ve zaman zaman Jack Nicholson ile muhabbet ettiğimiz zamanlar olmuştur. Maçtan sonra da benim gayet iyi oynadığımı, mücadele ettiğimi, iyi bir basketbol sergilediğimi söyledi. Ayrıca Orlando’da oynayacağımız maçlar için başarılar diledi. Bu tarz insanlardan övgü almak mutlu ediyor. Sonuçta yaptığınız bir iş var ve insanlar tarafından fark ediliyor. Beni de mutlu ediyor tabii ki. Maç içinde de konuştuğumuz, şakalaştığımız zamanlar oldu. Ben moladan çıkarken 'Şimdi basket atacağız, şimdi durduracağız onları' gibi konuşmalar geçiyordu aramızda.
Banu Güven: Üzerinizde çok sorumluluk var. Kobe’yi savunuyorsunuz, sayı atıyorsunuz. Final serisinde gelinen kritik nokta psikolojinizi nasıl etkiliyor?
Hidayet Türkoğlu: Öncelikle benim büyük bir moral kaynağım var. Sizin de bildiğiniz gibi 3 aylık kızım. Allah onu bize bağışladı. Onun bana çok dopingi olmuştur. Onun dışında psikolojik olarak onu düşünüp, onun gülüşünü hatırlayıp sahaya çıkıyorum. Bana düşen görevi yapıyorum zaten, fazla bir şey yapmıyorum. Yıllardır basketbol oynadığım için, edinmiş olduğum tecrübeleri sahaya yansıtıyorum. Kendine çok güvenen bir insanım. Sahada çok mücadele eden, keyif alan, savaşan bir oyuncu olmuşumdur. Tabii ki sorumluluğum da arttı şu an, bulunmuş olduğum konumdan dolayı. Hem müdafa yapıyorum, hem sayı atıyorum. Bulunmuş olduğum konumdan da çok mutluyum.
Banu Güven: 82 normal sezon karşılaşmasının ardından 23 play-off maçı başrolde oynadınız; yorgunluk ne durumda?
Hidayet Türkoğlu: Şu an artık sezonun sonları. Yorgunluktan şikayetim yok. Şikayet edemezsiniz zaten. Gelmek istediğimiz nokta buydu çünkü. O yüzden şimdi ne kadar enerjiniz varsa onu sahaya koymanız gerekiyor takımın başarısı ve şampiyonluk için. Tabii ki yorgunluk oluyor. Ben geçen sene Milli Takım'ı da sayarsak bir yıldır aralıksız basketbol oynuyorum. Ama bunlar tatlı yorgunluklar. Kariyer olarak istediğim en iyi yerdeyim. O yüzden şu anda sahaya çıktığım zaman yapabileceğim en iyi şeyleri yapmayı planlıyorum.
Banu Güven: Amerikan basınında küçük bebek yüzünden iyi uyuyamadığınıza dair bazı yorumlar çıkmış. Bebek sahibi olmak hayatınızı ne kadar değiştirdi bir sporcu olarak?
Hidayet Türkoğlu: Çok değiştirdi. Öncelikle eşim ve ben çocuk sahibi olduğumuz için çok mutluyuz. Allah inşallah anne-baba olmak isteyen herkese bu duyguları tattırsın. Benim bütün hayatımı değiştirdi diyebilirim. Onunlayken başka bir boyutta hissediyorum kendimi. Yorgunluk olsun; iyi oyun, kötü oyun; basketbol hepsini bir kenara bırakıyorum. Sadece kızıma odaklanıyorum. Onunla çok keyifli zaman geçiriyorum.
Genç basketbolseverleri de unutmayan Hidayet Türkoğlu, haftasonu ÖSS'ye girecek olanlara başarılar dileyerek sözlerini tamamladı.
(NTVSPOR)
NBA Geç de Olsa Yeni Bir Yıldız Kazandı (101-96)
Hedo'dan bahsediyorum tabii ki. Onu ve maçı irdelemeden önce Lakerslılara sakin olma çağırısında bulunuyorum. NBA'in N'sinden anlayanların hepsi Orlando'nun tarafını tutuyor. Bizim gibi takımları Play-Off yapamamamış ya da elenmiş herkes de Magic tarafında. Doğal olarak MK ve KK'da.
Magic'in artık bir şeyleri değiştirmesi gerekiyordu ki bunu da yaptılar. Nelson 7-8 dakika az oynadı, Reddick 1-6 3 sayı atsa da 27 dakika sahada kaldı. Anthony Johnson yine yok. SVG'nin yerinde Anthony Johnson ile başlarım ama işte, yürek meselesi. Şu anda form durumları göz önüne alındığın AJ, bence en iyi seçim.
Bunları geçelim, Hedo'nun LeBron'dan sonra Kobe'nin karşısında da yıkılmaması, onu resimdeki son topta bloklamasıi maçı 88-86'ya getiren sayıyı atması vs. gerçekten süper işler yapıyor. Bana bir süperyıldızı andırıyor performansı. Hem sayıyı atıyor hem de rakibin en etkili silahını durduruyor. İnanılmaz!
Kobe'den de her maç ilk maçtaki gibi oyun beklemek insanlığa haksızlık olur. Bu maçta çok da etkili değildi fakat Gasol, artık Ga''soft'' değil gerçekten Gasol oldu. Howard önünde duruyor, savunuyor elinden geldiğince. Bynum yine aptal aptal hatalar, fauller aldı gereksiz yere.
Cavs benchini tek başına geçen Mickael Pietrus çok bozukken, Gortat'ın bu maç standartlarının altında kalması gibi şeylerin Lakers'ı iyice öne taşıması gerekti fakat, Magic ilk beşinin 2 oyuncusundan 6 sayı katkı almışken buraya gelmesinin tek sebebi Hido ve Lewis'tir. (Howard çok da iyi değildi, kendinden beklenene oranla.) Hido o kadar olgun oynuyor ki inanılmazdan başka kelime bulamıyorum yani. Magic kaybederse onu başını taşlara vursun yani.
Lakers artık çok rahatladı, garantiledi gibi. Amway Arena'dan seri 3-2 gelecek gibi. Magic 3-2 önde olursa alır, Lakers önde olursa çok rahat alır.
Belki de Courtney Lee onu atsaydı, bugün Magic'in şampiyonluğundan bahsedebiliyor olabilirdik.
Los Angeles Lakers: 101
Orlando Magic: 96
Son Sözü LeBron Söyledi
Cavs, süper girdi maça. İlk periyot 15 sayı farkı taktı Magic'e. İkinci periyotta da karşılıklı sayılar vardı ve Cavaliers devreye 56-44 önde girdi. İkinci devrede Hedo ve LeBron inanılmaz işler koydular ortaya. Hedo yine kritik sayılar attı.
Son 13 saniye kala topu alan Hido, Pavlovic'den kurtulup takımını 95-93 öne taşıdı fakat kapıyı kapayamadı. 1 saniye vardı. LeBron Hido'dan kurtuldu çok zor bir üçlüğü sayıya çevirerek maçı Cavaliers'a 96-95 getirdi. İnanılmazdı gerçekten. Taraftarlar şoke oldular, böyle bir sayıyı beklemiyorlardı. Şimdi durum 1-1 ve Amway Arena'da olacak gözler Doğu'da.
Hido 21, James 35 attı. Ama James'in de belirttiği gibi Cleveland Hido'ya çözüm bulmak zorunda. Hido'yu ikili savunsalar Rashard Lewis, Reddick, Lee, Pietrus, Johnson gibi şutörleri buluyor ki ilk maçta yaptığı 14 asist de var. Howard'ı bence Ilgauskas'dan iyi tutacak adam yok Cavs'te. Bir de Play-Off'ların adamı Gibson, iyice rotasyon dışı kaldı. 18 saniye oynadı bugün. Detroit'i yıktığı bir maç vardır, hatırlarsınız. Biraz kullanılmalı diyorum.
Dip Not: NBA 2008-2009 Konferans Finalleri'nde en farklı biten maç 106-103'lük Nuggets-Lakers maçı. Çekişme buradan belli.
Nuggets 103-105 Lakers
Magic 107-106 Cavaliers
Nuggets 106-103 Lakers
Magic 95-96 Cavaliers
Allen Iverson: 0'dan Zirveye, Oradan Tekrar Dibe Doğru...

Fakat, hapse girip çıkmış bu oyuncuya çoğu üniversite şüphe ile baktı. Fakat ona kucak açan Georgetown Üniversitesi oldu. John Thompson, Iverson'un manevi babası; aynı zamanda koçuydu. Georgetown kariyerinden sonra NBA tarihinin en iyi draftı olarak gösterilen 1996 draftına girdi. (Kobe, Ray Allen vs. vs.) Geleceğin yıldızı olarak gösterilen bu fakir adam 1. sıradan Sixers tarafından kapıldı.

NBA kariyeri harika başladı. Iverson, çok iyi bir skorerdi. Bunun yanında 6.5-8 arası asist ortalamaları yakaladı. Philly, bir efsanenin daha doğuşuna tanıklık ediyordu. Artık, Iverson tümüyle basketbola vermişti kendini. Fakat Iverson için savunma veya idman pek bir şey ifade etmiyordu. O, çoğu antrenmanı önemsemediğini gösterirdi.
Maddi zorluklar nedeniyle Güzel Sanatlar Okulu'nu bırakan AI'ın NBA'deki ilk yıllarının iyi geçtiğine değinmiştik. Fakat Iverson'un performansı arttıkça Sixers tamamen Ivy+4 yolunda ilerlemeye başladı. Sayı ortalaması hep 27-33 arasında gidip gidip geldi. Sayı krallıklarını aldı çoğu zaman. 2001'de MVP oldu. Takımı NBA Finali'ne çıktığında ise tek başına Kobe-Shaq-Fox-Fisher gibi isimlere karşı koymaya çalıştı. İlk maçta Tyronn Lue ile yaşadığı ana yetişemedim. Çünkü o zaman küçüktüm sonradan defalarca izlemişimdir.

Fakat bu zirve noktasından sonra Iverson'ın Sixers'ı sürekli düşüş içine girdi. Play-Off yapıyorlardı ama yetmiyordu. Ivy daha yükseğini istiyordu. Maçlara çıkmamaya başladı. En sonunda istediği oldu; Iverson Nuggets'a geçti. Oradaki ilk maçında çılgınlar gibi karşılandı. Çok iyi hatırlarım Kings maçıydı. Iverson, benchten oyuna girdiğinde Pepsi Center yıkılmıştı. Nuggets'da istediğini bulamadı Ivy. Takım o senenin finalistine süpürülürken Iverson çok pasif kalmıştı.
Bu sezonun ortalarına doğru Iverson, Detroit'e geçti. İlk maçlarda yeni bir heyecan arayan Pistons'un istediği adam denildi. Fakat Curry, Stuckey-Iverson'u tercih edip bana göre hata yaptı. Ivy-Hamilton iyi olurdu. Rip benchten gelince olmadı tabii ki bana göre. Iverson sakatlandı. Sonra döndü, iyileşti ve 14 dakika sahada kalınca Pistons ile ipleri kopardı. Öteki tarafta Mr. Big Shot'un yaptıklarını söylemeye gerek yok.

İşte böyle. Bu sene serbest. Kings, Bobcats ve Grizzlies dedikoduları var. Benim isteğim, bırakmadan önce Sixers formasını üstüne geçirmesi.





