Fırsatı Tepti



Villareal kendi evinde Barcelona'ya 2-1 yenildi. Barcelona en yakın rakibi Sevilla ile arasındaki paun farkı 10 oldu. Ligede çok iyi başlıyamamışlardı ama son 14 maçta sadece 2 puan kaybettiler. Nihat'ın son dakikada kaçırdığı gole hepimiz üzüldük. Sakatlıktan yeni çıktı diye mazur görüyorum :) Şu anda geçen seneki gibi formunda olsaydı o pozisyon gol olurdu. Rakip takım 10 kişi üstüne üstlük bi de maçı 1-0'dan veriyorsun, büyük iş harbiden.

Gasol Biladerler


Bu gece Gasol biladerler Lakers-Memphis maçında karşı karşıya oynadılar. Hem düelloyu hem de maçı Pau Gasol kazandı. Marc Gasol sezon başından belli çok iyi maçlar çıakrtıyordu ama bunu ağabeyi önünde yapamadı.

Pau Gasol: 15 sayı, 7 ribaund, 6 asist
Marc Gasol: 8 sayı, 7 ribaunt, 2 asist

Jamal Crawford



Dün geceki Orlando-Golden State maçında Jamal Crawford'ın topu Anthony Johnson'un sağından atıp solundan geçmesi ardından da Gortat'dan bir spin move'la sıyrılıp Rashard Lewis'in üzerinden double clutch turnikesine çüş, hayvan demekten kendimi alamıyorum.

Hangisi?


Bence sağdaki. Rahmetli Heath Ledger muhteşem bir performans çizdi son filmde. Jack Nicholson'ın Jokerinin üstüne gelmez diyordum ama yanıldım.

Beckham @ Milano #32




Forma yakışmış Beckham'a. Mart ayına kadar Beckham, Milan'da kiralık oynayacak. Ocak ayı transfer dönemi bittikten sonra ilk maçta taraftar ile buluşucağını umuyorum.

Derbi Öncesi: Galatasaray-Beşiktaş


Ligde 15'er maç sonrası Galatasaray'ın 30, Beşiktaş'ın ise 28 puanı bulunuyor. Ev sahibi Galatasaray, bu sezon 7 maçta sadece 1 kez berabere kalıp, kalan 6 maçını kazandığı Ali Sami Yen Stadı'nda yine galip gelerek, zirvede avantaj yakalamak amacında. Bu sezon 7 dış saha maçından sadece 2'sini kazanabilen konuk Beşiktaş ise deplasmandaki derbiden galibiyetle ayrılarak, zirveden kopmamak istiyor.

Harbi zorlu derbi olacak. Favori Galatasaray olarak gösteriliyor ama derbilerin favorisi olmaz. Daha fazla yazıpta keyfimi kaçırmak istemiyorum, inşallah kazanırız diyerekten maç saatini bekliyorum. Beşiktaş 3-2-3-2 gibi bir sistemle oynayacakmış. Ha bi de Lincoln, Baros gibi oyuncular bu tip zeminlerde pek oynayamıyorlar.

Muhtemel 11'ler;

Galatasaray: De Sanctis, Sabri, Servet, Meira, Hakan, Barış, Ayhan, Mehmet Topal, Arda, Lincoln, Baros

Beşiktaş: Rüştü, Ali Tandoğan, Zapotocny, Gökhan, Ekrem, Holosko, Cisse, İbrahim Toraman, Tello, Delgado, Nobre

UEFA 1/32


Nedir bu Galatasaray'ın Bordeaux'dan çektiği kardeşim. En korktuğum takımlarından biri geldi, savunma yapan takımlardan her zaman korkacaksın. İlk maçın deplasmanda olması avantaj, buradan çıkarılacak bir beraberlik turu %70 civarında Galatasaray'a getirir, kolay gele. Diğer eşleşmelere bakarsak;

Sampdoria-Metalist eşleşmeside çekişmeli geçer gibime geliyor. Metalist ilk maçtan dişli rakip olduğunu gösterir ve bence tur atlar. Bu senenin süpriz ekiplerinden olan Twente, Marsilya'yı geçemez gibi. Tabi 2. maçı kendi evinde oynaması büyük avantaj. Zenit-Stuttgart eşleşmesi de ilginç olur. Yeni gelen teknik adam ile Stuttgart çıkışa geçti, sağlam top oynuyorlar ama geçen senin şampiyonuda kolay yem değil. Shaktar-Tottenham eşleşmesinden Tottenham rahat tur atlar, atayamazsa ayıp zaten. Çok iyi takımları var, Harry Redknapp ile daha da iyi takım oldular. Bremen-Milan eşleşmeside seyir zevki yüksek maç olur. Milan elenirse şaşırmam ama nerede eski Bremen diyesi geliyor insanın. Fiorentina-Ajax eşleşmeside sağlam eşleşme olmuş. Fiorentina elenecek gibime geliyor ama hayırlısı. Aston Villa, Wolfsburg, Manchester City, Hamburg, Standart Liege, Udinese, Olympiakos ve Deportivo diğer eşleşmelerden tur atlayacak takımlar olur.

CL 1/16


Kurayı kim çektiyse eli dert görmesin. Chelsea-Juventus eşleşmesinde, Chelsea banko görünüyor heleki ilk maçı kendi evinde oynayacak. Lyon-Barça eşleşmeside fena değil ama Barça bu seneki performansı ile en az yarı final yapmazsa ayıp olur zaten, bu eşleşmeden tur atlarlar. Villareal-Pana eşleşmesi çok ilginç olmuş. Villareal bu sene çok iyi top oynuyor. Eğer ilk maçta Pana deplasmanda 1 puan koparırsa tur garanti demektir. Benim favorim Pana. Real Madrid-Liverpool eşleşmeside cuk diye oturmuş. Favorim Liverpool, Torres yetişir herhalde o zamana. Sporting-Bayern eşleşmesinde zorlamadan B.Münih tur atlar. Roma-Arsenal maçıda ilginç olur. Roma ilk maçı 2 farkla falan kazanırsa tur atlar, benim favorim bu eşleşmede Roma. Atletico-Porto eşleşmesinde Atletico banko, kaç sene sonra Şampiyonlar Ligi oynuyor ve tur atlıyor, gidebileceği yere kadar gider. İnter-Manchester eşleşmesi çok süper oldu. Mourinho'nun götü aşağa iner inşallah..

Volkan Demirel


Panathinaikos, Türkiye’de büyük eleştiriler alan kaleci Volkan Demirel’le anlaşmak üzereymiş. Sezon sonunda bonservisi olmadığı için oyuncuya yıllık 3 milyon euro öneren Yunanlar, ’Gelirim’ cevabı aldı ve milli kaleci 5 yıllık sözleşmeyle 15 milyon euro’luk bir gelirin kapısına dayandı. Pana’nın 5 yıllık teklifine prensipte ’Evet’ diyen Volkan, Konya maçından sonra sarı-lacivertli yönetimle son kez masaya oturacak. F.Bahçe’den aldığı 1 milyon 100 bin Euro’da iyileştirme isteyecek olan Demirel, teklif istediği oranda olmazsa Konya maçından sonra hem Yunanistan’a tatile gidecek hem de imza atacak. 2002’de Kartal’dan geldiği F.Bahçe’de 183 maça çıkan Volkan, 192 gol yerken 2 de asisti bulunuyor. (2005-06 kupada G.Saray rövanş maçı Tuncay’ın golü ve son Beşiktaş maçında Güiza’nın sayısı)

Volkan'ın gitme ihtimalini göz önünde bulunduran yönetim, yerine şimdiden 4 aday belirledi. İstanbul BŞ’li Hasagiç, Genk’te oynayan Sinan Bolat, Hoffenheim’lı Ramazan Özcan ve Manisa’nın kalecisi Ufuk listedeki isimler.

Haberi Vatan'da okudum. Bencede gidecek ama bu kulüp bence Pana olmamalı. Ramazacan Özcan alınırsa iyi isabet olur. Bakmayın o kadar çok gol yediğine, Hoffenheim'in tandemindeki adamlar zayıf.

Eşek Şakası!

Maraton'un haberine göre; Aydın'ın Nazilli ilçesinde yaşayan Serkan Balcı'nın babasının öldüğü anons edilirken, cami imamı da Balcı'nın babası için sela okudu. Haberi alan Serkan bunalıma girerken, bir süre sonra olayın "şaka" olduğu ortaya çıktı ve genç futbolcu ile ailesi rahat bir nefes aldı.

Bir vatandaşın, selayı okuyan cami imamına şaka yaptığı öğrenilirken, yapılan bu "eşek şakası" Balcı ailesinin tepkisini çekti.

Buna eşek şakası denmiyor, ne deneceğini bende bilmiyorum.

Mirko Vucinic



İtalya Serie A'da hafta sonu oynanan maçta Roma Cagliari'yi 3-2 mağlup ederken maçtan daha çok ön plana çıkan olay Romalı oyuncu Mirko Vucinic'in attığı golden sonra yaptığı gol sevinci oldu. Sporx'in haberine göre; Vucinic golü attı, tribünler koştu, şortunu çıkardı.

All-Star Sonuçları


Geç yazıyorum bunuda. Yorum bölümüne alıyım sizi..Ha gayret Yi Jianlian!

Eastern Conference

Forwards: LeBron James (Clev) 643,786; Kevin Garnett (Bos) 495,514; Yi Jianlian (NJ) 356,556; Chris Bosh (Tor) 274,195; Paul Pierce (Bos) 153,512; Shawn Marion (Mia) 144,066; Josh Smith (Atl) 59,574; Tayshaun Prince (Det) 56,846; Hedo Turkoglu (Orl) 56,006; Danny Granger (Ind) 49,752; Michael Beasley (Mia) 48,999.

Guards: Dwyane Wade (Mia) 623,311; Allen Iverson (Det) 492,093; Vince Carter (NJ) 236,634; Ray Allen (Bos) 174,155; Jose Calderon (Tor) 124,705; Luke Ridnour (Mil) 123,104; Jameer Nelson (Orl) 116,228; Derrick Rose (Chi) 102,263; Joe Johnson (Atl) 94,847; Devin Harris (NJ) 94, 294; Gilbert Arenas (Wash) 64,450.

Centers: Dwight Howard (Orl) 775;933; Samuel Dalembert (Mia) 116,708; Rasheed Wallace (Det) 88,885; Jermaine O’Neal (Tor) 75,324; Al Horford (Atl) 45,284; Ben Wallace (Clev) 40,799; Andrew Bogut (Mil) 36,479; Zyrdrunas Ilgauskas (Clev) 28,022; Kendrick Perkins (Bos) 24,777; Emeka Okafor (Char) 15,323.

Western Conference

Forwards: Tim Duncan (SA) 442,203; Amare Stoudemire (Pho) 370,470; Carmelo Anthony (Den) 327,233; Dirk Nowitzki (Dal) 261,952; Pau Gasol (LAL) 260,374; Ron Artest (Hou) 214,063; Bruce Bowen (SA) 121,739; Shane Battier (Hou) 115,981; Josh Howard (Dal) 113,456; Luis Scola (Hou) 82,344; Lamar Odom (LAL) 78,422.

Guards: Kobe Bryant (LAL) 719,252; Chris Paul (NO) 406,220; Tracy McGrady (332,222); Manu Ginobili (SA) 166,981; Jason Kidd (Dal) 162,286; Tony Parker (SA) 161,638; Steve Nash (Pho) 142,410; Jason Terry (Dal) 105,345; Chauncey Billups (Den) 87,172; Brandon Roy (Por) 78,071; Rafer Alston (Hou) 73,613.

Centers: Yao Ming (Hou) 529,290; Shaquille O’Neal (Pho) 227,273; Mehmet Okur (Utah) 162,139; Andrew Bynum (LAL) 155,689; Greg Oden (Por) 71,366; Andris Biedrins (GS) 65,496; Al Jefferson (Minn) 46,242; Tyson Chandler (NO) 39,467; Marcus Camby (LAC) 25,824; Chris Kaman (LAC) 9,104; Brad Miller (Sac) 6,892.

Batuhan Karadeniz


Beşiktaşta kadroya dahi giremeyen oyuncu hakkında İngiliz basını çok önemli şeyler yazmış.


Forvetini yabancılara emanet eden Beşiktaş'ta kadroya giremeyen Batuhan Karadeniz, İngiliz World Soccer Dergisi tarafından geleceğin 3 yıldız futbolcusu arasında gösterildi.

Dergi, Siyah-beyazlı forvet oyuncusuyla ilgili olarak, "Havada hakim, güçlü, hızlı ve gol peşinde. Hakan Şükür'ün yerini alacak" ifadelerini kullandı...


Hakan Şükür'e benzetmeleri kesinlikle doğru. Bu kadar yukarıda göstermeleri ve yeteneklerini farketmeleride çok güzel. 11 yaşında yeteneği farkedildi, İçerenköy İdman Yurdu'nda. Bizim Mersin İdman Yurdu'na getirtirmek için çok çabaladım ama dinleyen olmadı bizi şimdi dizlerini dövüyordur o zamanki başkan.

NBA'de Takaslar


Hornets, Memphis, Wizards takasa girmiş...
http://www.ntvspor.net/pages/30479.asp

Chris Paul'u yedekleyebilecek gurad sıkıntısı çekti genelde Hornets. M.James'den de verim alınamadı uyuşmadı bir türlü James'in oyunu ile Hornets sistemi. Zaten bu sene de dakikaları baya baya azaldı ki karşılığında Daniels'ı almak önemli bir hamle. Paul'un gözünü arkada bırakmayacak biri gelmiş oldu böylece. Geçen seneki Pargo görevini görür her ne kadar onun kadar etken olamayacak olsada.

Wizards cephesine bakarsak ne yaptıklarını anlayamadım ama Crittenton'u almak önemli. Crittenton önemli ama karşılığında verilene bakacak olursak aman aman. Bu sene zaten kötü bir konumda Wizards ve ne kadar ileriye gidebileceği de meçhul. Yukarılardan seçecek olurlarsa oturup bir soğuk su içsinler yada Javaris'in patlamasını beklesinler. James'i aldılar ama onunda son dönemdeki performansı ortada. Aman zaten Dee Brown'un ilk beş çıktığı bir takımdı şimdi Mike çıkıverir ne olacak. Takas sonrası boşluk yaratmak için Dee'de serbest bırakılmış zaten.

C.Wallace aslanım benim. Wizards ile el birliği ederek Hornets'i güçlendirme çabalarına girse de çaktırmadan ilk tur draft hakkı alıvermiş. Önemli tabi bu ilk tur draft hakkı onlar için.

--------------------------------------------------------------------------------------
phoenix, j-richardson için bell ve diaw'ı vermiş. hayırlısı olsun.
http://www.azcentral.com/sports/suns/articles/2008/12/10/20081210sunstradeonline.html

Phoenix elindeki tek savunmacı Bell'i verip contander falan olamaz.. Bell hem iyi savunma yapıyor hemde screenden çıkıp şut sokuyor, ceza şutlarını affetmiyor. Marion'dan sonraki takımda kalan en iyi savunmacıyı göndermek pek akla mantığa sığmıyor. Ayrıca Diaw hamleside çok yerinde oldu. Okafor'un yanında iyi bir skorer kimliğine bürünür. Ayrıca Bobcats J-Rich'in kol gibi kontratındanda kurtuldu.

Suns'da bench diye bir şey kalmadı. Uzun yedekleyicisibir tek Robin Lopez kaldı. Suns taraftarı şimdi e yapsın yani.

Biraz geç değerlendirme oldu ama olsun anca zaman ayırabildim bloga yazı yazmaya.

Futbol Blog

Futbol Blog'un 8.bölümünde blog tanıtıldı. Ali Okancı ve Bülent Timurlenk'e bir kez daha teşekkürlerimizi iletiyoruz buradan. Parmak Arası Terlik'in dışında tanıtılan blog Kale Arkası oldu. Blog tanıtımları dışında, tavsiye edilen en iyi 5 yazının 4'ünü okumuştum. O yazıları ben de şiddetle tavsiye ediyorum. Özellikle Eray Sözen ve Hakemin Çalan Düdüğü'ndeki yazılardaki araştırmalar harika...

Diyecek fazla bir şey yok. Ayrıca blog'un ismini de kim düşündü, çok merak ediyorum. Mustafa'yı yorum bölümüne bekliyoruz, ehehe. :)

Rashid Atkins

Strickland faciasından sonra aradığı kanı bulmuş G.Saray Cafe Crown. Banvit'ten hatırlıyorum Atkins'i, lakin orada oynadığı zamanlar böyle bir transfer olabileceğini doğal olarak tahmin edemediğim için, alıcı gözle de izlemedim. Banvit ve Tekel formalarıyla nasıl bir performans çizdiğini hatırlamıyorum bu nedenle. Zaten 3 seneden fazla olmuş Türkiye'den geçeli. Banvit istatistiklerinde dikkat çeken şey, takımdaki en yüksek skorunu 20 sayıyla Fenerbahçe'ye karşı yapması...

75 doğumlu Atkins. 32-33'ünü geçen oyuncular hala iyi devam ediyorsa yıllanmış şarap gibi, çok tecrübeli yorumları yapılır. Yok artık ondan geçtiyse basketbol falan, kaşarlanmış, ahı gitmiş vahı kalmış sıfatlarıyla anılırlar. Son 3 sene gözlerden ırak olduğu için hangi kategoriye girdiğini söylemek güç, lakin istatistikleri fena gözükmüyor. G.Saray Cafe Crown'un geçen hafta 30 sayı fark yediği kupadaki ortalaması, 17 sayı-5 asist-3 ribaunt mesela. Şut ve serbest atış yüzdeleri de ortalamanın üstünde. Post'u da bu transfere yapılan klişe bir yorumla bitirelim ki ben de katılıyorum bu yoruma: Ne olursa olsun, en azından Strickland'den iyidir...

Bariz Gol







Fenerbahçe'nin Denizlispor deplasmanında 1-0 kazandığı karşılaşmada en çok konuşulan pozisyon 79. dakika yaşandı. Fenerbahçe atağında Deivid 35 metreden kimsenin beklemediği bir anda füze gibi bir şut çıkarttı. Kaleci Cenk'in sadece seyrettiği meşin yuvarlak üst direğe vurup gol çizgisinin 1 metre kadar içine düştü. Yerden sekip tekrar üst direğin altına çarpan meşin yuvarlak Cenk'in ellerinde kaldı. Orta hakem Aytekin Durmaz ve yan hakem Mehmet Şahan Yılmaz'ın uzak kaldığı pozisyonda top tartışılmayacak bir şekilde çizgiyi geçti. Fenerbahçe cephesinde Aragones bu pozisyon sonrası yan hakemlere tepki gösterdi. Deivid ve diğer Fenerli futbolcuların itirazları sonucu değiştirmedi. Karşılaşmanın hakemi Aytekin Durmaz skandal bir karara imza atarak net bir golü atladı.

Karşılaşma sonrası pozisyonun en yakın tanığı Denizlispor kalecisi Cenk: "Top çizgiyi geçmişti. Bana göre goldü. Ama hakem vermedi" şeklinde konuştu.

Nostalji #2



Fenerbahçe ve Galatasaray'dan da videolar gelecek. Hatta Avrupa'da unutulmayan maçlarıda koyarız buraya. Eğer bu maçı bugün buraya koymasaydım içim bir kötü olurdu. Eski Ahmet Dursun'u özledim ben. Bi de arkada çalan şarkıyı söyleyecek olan olursa çok güzel olur.

Bayern Münih-Hoffenheim


Almanya'da bugün büyük derbi var. Geçen senenin şampiyonu Bayern Münih bu senenin süpriz çıkışını yapan Hoffenheim ile karşılaşacak. Maç saat 21:30'da Kanal 24'den naklen yayınlanacak. Oturup izlemezsek ayıp olur zaten. Hoffenheim 9 maçta 8 galibiyet, 1 mağlubiyet almış. Bayern son 9 maçında 7 galibiyet 2 beraberlikle almış. Tahmin etmesi çok zor bir maç ama ben Vedad İbisevic'e güvenerekten ilk yarı 0 ikinci yarı 2 diyorum. Hoffenheim çıkışının tesadüf olmadığını göstermek için elinden geleni yapacağından hiç şüphem yok.

Muhtemel 11'ler;

Bayern Münih: Rensing, Oddo, Lucio, Demichelis, Lahm, Schweinsteiger, van Bommel, Ze Roberto, Ribery, Klose, Toni

1899 Hoffenheim: Haas, Beck, Jaissle, Compper, Ibertsberger, Weis, Luiz Gustavo, Carlos Eduardo, Obasi, Ibisevic, Ba

Holosko'ya Teklifler Var


Fotomaç haberi olunca insan ister istemez tereddüt ediyor. Ben yinede bu konu hakkında bir şeyler yazacağım. Holosko'nun bizim takım ile olan sözleşmesi 2010 yılına kadar. 3 İtalyan, 2'de Fransız kulübü talip olmuş. Napoli, Lecce, Bologna, PSG ve St.Etienne talip olan takımlar. Şimdilik 5 milyon euro gelmiş teklif ama bizimkiler 8 milyon eurodan aşağıya bırakmazlar gibi. Zamanında alırken Koray Avcı, Burak Yılmaz bi de 5-7 milyon euro arası bir şeyler vermiştik. Aslında Holosko'yu verip yanında sağlam bir adam bir miktarda para alabilirsek çok iyi olur. O kadar geniş bir kadro var ki Holosko ilk 11'e zor giriyor. Girincede sol kanat oynuyor zaten, orada da verimliliğidüşüyor. Nobre formdayken Holosko'nun kesmesi zor. Vallahi satarsak kar ederek satalım yoksa kalsın Holosko, çok iyi oyuncu.

Adam yedek kalınca otomatik olarak gitmeyi kafasına koymuş olabilir. Zaman bize herşeyi gösterecektir. Ben kendisini en az 1 sene daha bu forma altında görmek istiyorum.

Gole Gel


Portekiz Ligi'nde Benfica-Vitoria Setubal maçı nefesleri kesti. 2-2 biten karşılaşmada Setubal'dan Anderson'un 90. dakikata attığı röveşata golü maça damgasını vurdu. Anderson'un röveşatası ceza sahası dışından filelere gidince taraftarlar yeşil sahalarda ender görülen bir gol izledi. Maçta 2-1 geride olan Setubal dengeyi sağlamak için son dakikalarda Benfica kalesine yüklendi. 90. dakikada kaflardan seken topa yayın dışından röveşatayla filelere gönderen Anderson maçın yıldızı seçildi. 2-2 biten maçta diğer golleri Setubal adına Laionel, Benfica adına Katssoranis attı.

Nostalji



Sergen Yalçın 2-0 Chelsea

Hertha Berlin 0-1 Galatasaray

Bazı işlerim sebebiyle maçın ancak 2.yarısına yetişebildim.. İlk yarının 5-10 dakikalık bir bölümünü izledim, son 10-15 dakikasını da radyodan dinledim.. İzlediğim ve dinlediğim kadarıyla Galatasaray bu sene Avrupa maçlarındaki karakterini bu maçta da sergiliyordu.. Ki izlediğim 2.yarıda da net bir şekilde gördüm bunu son 10 dakika hariç.. 80'den sonra oynanan futbolun da sebepleri var tabii..

Meira-Ayhan'lı orta sahada bir görev kargaşası yaşanıyordu.. Bu maçtaki izlediğim Topal ve Barış, hem Galatasaray'ı hem de Meira'yı bu dertten kurtaracak gibi.. Gerçi Skibbe verdiği röportajlarda sürekli Emre Güngör'den bahsediyor.. Meira'yı kulübeye çekip, tandemi Servet-Emre ikilisinden oluşturup, önlerindeki ikiliyi de Ayhan-Barış-Topal üçlüsünden kurabilir.. Ayrıca Skibbe yine sakatların geri dönmesiyle birlikte çift forvete dönebileceğini belirtmiş.. Ben sistemini beğeniyorum, savunuyorum ama bu çift forveti sahaya nasıl bir dizilişle yerleştireceği önemli.. Misal, sen Arda, Kewell, Lincoln, Baros, Ümit'i bir arada oynatamazsın.. Zaten Nonda ve Ümit'in şu performanslarıyla çift forvet oynaman mümkün değil.. Sanıyorum Skibbe'nin aklında Kewell'dan Baros'un yanında faydalanmak var.. Böylece Arda'yı da sol kanatta kullanmış olacak.. Bu ikilinin arkasına Lincoln.. Onların arkasına Barış-Topal-Ayhan üçlüsü.. Fena gözükmüyor aslında.. En azından çift forvet oynamak istiyorsan en mantıklısı bu.. Tabii Skibbe'nin sistemi değiştirme yoluna gideceğini de düşünmüyorum.. Sami Yen'de ve Avrupa'da herhangi bir sıkıntı yok şu sistemle.. Anadolu deplasmanlarında başvuracağı bir sistem olacaktır muhtemelen bu.. Denenebilir gözüküyor..

Maça geri dönersek.. Bugün Galatasaray'ın ortadaki Topal-Barış-Lincoln üçlüsü harika oynadı.. Üçlü diyorum lakin Lincoln bu akşam bir supporter'dan çok daha fazlasıydı.. Hem de çok.. Özellikle Barış'ın kaptığı, kazandığı top sayısını, kestiği atakları sayamadım.. Aynı şekilde Lincoln'ün de.. 90+'da sağ taç çizgisinde Hertha'lı sol beke yerleri öptürüp basıp gitmesi de benim aklımda yıllarda kalacaktır, buna da eminim.. Baros böyle oynamaya devam ettiği sürece Nonda ve Ümit forma yüzü göremez.. Zaten takımda Baros'tan başka eli yüzü düzgün forvet olsa Skibbe'nin Ümit ile Nonda'nın yüzüne bakacağını da sanmıyorum.. Özellikle Nonda'nın.. Arkadaş ayıptır şu oynadığın.. NBA'deki kontrat hadisesine benzedi Nonda'nın olayı.. De Sanctis'in performansı da benim için kafidir.. Çok kritik toplar çıkardı, aynı şekilde anlamsız şekilde yaptığı hatalar da oldu.. Ama bu hataların takımın panik halinde olduğu son 10 dakikada geldiğini de unutmamak lazım.. Zaten son 10 dakikada ne yapmak istediğini de çözemedim Galatasaray'ın.. İçimde kalmasın, son olarak şunu da ekleyeyim: Uzatma dakikalarında Lincoln'ün taç çizgisinden getirdiği topta, sahada Nonda yerine Baros olsa muhtemelen 0-2 biterdi maç.. Kontraya çıkmışsın, solda Kewell'ın önünde 30 metre var yayla gibi.. At topu önüne bassın gitsin.. Yok topa bir basacak, sağına soluna bakacak, sonra bir daha sağına bakacak, Hertha'lılar geri gelecek, Nonda topu dümdüz Kewell'a atacak.. Ne haddine onları düşünmek Nonda'nın.. Dinlemedim maçtan sonra Rıdvan'ı.. Diyor mu hala bilmem kaç Baros, Nonda etmez diye.. Merak ettim vallahi..

1.lik, 2.lik meselesine çok takılmış olanlar var.. Benim gözümde çok önemli değil, rakiplerin pek fazla farkı olmayacak güç seviyesi açısından.. Ama lider olarak çıkmak şık olur yine de..

Edit: Skibbe'nin çift forveti ile ilgili söylediklerimde uçmuşum.. Arkaya dediğim üçlüyü kurarsa Skibbe, Arda'yı kesmek zorunda kalacak.. Nasıl yapacak bunu merak ediyorum..

"Kazanalım yeter"

Son oynadıkları 3 maçın özetini veya gollerini izleyen, maçların skorlarını bilen birisi puan tablosuna bakmaya gerek duymadan, Denizlispor'un çok gol atıp çok gol yediğini tahmin edebilir. Gerçekten de öyle bir durum var ortada. Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş'tan sonra Sivas'la beraber ligin en çok gol atanı, Kocaeli'den sonra ligin en çok yiyeni Denizli. Lakin tüm bu eldeki verilere rağmen Denizlispor'un zevk veren bir futbol oynadığını söyleyemiyorum ben. 3 dakikalık özetlere bakıp, Ligtv.com.tr'den golleri izleyip bunu diyebilenlere de saygı duyarım tabii. Lig TV'de öğlen saatlerinde Futbol Gündemi programına denk geldim, Ali İpek'in programa katıldığını gördüm. Normalde ilgili çekmez bu program ama ara sıra konuk ettikleri kişiye göre bakarım biraz. Programı baştan sona izledim, Ali İpek'in bu maç yayını sıkıntısına değinmesini bekleyerek. Dikkatli bir şekilde de dinledim başkanı, ancak bu konunun bahsi geçmedi nedense hiç. Çıkmışsın yayıncı kuruluşun programına, söylesene orada bunları, getirsene sıkıntını dile, desene bizim maçlarımız 90 dakika, canlı canlı yayınlanmayı hak ediyor diye. Olur olmaz orası ayrı -ki ben böyle bir şeye imkan vermiyorum-. Sen oraya çıkmışsın, milyonlar seni izliyor (klişenin ağababası), söylesene herkes duysun işte. Zaten o klişenin ağababası gerçekleşir sen bunları söylersen, yayılır elbet bu her yere, bir şekilde duyar herkes. Ben çok bekledim bunları konuşmasını İpek'in. Cuma akşamı Fenerbahçe ile oynayacaklar, sanırım Fenerbahçe'den sonra bir de Beşiktaş'la maçları var. O maçlarını izledikten sonra 2.devreyi bekleyeceğiz, taa ki Trabzon ve Galatasaray maçları gelene kadar. Ha tabii, derbi maçlarının olduğu hafta izleyebiliyoruz Anadolu takımlarının arasındaki maçları. Polyanna'cılık iyidir...

Konudan bağımsız başka bir noktaya daha dikkat çekmek istiyorum. 4-3'lük Eskişehir maçının ardından Kayıhan çıkıp zevk vermeyelim ama kazanalım dedi. Futbol Gündemi'nde de aynı mealde şeyler söyledi Ali İpek. Tabii ki kazanın yeter, hem Euro 2004'teki Yunanistan'ı özledim ben, Fenerbahçe-Beşiktaş maçlarında öyle oynamazsanız darılırım...

Cliff Hammonds

Yaprak gibi dökülen Efes Pilsen'in hamlesi Cliff Hammonds'u transfer etmek olmuş. Kimdir, ne iş yapar diye merak edenlere, ligin orta halli takımlarından birinin Amerikalı guard'ı desem gözünüzde canlandırabilirsiniz oyun stilini az çok. Tabii eğer TBL'yi az çok takip eden biriyseniz... Efes'in sorun yaşadığı bölgelerden biriydi oyun kurucu bölgesi -ki Efes'in sıkıntı yaşamadığı yer yok şu an-. 2 numaradan devşirme Vujanic, istikrarsız Ender ile götüreceklerini düşündüler orayı sezon başında, ama öyle olmadı tabii. Ender'e göre takımı daha derli toplu oynatabilecek Engin'e de doğru düzgün süre vermedi Ataman. Ayrıca Hammonds sadece Euroleague maçlarında oynayacakmış. O iş nasıl olacak, çok merak ediyorum açıkçası. Takıma bir şey katacağını düşünmüyorum ben, düşünen olduğunu da sanmıyorum. 13 sayı, 4 asist ortalamalarını tutturmuş Darüşşafaka'da bu sezon Hammonds. İzlediğim 1 maçına ve asist rakamlarına bakarak Efes'in ihtiyacı olan vasıflara sahip bir guard olmadığını söyleyebilirim şimdilik...

Efes yönetimi, Efes'i takip edenlerin belirttiği 1 ve 5 numara sıkıntılarını görmüşler, Allah razı olsun. Lakin biz bunları söylerken Hammonds ve Drobjnak'ı kast etmemiştik be abicim..

Bu arada herkese tekrardan selamlar...