atletizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
atletizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Caster Semenya

Resimdeki bu atletten, IAAF devam eden Dünya Şampiyonası sırasında cinsiyet testi istedi. Sebebi ise Semenya'nın henüz 18 yaşında olmasına rağmen bu şampiyonada rahatça birinciliğe ulaşması ve PB'sini 1 saniyeye yakın geliştirmesi. IAAF, bu tür bilinmezlikler de -tam bilinmezlik de denemez aslında- her zaman sporcu lehine karar veriyor ki bundan daha doğal bir şey yok.

Semeya'nın babası da konuşmuş. Kendisi onun kız olduğunu milyonlarca kez söyleyebilirim, o benim küçük kızımdı demiş. IAAF'i ben bu konuda haklı buluyorum keza Semenya, şu görüntüsüyle pek de kızı andırmıyor gibi gelmiş olabilir onlara. Tabi görüntüye bakıp karar vermezler. Bunu daha önce bir sporcuya yapmışlar ve intihara kalkışmış sonrasında. Aman diyim.

Gay 200'den Çekildi

Evet, Dünya Atletizm Şampiyonası son sürat devam ediyor. Dün de Kenenisa Bekele ve Fraser'ın günüydü. Bekele kendisine ait olan şampiyona rekorunu geliştirirken; Fraser'da 100 metrede Jamaika'ya altını getirdi. Geride kalan günün en fazla dikkat çeken gelişmesi ise Yelena Isinbayeva'nın sırıkla yüksek atlamada, 0 çekmesiydi. Efsane atlet, böylelikle son 2 yarışta galip gelememiş oldu ki bana göre anlık formsuzluktur. Blanka Vlasic'in de dönem dönem böyle olduğunu biliyoruz.

Perşembe günü hepimizi heyecanlandıran bir yarış daha var. 200 metre finali. Fakat bu finalde de Bolt'un en büyük rakibi gözüyle bakılan Tyson Gay olmayacak. 100 metrede tarihi bir derece koştu fakat Usain Bolt, dünya rekorunu kırarak, o dereceyi gölgede bıraktı. 200 de alacağını umuyordum; alamasa bile Bolt'u zorlayıp dünya rekoru getirebilirdi belki de fakat kasığından sakatlandığı için yer alamayacak Gay 200'de.

Bolt Kazandı/Powell Darmadağın


Londra'da 100 metre finalini yine Usain Bolt kazandı. Son yıllarda adeta hanedanlık kuran Bolt bu yarıştanda galip çıktı. Çıkışta çok iyi değildi aslında ama koşunun ikinci yarısında güle oynaya birinciliğe koştu. Powell ise birinci olamayacağını anlamıştı sanki, son metrelerde epey yavaşladı ve kendine sonlarda yer buldu. Bolt rüzgara karşı 9.91 koşarak yine iyi bir performans sergiledi.

Bu arada Bolt farkında değil mi bilmiyorum. Şu yarışma öncesi yaptığı hareketlerin çok sinir bozucu olduğunun. Şahsen hiç hoşlanmıyorum onun bu hareketlerinden. Efsane olma yolunda ilerleyen bir sporcunun bu tarz maymunluklar yapması hoş değil.

Hayal Kırıklığı Yaratan ve Yaşayan Atletler


Bir atletizm sezonunu daha noktaladık geçen haftaki finallerle. Lamine Diack epeyce memnun olmuştur bu sezondan; rekorlar, yıldızlar falan gerçekten son yılların en heyecanlı sezonuydu. Gerçi son finalleri izleyemedim ama zaten gazozuna geçer atletizm finalleri bir kaç sezondur öyleydi en azından; Golden League galipleri parayı cebe atmak için yarışır, büyük şampiyonlar kendini pek kasmaz. Orta seviye atletlerin kendini gösterme yeridir bana kalırsa Dünya Atletizm Finali. Nitekim bu sezonda hem bazıları yaralarını sardı Defar gibi, Vasilevskis gibileri ise kendini göstermiş oldu.
Neyse konumuz o değil koca bir sezonu değerlendirmeyi planlıyorum. Hayal kırıklıklarını yazmayı uygun gördüm yazı dizisi halinde. 3 büyük isim geldi aklıma hayal kırıklığı denince direk, onlardan başlamak daha kolayıma gitti de diyebiliriz tabi. Fotografta da Lamine Diack ve eski gözdelerinden Liu.



Blanka Vlasic: Evet listemin tepesinde o var başarısızlık anlamında, sezon boyu Milletler Kupası (İstanbulda düzenlenen ve 30-40 kişinin izlediği değişik bişey) dahil her yarışı kazanıp sezonun en önemli 2 yarışını kazanamamasıyla. Olimpiyat ve Golden League finallerine geldiğinde sıra çok yorgundu ve zevk almadan atlıyordu, en azından ben televizyondan böyle gördüm. Gerçi Olimpiyatlarda Tia Hellebaut çok extraydı ama Dünya Rekoru hedefleyen Blanka'nın 2.07 yi atlayıp söke söke o altını almasını beklerdim ben. Olmadı işte, 4 sene sonra bu kadar formda ve rakipsiz olabilecek mi göreceğiz fakat kaçan balığın büyükten ziyada kocaman olduğunu söyleyebilirim.


Meseret Defar: Bu yazın hayal kırıklığı yaratan bir diğer şampiyon daha. Mevsim ortalarında önce rekoru kaybetti, daha sonra almak için epey çırpındı ama bu çırpınışları ona pahalıya patladı bana kalırsa. Olimpiyatta önce altını ve gümüşü kaybetti, daha sonra rekor için çıktığı yarışta (her ne kadar elinde olmayan sebeplerden de olsa kıramadı) 2. olarak karizmayı da çizdirdi. Keskin sirke küpüne zararmış Dibaba ile bu kadar tartışırsa olacağı bu.Neyse ki Dünya Atletizm Finali'ni kazandı da biraz moral buldu. En azından seneye Dünya Şampiyonasında tüm atletizm camiası tarafından merakla beklenen bir 5000 metre bayanlar yarışı olacaktır o kesin, tabi kendini toparlarsa yoksa seneye de sonu yukardaki fotograftaki gibi olur.



Xiang Liu: Bu güzelim Olimpiyat'ı belkide Çin için işkenceye çeviren adamdı o. Sezon boyu yarışırken hiç görmedim, hoş yarıştığı zamanda pek başarılı olamadı. Sakatlıklar belki de onu olağanüstü şöhretten ve paradan mahrum etti. Düşünsenize 1 milyar insanın kahramanı olacaktınız, Çin'in kazandığı 50 küsür altın içinde sizinki belkide yıllarca hatırlanacak başarı öykünüz dilden dile anlatılacaktı.

Kısmet(!) işte gerçi sakatlanmasa bile Dayron Robles karşısında şansı hiç yoktu bana kalırsa. 2 yıl önceki hali bile gelse bu yarışı kazanamazdı, Dayron öyle formdaydı ki bu sezon belkide Bolt ve Isınbayeva (alıştık rekorlarına ama) olmasa bu yılın tartışmasız yıldızı oydu. Xiang'a dönersek Çin'lilerin başlarından aşağı kaynar su dökülmüş bir ifadeleri vardı yarıştan çekildiği anda, düşünsenize İstanbulda olimpiyat düzenleniyor ve halk kahramanı yıldızımız olan son şampiyon tüm dünyanın gözü önünde yarışı bırakıyor. Kahrolurduk herhalde ülkecek. Kısaca toparlamak gerekirse bu yıl yokları oynadı, umarım bu kış kendini toparlar hem zihinsel ve fiziksel olarak.

Paralimpik Sporcusu Yetiştirmek


Gençlik ve spor bişeysi yardımcı başkanının sözleri düşüncelere sevk etti beni. Bir dahaki paralimpiğe daha fazla sporcuyla gidicekmişiz de nasıl yetişir bu paralimpik sporcusu. Engellilere, sorunlarını hissettirmeden. Otobüslere rahatça binmelerini sağlayarak mesela en basitinden. Onlara değer verdiğini göstererek yetişir, normal sporcu gibi yetiştiricez demekle yetişmez. Onları gerçekten önemsediğini göstereceksin önce, onlarında sosyal hayatta aktif rol almaları için çalışmalarda bulunucaksın (ki belediyelerde böyle bi kadro varmış bence harika bişey bu) onları sadece dünya engelliler gününde hatırlamicaksın bi kere, her gün hatırlicaksın. Bence yavaş yavaş bunları yapıcakmışız gibi geliyo ki ülkemizle ilgili ümitli olduğum konulardan biri de bu. Fiziki olarak engelli olsalar bile ruhları engelsiz onların ve engelsiz olduklarını hissetmeye ihtiyaçları var. Son olarakta Neslihan Kavas'ı tebrik ederek bitireyim yazımı. Sporun engel tanımadığının en büyük göstergesi...

Jelimo Rekora ve Altına Gidiyor


Blogumuzun kendi şahsım adına ilk yazısını Jelimo'ya ayırmıştık.Bilen bilir ne kadar hayran olduğumu koşusuna.Bugünkü (gerçi saate göre dün oluyo)Golden League yarışında 1.54.01 lik derecesiyle sezonun ve kendisinin en iyi derecesini yapmış.Önceki en iyi derecesi ise olimpiyat finalinde gelmişti.Derecelerine bakıyorumda her geçen gün,her yarışmada biraz daha iyiye gidiyor.Eski rekor 1:53.28.Yani Jelimo rekor için koşarsa bence başarır gibime geliyor son yarışta.Diğerlerinden çok farklı koşuyor hemde,yarış başından sonuna kadar önde gidiyor,öyle son sprint falan dinlemiyor.Sakatlanmazsa alın size yeni mega şampiyon.Bu gidişle 2012 yide alır 2016 yıda.Talibi olduğumuz 2020 de de başarabilir belki 31 yaşında olcak çünkü.Bu tüm öngörülerim sakatlanmaması üzerine tabi,yoksa Kenya garip memlekettir,Wilson Kipketer sıtma olup dönmüş bidaha da eskisi gibi olamamıştır.Umarım öyle birşey olmazda tozlu sayfalar arasındaki bir rekorun daha küle dönüşmesine şahit oluruz.

Kenenisa Bekele


Daha ilk çıktığında Haile Gebrselassie tarafından veliaht ilan edilmek çoğu sporcu için zor bir iştir.Zaten genel olarak veliaht olmak zordur fakat Haile gibi bir atletin olurunu almakta çok çok sorumluluk ister.İşte Kennenisa da böyle bir atlet,olağanüstü,inanılmaz...Daha 19 yaşındayken dünya gençler kros şampiyonu olarak başladı kariyerine ve 2 sene içinde inanılmaz yol aldı.Sprinter olupta Bekele kadar başarılı olan bir atlet şu anda Tiger Woods falan dinlemez en çok kazanan sporcu olurdu.İşte biraz Etiyopyalı oluşu birazda uzun mesafe koşucusu oluşu Bekele'yi daha az medyatik yapıyor.2003 yılında Paristeki Dünya Şampiyonasında 5000de gümüş ve 10000 metrede altın alarak birden gündeme oturdu.2004 olimpiyatlarında da bunda yaptığı gibi 5 ve 10 bin dublesi yapabilirdi fakat ordaki 5bin yarışı tamamen tarihsel bir yarıştı,unutulmazdı.Hicham El Guerrouj gibi bir atletin yılların acısını 2.kez çıkardığı bir yarıştı.Her neyse 2003 ten sonra herşey hızlanmaya başladı Bekele için,Dünya rekorları ardı ardına geldi zaten.Bilin bakalım bu rekorların eski sahibi kimdi,eve Haile Gebrselassie'den başkası değildi rekorların eski sahibi.Bu arada iniş çıkışlar yaşasada kişisel olarak o hep yeteneği sayesinde 1 numarada kalmayı başardı.Nişanlısını kaybettikten sonra onun için bir Dünya Rekoru bile kırdı hatta.Bu kadar başarılı olmasının yanında ayrıca iyi bir kişiliğe sahiptir,alçakgönüllüdür Bekele.Kardeşinin derecelerinin kendi o zamanki derecelerinden daha iyi olduğunu belirtmiş.Kısacası Kenenisa özel bir atlet ve Londra'da da büyük bir aksilik olmazsa 5 ve 10 bin metreleri rahatça kazanacaktır.

California! Here We Come


Geldim dostlar geldim...Kafa iznini kısmi şekilde bitirdiğimi düşünüyorum.Bu izin dönemimde yardımcı oldukları için blog arkadaşlarıma teşekkür ederim.Öncelikle benim ana ilgi alanlarımdan biri olan atletizm son buldu sayılır.Bu konu hakkında yazmalıydım en azından ki son atletizm değerlendirmemin üstünden kaç dünya rekoru geçti.Neyse kendi çapımda favori ilan ettiğim atletlerden Blanka'da ve Sanya Richards ta yanıldık sadece.Neyse bu kadarcık sürpriz her olimpiyat ve yazıda olur.Dua edin Luca Marin'in yüzücü olduğunu biliyorum eheheh...Blanka hakkaten pisi pisine kaybetti,hayır Tia Hellebaut'ta çok süper bi isim değildi derece bazında.2.01 de falan takılırdı genelde,Slasarenko'dan bişeyler bekliyodum fakat son yıllarda izlediğim en iyi yüksek atlama yarışlarından biriydi.Eminim uzun bi süre böyle bir çekişme görmeyiz.Zaten gariplik yapılan derecelerde 2.05 normalde bile zor bir dereceyken bu yarışmada bunu geçen 2 atlet vardı.Konumuza dönersek tekrardan ben bu kadar dünya rekoru beklemiyordum atletizm'den,özellikle son yıllardaki dereceleri göz önüne aldığımızda sadece 100metre erkeklerde belki kırılabilir diye düşünmüştüm ki Hüseyin abimiz bu düşüncemin içine etmekle kalmadı,bu olimpiyatın ilerde de çokça konuşulmasını sağladı.Neyse paslanmışız 1 aydır yazmayalı şimdilik bunla idare edin...

Sekizinci Madalya


Bir açıldık pir açıldık. Artık bende yetişemez oldum madalya postlarına. Elektirikler nedeniyle izleyemedim yarışı. 2. gol olarak gümüş madalya aldığını öğrenince çok sevindim. Helal olsun sana Elvan, herşey için çok teşekkürler. Sana bayrak yermeyenler utansın!

Yarış hakkındaki detayları burada bulabilirsiniz.

Yedinci Madalya
Altıncı Madalya
Beşinci Madalya
Dördüncü Madalya
Üçüncü Madalya
İkinci Madalya
İlk Madalya

Usain Bolt #2


Bu sefer gözler 200 metre yarışındaydı. Yine bir tarihi an olur mu diye ekran başındaydım ve rüzgarın oğlu bize muhteşem bir yarış izletti. Sonlarda rekoru kırmak için kafasını falan uzatması çok güzel kareydi. Rekor için koştuğunu belli etti.

12 yıllık tarihi rekoru kırdı. Michael Jonshon büyük ihtimalle kafayı yemişdir. İstatistiklere göre 40 sene daha bu rekorun kırılması zordu ama işte Usain Bolt 19.30 yaptı ve istatistiği falan ortadan kaldırdı. Şu anki temennim dopingli olmaması, izlediğimize değsin değil mi?

Usain Bolt #1

Nevin Yanıt


Bayanlar 100 metre engellide Türkiye'yi temsil eden Nevin Yanıt, seçmelerde ilk 16'ya girerek yarı finalde yarışmaya hak kazandı. Bayanlar 100 metre engelide yarı final yarışları, yarın 14:40'dan itibaren 2 seri halinde toplam 16 atletin katılımı ile yapılacak.

Kendisi Mersinlidir bizzat tanırım. Az çok nasıl hazırlandığınıda bilirim. İkili diyaloglarımız sürekli olmuştur. Buradan onu tebrik ediyorum, başarılarının devamını diliyorum. Eğer madalya getirirse ilk beni göreceğine söz vermişti :)

Usain Bolt



Rekortmen adamın 100 metrede yarışmaması abes kaçardı. İlk önce 200 ve 400 metrelerde yarışacağını açıklayıp daha sonra hocam ne derse onu yaparım demişti. Sonuçda rekortmen adam 100 metrede yarıştı. Bu tarihi ana tanıklık ettiğim için mutluyum. Zaten tam Trt'yi açtım yarış başladı.

Yarışın favori ismi Jamaikalı Usain Bolt, 9.69'luk derecesiyle dünya rekorunu kırarak altın madalyaya uzandı. Daha önceki dünya rekoruda 9.72 ile kendisine aitti. Yarışın son metrelerinde zaferini kutlamaya başlamasaydı rekoru daha da aşağı çekebilirdi.

Yarışta eski rekortmen Asafa Powell 9.95 saniye ile ancak 5. olabildi. Dünya şampiyonu Tyson Gay ise yarı final serisinde ilk dörde giremeyince finalde koşamadı.

Üçüncü Madalya


Bir türlü bu olimpiyatlarda yüzümüz gülmedi. Elvan'ın madalyası ile üç etti. Bayanlar 10 bin metre finalinde mücadele eden Elvan, ikinci olarak gümüş madalya kazandı.

Yarışa 32 kişi katıldı ve topalm 25 tur üzerinden yapıldı. İlk 4 turu 5. sırada geçti, 9. turdan itibaren 3. sıraya kadar yükseldi. 15. turda 2. ve 16. turda birinci sıraya geldi. Son tura dek liderliğini sürdüren Elvan, Etiyopyalı Tirunesh Dibaba'nın atağına karşılık veremeyince yarışı 29.56.34'lük derecesi ile 2. sırada tamamlyarak gümüş madalya aldı.

Elvan, bu derecesi ile kendine ait olan Türkiye Rekorunu'da kırmış. Oyunlar tarihinde Türkiye'ye madalya kazandıran ilk atlet ünvanınada erişti.

İkinci Madalya
İlk Madalya

Usain Bolt'a Güneş mi Çarpmış?

Olimpiyatlarda hem 100 hemde 200 koşacağını tahmin ediyordum hatta bekliyordum pek çok insan gibi ancak Usain ters köşe yaptı ya da sponsorlardan extra para almak için böyle birşey söyledi.Olimpiyatlarda coach'unun istediği mesafeye katılacağını ve onun en iyisini bildiğini söylemiş.Yapma Usain be,rekortmen adamsın birinde,diğeri ise zaten senin mesafen.Niye naz yaparsın be kızancık...

Eşref Apak

Şu ülkede kafa yapısını anlamadığım ender sporculardan biridir Eşref.Adam tesis dedi yer gösterdiler,antrenör dedi süper olmasada şu ülkeye gelen en kral antrenörlerden biri geldi hala kafasındaki problemlerle uğraşıyor.Yok 78.5 metre atamazsa gitmezmiş.Beyimiz pek çok insanın hayalini kurduğu olimpiyata katılmayacakmış atamazsa ki ne yaptığını da bilmiyorum.Ben bile sırf katılırım adımın çıkması,ordaki ortamı yakalamak için.Olimpiyat ruhu bu sonuçta ve Eşref bu ruha saygısızlık yapıyor.Mehmet Terzi'nin olaya el atması lazım bence.Hatırlıyorum da Eşref Atina'da 3. olduktan sonra bi programda "Bütün Dünya ve Avrupa Şampiyonalarını kazanıcam Pekine kadar,belki rekoru da kırarım.Ama Pekinde ilk hakkımda 90 metre atıp sonra atış yapmadan yarışmayı bitirmek hedefim"demişti.O günden beri pek bi işlevini göremedik Eşref'in,belli mi olur utandırır belki beni ama şimdiye kadar yaptıklarından hele ki katılmicam demesinden dolayı onun utanması gerekli bence...

Olimpiyat Değerlendirmesi (Atletizm) #2

Birkaç gündür yoktum aranızda arkadaşlar kusura bakmayın artık,elimde olamayan sebeplerden dolayı oldu bu ara neyse 2. bölümü de yayınlayıp bitiriyim atletizm konusunu artık.Daha başka sporlarda da yazmayı düşünüyorum hem...Bu yazımı genel olarak düello şeklinde geçecek olan ve şansların % 50 ye %50 olduğu dallara ayırdım.Neyse ilk olarak erkekler cirit atmadan başlıyalım.En çok merak ettiğim dallardan biride bu.Bir tarafta Andreas Thorkildsen diğer tarafta ise Tero Pitkamaki.İkisinin çekişmelerini Atina'dan beri zevkle izliyorum ve şu ana kadar büyük şampiyonalarda Andreas çok önde Tero'dan.Bu sene gözüme çarpan ise Tero'nun Andreas'tan daha formda oluşu.Neyse son atışlara kadar hangisinin alıcağı belli olmaz altını.Diğer çekişme ise erkekler 400metre engellide olacaktır.Bershawn yani "Batman" Jackson ile Kerron Clement arasında geçicek bir yarış eminim hepimizi keyiflendirecektir.Son zamanlarda Bershawn biraz formsuz dursada engel atlama kısmında zorlanıyor gibi gözüktü bana.Adınlarını ayarlıyamıyor bariz şekilde.Neyse gelelim son 2 ye belkide en önemlilerine geçelim.Erkekler 200 metre de Tyson Gay ve Usain Bolt adeta arenada çarpışır gibi yarışcaklar.Gay geçen sene çok iyiydi fakat bu sene çok fazla 200 metre koşmadı ya da ben kaçırdım.Bolt ise 200 metrede yılın en iyi zamanına sahip.Belkide yeni bir Johnson-Fredericks kapışması olur ve rekor çıkar,kim bilebilir ki.Gel gelelim en önemlisine ve belkide en sıradışısına.Erkekler 100 metreye.Burda iki kişi değilde 3 kişi var,Bolt-Gay-Powell...Edmonton'daki yarışmadan beri bu kadar heyecanla beklediğim çıkmamıştı hiç,Edmontonda müthiş bir yarış olmuş belkide sakatlanmasa Green 9.79 dan daha iyi bir derece çıkartacaktı.Son metrelerde ciddi topallamıştı çünkü.Neyse Bolt zaten rekortmen ve garip şekilde koşuyor gamsız gibi azcık.Altını alıp rekoru perçinlemek isteyecektir.Gay son Dünya şampiyonu;o da Olimpiyat Şampiyonu olup az sporcunun başardığı bir başarıyı tekrarlamak isteyecektir.Asafa ise böyle yarışmalın en talihsizi;önce Gatlin'e daha sonra Gay'e geçildi.Üstelik bunlar rekortmen olduğu zamanlardı.Belkide rekortmen olarak gelmenin sorumluluğunu kaldıramamıştır.Bu üçü arasından fizik olarak en sağlamı Asafa ancak iş koşuya gelince Gay ağırlığını koyacaktır.Benim oyun Tyson Gay'e gidiyor.


Edit:Önceki yazımda 1 ismi atlamışım kendisi okuyorsa özür dilerim.Erkekler uzun atlamada Ervin Saladino uzak ara favori,onun için 8.30 lar falan çerezken rakiplerinin en iyi dereceleri 8.25 civarı.Kendisine burdan tekrardan başarılar diliyorum ayrıca madalya alacağı içinde hayırlı olsunu eksik etmiyorum.

Olimpiyat Değerlendirmesi (Atletizm) #1

Olimpiyatlara 16 gün kala ufak bir değerlendirme yazısı yazayım dedim.Alında değerlendirmeden çok tespitlerimi belirticem.Öncelikle Ntv Spor'un söylediği üzere altın madalyası %90-95 oranında kesin olan isimlerden bahsedeyim.Blanka Vlasic...Bu sezon izlediğim tüm yarışmalarda yarıştı,ben sıkıldım onu izlemekten o hala sıkılmadı yarışmaktan.Git gide formdan düştü ama 2.02 yi geçen başka bir insan olmadığından rakipsiz hala.Nerde o sene başındaki 2.05 ler falan.Tam formdayken gelip olimpiyatta kıracaktı rekoru ya kıramaz bu haliyle de yinede madalyası garanti.İkinci isim Yelena Isinbayeva...Evet o hala eskisi kadar iyi fakat o zamanki gibi rakipsiz değil.Amerikalıların Stacy Dragila'dan sonraki 2. nesil sırıkçısı Jenn Stuczynski şu andaki en büyük rakibi.Üstelik uzun zaman sonra Yelena'dan başka Dünya Rekoru deneyen ilk bayan.Ne kadar iyi olursanız olun siz 4.92'yi geçerken rakibiniz alay edercesine 5.03 le aynı sezon Dünya Rekoru'nu kırıyorsa,üstelik bu yarışma da Olimpiyat'sa asla şansını yok demektir.Bir diğer favorim ise Sanya Richards...Son 2 sezondaki izlediğim yarışlarda 400 metrede hiç geçilmedi ve 200 metre bile koştu extra hızlanmak için.Bu kadar çalışmasının emeğini mutlaka ki alacaktır zaten rakibi de yok ortalıkta.Son madalya favorim ise Pamela Jelimo...Rusya şampiyonasında her ne kadar yılın en iyi zamanı çıksa da o kıran insan niye Golden League'de yarışmaz anlamış değilim.Zaten Ruslar'dan hep bi rekor haberi gelir bu seçme zamanı en son bayanlar 400 metre engelli da adını hatırlayamadığım birisi kırmıştı elemede rekor.Herneyse kim gelirse gelsin Pamela'nın onu alt edeceğini düşünüyorum,800 metre yarışında arkandakine 5 sn falan fark atmak korkunç bişey üstelik Pamela bunu neredeyse tüm Golden League yarışlarında yaptı.

Devşirmek Devşirmek Devşirmek

Atletizm dahil pek çok branşta karşı çıkmışımdır şu devşirme işine.Hayır devşirmek için harcadığımız parayla tesis yapsak ya da yurt dışından hoca bulsak onu da geçtim o paraya Türk hocaları yurt dışına eğitim için gönderip yurt içinde taramayla bulsak yetiştirsek.Tabi hepsi 30 yıllık öngörüme göre hayal olan şeyler.Son devşirme örneğimiz Karin May...24 yaşında olabilir fakat bu insan bize madalya kazandırabilir mi?Şu an için çok zor gözüküyor,ilerde gelişebilir mi?bunun cevabıda hayır.E peki bize bolca 5-6 lık getircek(iyimser tabirle) bir insanı devşirmek için niye çuvalla para harcıyoruz ki.Mesela Mehmet Aurelio;kısa vadede onun bölgesine adam yetiştirene kadar oynatmaktı hedef.O da takım içinde gerçek Türk oldu,Mevlüt bilmezken milli marşı Aurelio çatır çatır söyledi.Belki kalpten belki göstermelikti ama bana sorarsanız kalpten okudu o marşı Mehmet...Örneklere devam edelim,Elvan Abeylegesse.Bence müthiş bi iş yaptılar onu bulup getirerek.Hem gençti,hemde gelişime açıktı.Sonuç her ne kadar kırılsa da 1 Dünya rekoru kırdı ve Avrupa-Dünya Şampiyonalarında madalya getirdi.Belki sakatlanmasa daha iyilerini de yapıcaktı ama olsun artık.Ha devşirme işini yapmalıyız tabi ama bu sadece alttan biri gelene kadar olmalı,alt yapınız yoksa o kişi sporu bıraktığında yerine geçecek sporcuda yetiştiremiyorsanız devşirmenin mantığı yoktur.Ha Dünya starı getirirsin olur o bak,Pamela Jelimo gibi hem genç hemde süper birini getirirsin ona da okey fakat geleceği pek olmayan atletizm federasyonunun gücünü o anlık arttırmak ve göz boyamak için yapılan devşirmeye karşıyım arkadaş.

Afrika'nın yeni gülü

Kenya bir acayip memleket yahu.Nasıl kısa mesefede Amerikalıların üstünlüğü varsa orta ve uzun mesafelerde de Kenya'nın belirgin üstünlüğü var(Etiyopya ile birlikte diyelim)İşte Pamela Jelimo'da bu verimli memleketten yetişen son yıldız.5 Aralık 1989 doğumlu olan Jelimo gözüme ilk olarak Golden League'in ilk ayağı olan Berlinde çarpmıştı.Nasıl çarpmasın ki kendimi bildim bileli Mottola'nın kazandığı bir dal olan 800 metrede 1.54.99 gibi müthiş bir zamanla koşup Dünya Gençler Rekorunun(eski rekor Çin'in altın kızları tarafından 93 te kırılmış ki bu altın kızların büyük ihtimalle dopingli oldukları tahmin ediliyor) yanında Afrika Rekorunu da kırıyordu.
Bence bu sezon sonuna doğru bir Dünya Rekoru denemesi yapabilir ki önümüzdeki 3-4 sene içinde sakatlık vb. gibi bir engel olmazsa Dünya Rekorunu tarihin derinliklerine gömebilecek yeteneğe ve güce sahip.Bu arada Dünya Rekoru'nun kılları olduğu rivayet edilen Kratochvilova tarafından 1983 te kırıldığını da belirtmek gerek.