Dava Netleşti


FIFA, Fenerbahçe’yle Appiah arasındaki davada Ganalı oyuncuyu 2 milyon 280 bin euro para cezasına çarptırdı. Tüm talepleri reddedilen Appiah’ın lisansının askıya alınmaması için bu cezayı 30 gün içinde ödemesi gerekiyor.

Fenerbahçe'nin eski yıldızı sarı-lacivertli ekiple olaylı bir şekilde yollarını ayırdıktan sonra İngiltere ve İtalya'da çeşitli takımlarla antrenmanlara çıkmıştı. Son olarak Tottenham Hotspur ile idmanlara çıkan Ganalı yıldız geride kalan hafta bir de hazırlık maçında denendi.

Appiah için CAS yani spor mahkemesi yolu açık ancak uzmanların görüşlerine göre, Appiah'ın CAS başvurusu yapması halinde de sarı-lacivertli ekibin haklı çıkması bekleniyor.

Roger "The King" Federer



Yılar yılı tenis izlerim ilk defa böyle bir olayla karşılaştım. Gerçi voleybolda ayak, kafa vs varda teniste mi olmayacak diyesi geliyor insanın.

Rookie vs Sophomores


Rookie Team Roster

Michael Beasley (Heat) F Kansas State
Rudy Fernandez (Trail Blazers) G-F Spain
Marc Gasol (Grizzlies) C Spain
Eric Gordon (Clippers) G Indiana
Brook Lopez (Nets) C Stanford
O.J. Mayo (Grizzlies) G USC
Greg Oden (Trail Blazers) C Ohio State
Derrick Rose (Bulls) G Memphis
Russell Westbrook (Thunder) G UCLA

Assistant Coach -- Dwyane Wade


Sophomore Team Roster

Aaron Brooks (Rockets) G Oregon
Wilson Chandler (Knicks) F DePaul
Kevin Durant (Thunder) G-F Texas
Jeff Green (Thunder) F Georgetown
Al Horford (Hawks) F-C Florida
Luis Scola (Rockets) F-C Argentina
Al Thornton (Clippers) F Florida State
Rodney Stuckey (Pistons) G Eastern Washington
Thaddeus Young (Sixers) F Georgia Tech

Assistant Coach -- Dwight Howard

Çaylaklar kazansın, OJ Mayo MVP olsun.

Antalyaspor 0-2 Beşiktaş


Maç deplasmanda hemde Antalya ile. Adamlar son lig maçında deplasmanda galip geldiler. Devre öncesinde zaten çıkış yakalamışlardı. Böyle bir takımı deplasmanda devirmek büyük iştir her zaman. Tur cepte gibi. Maç boyunca Beşiktaş kontrollü bir oyun sergiledi ve oyunun büyük bölümünde maçın hakimiydi. Taraftarın özlediği Bobo bu maçta geri döndü. Attığı goller ile hep yine ne kadar iyi oyuncu olduğunu gösterdi hem de Beşiktaş'ın gol kısırlığına çözüm oldu. Maç öncesi oynayacaı bile belli değildi ama sahaya ilk 11'de çıktı.

Takımda Delgado sakatlığından dolayı, Zapo ise cezası nedeniyle kadroda yoktu. Yeni transferler Yusuf Şimşek ve Erkan Zengin bu maçta yedek soyundu. Erkan maçın 83. dakikasında Uğur İnceman yerine oyuna girerek bu sezon ilk defa Beşiktaş formasını sırtına geçirdi. Bu maçta Bobo-Holosko ikilisini çok beğendim. Çok çalıştılar. Orta sahadanda yeterli destek gelince herşey Beşiktaş için çok iyi oldu.

Bi dip not düşmek isterim. Antalyaspor Bobo'ya yarıyor. Sezonun ilk maçında 2-0 dan 3-2'ye çevirdğimiz maçta da iki gol kaydetmişti. Denizli hocayıda beğendim. Rakip takımı iyi irdelemiş. Bu sefer çok zeki bir taktikle deplasmanda çift önlibero ile oynadı. Tandemde Gökhan Zan ile İbrahim Toraman olunca mecburen çift önlibero oynadığınıda düşünüyorum. Eğer tandemdeki adamların önündekiler iyi olursa onlarda hatayı en aza indirirler. Bu futbolun altın kuralı gibi bir şey.

Antalya üçlemesinin ilkini kayıpsız atlatmak güzel. Hafta sonunda evimizde oynayacağız. Kupa maçıda evimizde. Bundan çok rahatız. Herşey iyi gibi şimdilik, ama nazar değmesin.

Spor Turu#1

Yeni bir seri. Bu seride blogda yer kaplamasının istemediğimiz haberleri verip, yorumlayacağız. İlk bölüm gelsin. 2-3 günde bir yapmayı planlıyoruz. Hayırlı olsun. Kerem'le başlayalım.


Günün bombasını Efes patlattı. Eski oyuncuları Kerem Tunçeri ile 2,5 yıllık sözleşme imzaladılar. E tabi, petrol fiyatları dibe vurunca çoğu Rus takımı oyuncularını kaybediyor. Pargo'nun Olmpiakos yolunda olduğu söyleniyor. Hatta anlaşmanın imzalandığı da. Kerem, Efes'e ilaç olabilir. Euroleague'den elenmenin sonucu olarak takım yavaş yavaş yenileniyor. Bir ara Fenerbahçe dedikodusu çıkmıştı ama yattı heralde. Fenerbahçe'ye ilaç olurdu ilaç. Perşembe günü TV başında Green'in Papaloukas'a karşı rezil oluşunu izlemek istemiyorum kardeşim. Kerem gibi fizikli guard bize çok fayda sağlardı. Ama Mahmut Uslu adam alacağız diyor. Bari Ender'e mi sulansak diyorum, vazgeçiyorum..


Bundesliga'da ilk yarı lideri Hoffenheim, Werder Bremen'in Fildişi Sahilli golcüsü Boubacar Sanogo ile anlaşmış. 18 gollü Ibisevic'in yerine alınan oyuncunun isabetli transfer olması biraz zor gibi. Bu sezon 8 maçta 1 gol attı. Demba Ba, belki onun performansını üst düzeye taşıyabilir ama Ibisevic'in sakatlığı gerçekten acı verici. Bu hamlenin, tamamen ''eyvah transfer dönemi bitiyor, maksat biriyle anlaşmak olsun'' diyen Hoffenheim yöneticilerini haklı çıkarması dileğiyle...

Utah Jazz'da şov yapan -Spurs maçı istatistikleri: 22 sayı 17 ribaund- Mehmet Okur, Tanjevic beni istemiyor demiş. Kafasına uymuyorum demiş. Suç Tanjevic'te bence. Mehmet Okur gibi bir potansiyeli göz göre göre harcıyor olması akıl alır şey değil. Umarım bu Eylül Polonya'da olursun Memo. Ancak şu da var. Takım Hidayet önderliğinde iyi gidiyor fakat Memo'nun bu takıma yapacağı etki, gerçekten olumlu olur. Tanjevic, inşaallah Memo'yu planları dahilinde tutar.



Şu sıralar kulüp bulmakta zorlanan Gravesen futbolu bırakmış. Fotomaç'a zamanında çok ekmek yediren Gravesen, her daim bizimkilerden biriyle anılır. Everton dönemi sonrası hep düşüşteydi kariyeri. Kendisini isteyen çıkmayınca futbolu bırakmış. Kötü oldu onun için. Aslında Fenerbahçe alabilir miydi Gravesen'i? Ama böyle kumara gerek yok heralde.

En Büyük Koz: Kemal Kılıçdaroğlu


Blogta siyasi içerikli şeyler yazmayı sevmiyorum ama kendimi fazla tutamadım. CHP en büyük kozunu oynayarak İstanbul Büyükşehir Belediye adayı olarak sayın Kılıçdaroğlu'nu gösterdi. Kadir Topbaş efendinin İstanbul'a verdiği katkı ortada. İki güne kadar pek kimse Kılıçdaroğlu'nu tanımıyordu. Melih Gökçek ile düellosunda sonra bana göre ün kazandı ve sevilmeye başladı. Kendisi ODTÜ'yü yıkarım diyen İ.Melih Gökçek'i çok güzel alt etti ne kadar Melih Gökçek buna katılmasada. Yolsuzluk yapan "şerefsizdir" diyen ve her bi şeyi ortaya çıkan adama gidipte Ankara halkı oy vermez herhalde. Eğer verirlersede bu halka iyilik müstahak. Ondan dolayı Murat Karayalçın'a güvenim sonsuz. Ankara adayı için acele etti demiştim Deniz Baykal ama demek ki planı İstanbul'a aday olarak Kılıçdaroğlu'nu koymakmış. Kılıçdaroğlu'nun kendisi de belediye başkanlığı yapmak istemiyorum diyordu her fırsatta. Yıllar sonra CHP'den çok umutluyum, hadi hayırlısı bakalım.

Kılıçdaroğlu'nun elinde İstanbul hakkında da belgeler varmış. Kadir Topbaş'ı düelloya çağrıyor. Peki gelir mi? Bence yemez gelmesi seçimden önce

All-Star: Starting Five


by Gürkan on gencsubaylar

Alanzinho Trabzonspor'da


Trabzonspor, Norveç'in Stabaek Kulübü'nün Brezilyalı sol kanat oyuncusu Alan Carlos Gomes Da Costa ''Alanzinho'' ile anlaşma sağladı. Kulüp başkanı Sadri Şener, yaptığı açıklamada, Norveç Kulübü ile dün anlaşmaya vardıklarını belirterek, ''Şu anda Almanya'dayız. Oyuncu birazdan Almanya'ya gelecek ve onunla da 1 yılı opsiyonlu olmak üzere 4,5 yıllık sözleşme imzalayacağız'' dedi.

25 yaşında ve 1.64 metre boyundaki Alanzinho'nun transferinin 3 milyon 900 bin euroluk bir bonservis bedeli ile gerçekleştiği ve ödemenin uzun bir vadeye yayıldığı bildirildi. Alanzinho'nun Norveç'te 2007 ve 2008 yıllarında en iyi orta saha oyuncusu seçildiği, Stabaek takımında 83 maçta toplam 19 gol attığı da belirtildi.

Bakalım bu adam Trabzon'un nerdeyse tek sounu olan sol tarafa ilaç olabilecek mi? İki sene üst üste bir ligte yılın futbolcusu seçilmek boru değil yani.

Guiza ve Fenerbahçe


Merhaba Terlikseverler.

Bizim bu Guiza'ya bi haller oldu.
Eskiden takımı ateşlerdi, taraftarlar aranan ruh Guiza demişlerdi ama yanıldık.
Geçen sezon Mallorca'da 27 gol atan,
Barça, Real Madrid gibi takımların ağalarını sarsan,
Penaltı atmadan koskoca La Liga'nın gol kralı oldu.

Bu sene büyük umutlarla geldi.
Eşi yüzünden daha da medyatikti.
İlk maçlarında golle buluştu.
Koşuyordu, mücadele ediyordu, çabalıyordu elinden geldiğince.
Taraftar artık tamamdır, Guiza geliyor dedi.

Fakat lig başladı, Guiza'ya bir haller oldu.
Beşiktaş ve daha nice maçlarda öyle bir kaçırdı ki golleri.
Eyvah dedim izlerken.
Küçük Emrah havasını da bir yere kadar taşıdı.
Trabzon maçında yerini Semih'e bırakırken yuhalandı.
Oysa bugüne kadar hep alkışlanıyordu.
***
Kendi yetmemiş gibi Alex'i de bitirdi.
Topu alıyor veriyor ve kaç Allah kaç.
Hiç teknik becerisi yok gibi. Kaleciyle karşı karşıya kaldığında %100'lük pozisyon değilde %50'lik gol pozisyonu oluyor Fenerbahçe için.
Onu en çok destekleyen kimdi?
Cevap doğru, Luis Aragones.

Dikkatinizi çekti mi bilmiyorum, Aragones'in de tahammülü kalmadı gibi.
Çıkarıyor Guiza'yı artık.
Alex kadar kolay değil elbette (!)
Ne de olsa vatandaşı.
Vatandaşı ya 35'lik Josico'yu kolundan tuttu getirdi. Sonuç 0!
Josico'yu şimdi Alex'in yerine alıyor.
Yazıklar olsun!

Geçen Sivas-Galatasaray maçı değerlendirmemde değindim bu konuya.
Alex durur durur maç alır diyordum.
Örnek olarak da Randers maçını verdim.
Ama bizim ki Alex'ten Ronaldo gibi oynamasını istemez mi.
Koşmuyor diyor Alex için.
Kondisyonu yetersizmiş.
Kabul, çık sen oyna o zaman.
Antrenmanlarda hergün birileri senin yaşını yere vurmamak için bizim kadar koşuyor diyordu.
Çık oyna o zaman.
Kandırmayalım kendimizi!

Alex bu takımın beynidir, beyinden öte.
Şimdi de TV'deki yorumcu abilerimiz konuşmaya başladılar:
''Yok Guiza şu da bu da Bermudez ayrıldı da sistem iyi değilde.''
Boş bunlar boş. İnanın hepsi boş. Hiçbiri Guiza'nın başarısızlık nedeni değildir.
Sevgiliyse sevgili kardeşim. Kadıköy'e geldi yeni sevgilisi.
Sistem mi?
Carlos'un açtığı güzelim topu boş kaleye gönderemiyor, onlarca pozisyon kaçırdı.
Doğru, sistem bu!

Batman için de bunları dedik.
Adam PSG'de şimdi.
Belki de geri gelecek.
Ama Kezman akıllıydı.
Rakibi bozardı.
En azından çok boş ise vurduğunu gol yapardı.
Guiza gibi değil yani.

Mallorca, Guiza'nın takımıydı tam.
Orta sıralarda oynayan çoğunlukta kontra atak oynayan takım.
Guiza'da açık alanda koşar vurur, gol olurdu.
Fenerbahçe büyük bir takım.
Öyle kolay kolay kontraatak oynamaz.
Ona göre oynasın.
Oynayamayacaksa kimse vazgeçilmez değil.

Semih'i ancak babası ilk 11 oynatır, Rıdvan Dilmen'in dediği gibi.
Nedir bu takıntı?
17 gol attı işte kapı gibi.
''İlk 11'de oynayamaz da şu da bu da''
İstediği kadar oynayamasın.
Alex'i oynatır en azından.
Alex, daha iyi anlaşıyor onunla.
Semih, Guiza gibi kaç kaç oynamıyor.
Alex ile mesafeli duruyor.

Son olarak Aragones ile ilgili.
1 puan iyidir diyor.
Uzun zamandır kulüp takımı çalıştırmadığından heralde.
Ya da beyninde sorun var.
Birileri buna anlatsın.
Fenerbahçe için bir puan iyi değildir.
Çubuklu'nun amacı TSL'de her maç 3 puandır.
Avrupa ortamında işler değişebilir.
Ama ortam TSL ise...
Üzgünüm Lui...

Bir sonraki yazıda görüşünceye dek.. Hoşçakalın..

Gole Gel #4: Frank Lampard



Sahadan 3-1 galip ayrılan Chelsea'de galibiyetten çok Lampard'ın 40 metreden attığı jeneriklik füze konuşuldu. Chelsea'nin diğer gollerini Ballack kaydetti. Lampard'ın 90'a giden mükemmel frikiği gecenin final golü oldu...

Nobre-Bobo-Delgado Sorunsalı


LİG TV Beşiktaş muhabiri Ömer Güvenç'in verdiği bilgilere göre Beşiktaş'da 3 futbolcu yuvadan uçmak üzere.. Güvenç'in iddiasına göre Fransa'nın önemli kulüplerinden Saint-Etienne yöneticileri Beşiktaş-Denizli maçında Delgado ve Bobo'yu izlemek için tribünde yer aldı. Fransız kulübü yöneticileri önümüzdeki günlerde bu iki futbolcu için Beşiktaş Kulübü ile masaya oturacak. Saint-Etienne yöneticileri bu konuda Bobo ile de anlaştı. Beşiktaş'ta sürekli forma şansı bulamayan Bobo'nun bu teklife sıcak baktığı, Delgado'nun yüksek bonservis bedelinin ise sorun oluşturabileceği iddia ediliyor. Ancak Saint-Etienne kulübünün bu iki futbolcuyu özellikle çok istediği belirtildi..

Bir başka iddia ise Nobre hakkında. Nobre'ye de çok ciddi bir teklif geldiği ve Türk vatandaşı olan futbolcunun bu teklife evet dediği belirtildi. Nobre'ye teklifte bulunan takımın da Fransa ekiplerinden biri olduğu iddia edildi. Öte yandan takımdan gönderilmesi için çaba harcanan Seriç'in de gizlice ülkesine gittiği ve burada kendisini isteyen bir takımla masaya oturduğu konuşuluyor.

Galatasaray'a Lincoln Depremi


Taraftarın sevgilisi Lincoln sakatlığı nedeniyle Sivasspor deplasmanında forma giyememişti ve eksikliği önemli ölçüde hissedilmişti. Yarın Sivasspor ile oynanacak kupa maçında ve cumartesi günü ligde oynanacak olan Denizlispor deplasmanında da forma giymesinin imkansız olduğu öğrenildi. Malatyaspor maçında dizine aldığı darbe sonrasında sakatlanan ve oyunu yürüye yürüye terkeden Lincoln'ün sakatlığının pek önemli olmadığı sanılıyordu. Ancak tedavi süresi başladığında Lincoln'ün ağrılarının azalmadığı ve en az 10 gün sonra iyileşme sürecine girebileceği öğrenildi.

Galatasaray'ın Fortis Türkiye Kupası'nda, Bank Asya Ligi ekipleri Altay ve Malatyaspor ile oynadığı iki karşılaşma oldukça önemli sorunlar açtı. Altay maçında sakatlanan Servet hala forma giyemezken, Malatyaspor maçında sakatlanan Lincoln de G.Saray'ın zorlu maç trafiğine girdiği şu günlerde sarı kırmızılı fomadan uzak kaldı. Lincoln'ün Denizlispor maçından sonra Sivasspor ile oynanacak kupa rövanşında da forma giymesinin riskli olacağı ancak Brezilyalı yıldızın Kayserispor ile oynanacak maça kadar iyileşmesinin umulduğu öğrenildi.

Ryan Giggs İle Uzatılıyor


İngiltere Premier Lig takımlarından Manchester United'ın teknik direktörü Alex Ferguson, Galli orta saha oyuncusu Ryan Giggs'in sözleşmesinin uzatılacağını söyledi. Ferguson, Haziran ayında sözleşmesi dolacak olan 35 yaşındaki oyuncuyla ilgili olarak, ''Ryan'ın sözleşmesini tabii ki yenileyeceğiz. Bu sezon takıma çok katkı sağladı. Yaşıyla birlikte tecrübesi de artıyor'' dedi.


''Ryan, İngiltere'de yılın futbolcusu seçilebilirdi'' diyen Ferguson, deneyimli futbolcunun, belli bir yaşa gelince sakatlıklarla boğuşmayan nadir sporcularından biri olduğunu belirtti. 19 yıldır formasını giydiği Manchester United'ta 10 Premier Lig, 2 de Avrupa Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu gören Giggs, İngiltere Federasyon Kupası'nı 4, Lig Kupası'nı da 2 kez kaldırdı.

M.City'nin Son Bombası: Jose Mourinho


Haberi görünce şaşırmadım desem yalan olmaz. İlk önce bizim medya sallıyordur demiştim ama haberi Tuttosport'ta görünce hiç değilse bir şans verdim.

İtalyan spor gazetesi Tuttosport, Manchester City'nin Abu Dhabi'li sahibi Mansour Bin Zayed al Nahyan'ın, Inter'in Portekizli teknik direktörüne 15 milyon euroluk teklif yaptığını iddia etti. Konuyla ilgili açıklamada bulunan Mourinho ise, bu büyük teklifi yalanladı ve 2011 yılına kadar Inter'le kontratının olduğunu ve bunu tamamlamak istediğini ifade etti.

FA Cup: Liverpool 1-1 Everton

Maç sönük başladı. 27'de Lescott'un golü gelince Liverpool açıldı. İkinci yarıda baskıyı iyice hissettirdiler, rakiplerini iyice boğdular. Soldan Dossena, sağdan Kuyt ile sürekli aç ayı misali Everton kalesine saldırdılar. Torres'in harika pası Gerrard da; Gerrard'ın harika şutu ağlarda hayat buldu. Geriye kalan dakikalarda bir Anfield Road klasiği daha yaşandı. Liverpool, yine gole ihtiyaç duyduğu bir zamanda tıkandı; Everton Anfield'den istediğini alıp çıktı. Haftasonu Everton son dakikada 1 puanı kurtarmıştı; bu beraberlikle çok daha fazla şey elde ettikleri kesin. Zira, Liverpool artık Goodison Park'a gitmeye mecbur...

Biten Bir Günün Teması: Küfür

Turkcell Super Lig'de 17.Hafta maçları olaylı başladı. Ben 24 Ocak 2009 Cumartesi gününün temasını küfür olarak seçiyorum.

''Saha şartlarında kimsenin sakatlanmaması en önemli olan olay. Ümit'in bir faul beklentisi nedeniyle yan hakeme söylediği çirkin söz nedeniyle kırmızı kartı gösterdim. Küfür ettiğini söyledi."


''Öncelikle şunu söyleyeceğim. 13 senedir 1.Lig'de top oynuyorum hiçbir hakeme küfretmedim. Bugün de küfretmedim. Ben orda topu kaybetmenin üzüntüsüyle buza tekme attım ve hakem de bana kırmızı kart gösterdi. Ben orda buzun üzerinde kaydım, acımdan buza tekme attım. Bu sahalarda oyun oynamak kolay değil. Ama ne oldu neden kırmızı kart gördüğümü anlamadım. Açıkçası bir açıklama bekliyorum.
Yan hekeme de sordum, ben sana küfür ettim mi diye sordum hayır dedi ama üzerine su gelmiş. Herhalde öyle bir şey. O pozisyonda benim hakemle bir işim yoktu. Orta hakem yan hakeme uymak zorunda. Ne konuştular bilmiyorum ama dediğim gibi bir açıklama bekliyorum.
10 kişi kalmamız tabii ki bizi biraz daha zor duruma düşürdü ama kaybetmemizde asıl etken saha şartlarıydı. Bu şartlarda bence oyun oynanmamalı. Gerekirse iptal edeceksin. 2 hafta sonra 3 hafta sonra saha ne zaman uygun olacaksa o zaman oynatırsın. Buz üzerinde kayarken baldırınıza bir şey takılsa baldırınız olduğu gibi açılır.
Biz maçtan önce de söyledik. Yazık günah. Sonuçta bu futbol ve insanlar ekmeğini kazanıyor. Sakatlıklar olabilir.''
"Zapotocny küfrettiğinden dolayı direkt kırmızı kart gösterdim. Ben anladım onun ne demek istediğini. Detaya girmek istemiyorum. Oyuncu zaten maçtan sonra hakem odasına geldi ve özür diledi. Belki de baskı ortamından etkilendiğini ve futbolculuk hayatının geri kalan kısmında bunu bir daha tekrarlamayacağını belirtti. Yöneticiler de geldi ve yaşananlardan dolayı üzgün olduklarını söylediler. Onlara da teşekkür ediyorum. Rüştü de sağolsun büyük çaba gösterdi özellikle tribünlerden atılan yabancı maddeler konusunda.
Şimdi özel bir durum vardı. Ben orada sadece kendimle ilgili bir durum hakkında kırmızı kartı çıkardım. Kamuoyunun da bunu bilmesine ihtiyaç vardı. O yüzden bu açıklamayı yapmayı uygun gördüm."

Sen Mutlu, Obama Mutlu, LeBron Mutlu...

Foto, dün geceki Cavaliers-Warriors maçından. Çoğunuzun hatırlayacağı gibi, LeBron; Barack Obama'nın seçim kampanyasına 20.000 $ katkıda bulunmuştu. Washinghton'da bulunmak isteyeceği şüphe götürmez bir yargıydı ama Cavs maçları buna engel oldu. O da desteğini vermiş Obama'ya. Uğurlu gelmiş heralde. Buzzer-beater ile maçı kazandırdı.

Sivas Başaracak mı?/ 2-0

Şüphesiz TSL 17. Hafta'nın Fenerbahçe-Trabzonspor maçıyla birlikte en önemli olanıydı bu maç. 1 ve 3. sıradaki takımları karşı karşıya getiren maçta 4 Eylül'de Sivasspor 2-0 ile gülen taraf oldu. İkinci yarıda Sivas'ın golleri geldi. Goller, 51'de Abdurrahman Dereli'den, 66'da Sezer Badur'dan.

Korkutucu zemin şartları, Sivasspor'la oynayacak takımlar için zorlaştırıcı bir etken. Bundan Sivas'ta etkileniyor tabi. Artık şöyle bir durum oluştu, Sivas'la oynayacak takımlar; deplasman avantajını 2. yarı içeride oynamak değilde, 2. yarı dışarıda oynamak durumuna çevirdiler. Sivas'ın Türkiye'nin en soğuk yerlerinin başında gelmesi bunun en büyük etkeni.


Galatasaray'da böyle bir ortamda başladı maça. Sivaslıların fikstür değişikliği talebini reddeden yönetim, maçı Sivas'ta oynama kararı aldı. Zemin bozuktu, bazı yerlerde göletler vardı. Maçı 30. dakikadan itibaren seyretme şansı buldum. İkinci yarı futbol daha kaliteliydi. 15 dakikada zaten futbol adına pek de önemli bir şey yoktu. Galatasaray ve Sivasspor takımları sürekli pas yapıyorlardı, tartarak oynuyorlardı birbirlerini.

Son dakikada Ümit Karan kırmızıyı gördü. Bir Fenerbahçe taraftarıyım ve Sivas'ın kazanmasını istiyordum. Fakat kart fazla abartı geldi. Ümit Karan yere düşüyor ve yere su göleti nedeniyle düştüğünden dolayı, oraya vuruyor. Vuruştan çıkan su damlacıkları hakemin üstüne gelince kırmızı kartı yiyor.

Şimdi bu durumda, çok da faulluk bir durum yok ki Ümit Karan, faule tepki verdi diyelim. Tamamen yardımcı hakemin art niyetliliği. Birçok insanın dile getirdiği ''Yardımcı hakem, orta hakemi yakıyor.'' faktörü bugün tamamen gerçekleşmiştir. Bursa-Trabzon maçı da buna örnek teşkil ediyor. Ya da Fenerbahçe-Denizli maçı da.

Maça dönelim. Galatasaray 10 kişi kalınca, Bülent Uygun rakibin gol yollarında etkili olamayacağını düşündü ve Açık alanda oldukça başarılı, bire birde rakibi çalımlama kapasitesi olan Balili'yi alıp Muhammed Ali'yi çıkardı. Maç başında Tum-Yıldız olan forvet ikilisi Balili-Yıldız'a döndü ve bu ikilinin arkasında Tum oynamaya başladı. Bu taktik açıdan olumlu bir hamleydi ve Musa Aydın'ın etkili oyunu gelmeye başladı. Tam bu sırada, Abdurrahman Dereli'nin vurduğu şut ağalarla buluştu ve Sivas öne geçti.

Ondan sonra yine Bülent Uygun taktik anlamda şov yaparken, Galatasaray'ın geride olan hocası Michael Skibbe, anlaşılamayacak bir kararla, Milan Baros'u oyun kenarına aldı. Yaser Yıldız onun yerine oyuna girdi. Hemen hatırlayalım. Fenerbahçe-Randers maçı. İlk maçı evinde Fenerbahçe 2-1 kazanmıştı. İkinci maçta Randers'ın topları direkten döndü ve Randers oldukça etkili. Zemin yine bozuk. Alex hiçbir şey yapamıyor. 60 dakikada ayağına top değmemiş. O sırada oyuna, hafızam beni yanıltmıyorsa, Tümer giriyor. Herkes Alex çıkacak diye beklerken Appiah kenara geliyor. Olan da ordan sonra oluyor. Alex 15 dakikada biri Kezman'a biri de Deivid'e olmak üzere iki asist yapıp bir de gol atıyor ve Fenerbahçe 3-0'lık sonuçla bir üst tura çıkıyor. Baros da öyle işte. Durup durup maç alacak yetenekte bir ismi çıkarıp Yaser Yıldız'ı almanın bir açıklaması olamaz.

Bülent Uygun ise, orta alanın çok ofansif olduğunun farkında olacak ki (Tum-Onur-Musa-İbrahim Dağaşan) Tum'u kenara alıp, yerine Sezer Badur'u alıyor. Sezer Tum'un yerinde döktürüyor ve bir de golle bunu süslüyor. Uygun boş durmayıp 80. dakikada Sylla'yı, Musa'nın yerine alıp mücadele gücünü yükseltiyor. İşte yeni bir Türk hoca doğuyor bence. Mükemmel yönetti takımını.

İşte bu şekilde, Sivas; Galatasaray'ı ikinci yarının belirli bölümlerinde boğdu. Hatırlatalım, Emre'nin son dakikada az farkla dışarı giden kafası belki de şampiyonu belirleyecek.

Sivas bomba gibi geliyor. Başarmalarına az kaldı. Keyifle izlemeye devam diyoruz.

Skibbe için bir not: Böyle devam edersen, Kadıköy'de bayrağı NAH dikersin...

Sivasspor: 2 - Galatasaray: 0

Stat: 4 Eylül

Hakemler: Yunus Yıldırım, Mustafa Emre Eyisoy, Erdinç Sezertam

Sivasspor: Petkoviç, Sedat, Bilica, Abdurrahman x, Murat Sözgelmez, Ibrahim, Musa (Dk. 80 Sylla), Onur, Mohammed Ali (Dk. 46 Balili), Tum (Dk. 59 Sezer), Mehmet Yıldız

Galatasaray: De Sanctis, Emre Aşık, Hakan Balta, Volkan, Ayhan, Sabri, Barış (Dk. 75 Aydın), Mehmet Topal, Arda, Milan Baros (Dk. 61 Yaser), Ümit Karan

Gol: Dk. 51 Abdurrahman, Dk. 66 Sezer (Sivasspor)

Sarı Kartlar: Dk. 78 Yaser, Dk. 84 Emre Aşık (Galatasaray), Dk. 84 Sezer (Sivasspor)
Kırmızı Kart: Dk. 45 Ümit Karan (Galatasaray)

Bobo İçin 6 Milyon $

Beşiktaş'ın forveti Bobo, elden gidecek gibi. Racing Santander, Bobo için 5 milyon doları gözden çıkarmış durumdalar. Beşiktaş ise 6 milyon dolar istiyor. Çok değil, yazın Dinamo Kiev'in Bobo için yaptığı 10 milyon dolarlık teklif reddedilmişken, Beşiktaş'ta Bobo'nun eski Bobo olmadığını kavradığı için 6 milyon dolara dek düşmüş durumda.

Nobre ve Holosko'nun formda oluşu, onu kulübeye mahkum etti. Oysa Ertuğrul Sağlam ona güveniyordu ve Bobo, bu güveni boşa çıkarmıyordu. Gelinen noktada ise kulübe de 6+2'ye mahkum edilen, Seriç'le birlikte, bir yabancı gibi. Beşiktaş satsın bence. Cisse ve Seriç'e de teklif var. 3 boş kontejyan onlar için iyi olacaktır.

4. Smaçör


Burada dahi Westbrook'un videosunu koymuştum oylarımıda hep ona attım ama Rudy Fernandez 4. isim olmuş Slam Dunk Contest için. Fena seçim değil. Rucky Rubio ile beraber izlediğim oyuncular arasındaydı. Smaç yarışmasına katılacak 4 isim: Howard-Gay-Robinson-Fernandez.

Oden ya da Roy ile bir şeyler denerse iyi olur :)

Prison Break Veda Ediyor!

Ne kadar sevilirse sevilsin, ne kadar fanı olursa olsun, üzücü haber Fox tv'den geldi. Fox tv, sevilen dizisi Prison Break bu sezonla birlikte resmen biteceğini duyurdu. Fox tv'nin bu sezon bir kaç bölüm daha ekleme girişimlerine rağmen diğer show ve dizilerle çakışan saatler ve öne sürdüğü rayting düşüşü yüzünden sonlanacak dizinin final bölümleri de nisan ayında gösterilecek. TVGuide.com'un haberine göre , En fazla 6 bölüm daha gösterilip, dizinin sonlanacağını açıklayan Fox genel müdürü Kevin Reilly, serinin güçlü bir sona ihtiyacı olduğunu düşünüyormuş.

Ne kadar sevsekte artık dizinin boku çıkmıştı. Yerinde bir karar olmuş.

İşte 2008'in Takımı

Kaleci: Iker Casillas, İspanya, Takım: Real Madrid

Defans: Sergio Ramos, İspanya, Takım: Real Madrid

Defans: Carles Puyol, İspanya, Takım: Barcelona

Defans: John Terry, İngiltere, Takım: Chelsea

Defans: Philipp Lahm, Almanya, Takım: B. Münih

Orta Saha: Kaka, Brezilya, Takım: AC Milan

Orta Saha: Xavi Hernandez, İspanya, Takım: Barcelona

Orta Saha: Steven Gerrard, İngiltere, Takım: Liverpool

Orta Saha: Franc Ribery, Fransa, Takım: B. Münih

Forvet: Lionel Messi, Arjantin, Takım: Barcelona

Forvet: Cristiano Ronaldo, Portekiz, Takım: Manchester United

Bellamy City'de


Manchester City, ara transfer dönemindeki ikinci transferini West Ham United'ın Galli golcüsü Craig Bellamy'iyi alarak gerçekleştirmiş. Transfere giden para West Ham için iyi. 15 milyon euro telaffuz ediliyor. Bridge'den sonraki ikinci transfer.

Forvet hattı için rotasyon yapabilecek seviyeye ulaştı Mark Hughes'un takımı. Tecrübeli Vassel, genç Brezilyalılar Jo ve Robinho, bu sezon sakatlanması dışında iyi bir genç yetenek olan ve döndüğünde formundan şüpheye düşeceğimi pek sanmadığım Valeri Bojinov, yine Bulgar gibi yetenekli, kısa boyuna rağmen toplara iyi vuran Daniel Sturridge ve Craig Bellamy ile rotasyonun alası yapılır.

Liverpool dönemlerinde ilginç bir anısını paylaşmadan geçemeyeceğim. Liverpool, Camp Nou'ya giderken uçakta ''Niye şarkı söylemiyorsun?'' temalı çıkan kavgada şu anda Roma'da bulunan John Arne Riise'yi, golf sopasıyla dövüp, o maçta attığı golden sonrada o hareketi canlandırması her zaman gülümsetmiştir beni. Gerrard'ın da o sevinci bozmadan, adına yaraşır bir şekilde golü kutlamasını da takdir ederim...

Erkan Zengin


Şimdi ilginç bir haber okudum. İsveç ekibi Hammarby'de oynayan Türk oyuncu Erkan Zengin Beşiktaş ile prensipte anlaşmış. Şimdilik kulübünden 100 bin euro karşılığında kiralanacakmış. Sene sonunda ise satın alma opsiyonu ile alınabilirmiş. 23 yaşında ve sağ kanatta oynuyor. Benim anlamadığım bir konu var. Bu adam takımında ilk 11 çıkarken ne diye bu kadar ucuza kiralanıyor. Büyük bir ihtimalle yalan haberdir ama blogun bir köşesinde dursun. Sizinde yorumlarınızı bekliyorum. Oyuncu hakkında fazla bir bilgim yok. Yarar mı sağlar, gereksiz transfer mi olur vs vs...

Gole Gel#3: Yoann Gourcuff



Gourcuff'un harika bilek hareketlerinin ardından attığı muhteşem gol. Dünkü Bordeaux'un, PSG önünde kazandığı 4-0'lık maçtan. Adamlar bizden korkun diye Galatasaray'a mesaj gönderiyor.