Günümüz Futbolunda Seyir Zevki Veren 5 Futbolcu

Futbol Extra dergisi için yazdığım bu yazıyı blogada koymak istedim. Kasım sayısında yazının dergide çıkıp çıkmayacağında haberim yok, bende merakla bekliyorum. Son olarak "aa bu niye yok dediğiniz futbolcular" olursa yorum bölümüne yazmanız yeterlidir.


1) Cristiano Ronaldo: Futbolu uzun süredir takip eden ve menajer türü oyunlarının hastası olan arkadaşlar çok kişiden önce keşfetmiştir C.Ronaldo'yu. Lizbon yıllarında belliydi zaten büyük bir yıldız olacağı. Sir Alex Ferguson'ın en büyük keşiflerinden birisi Ronaldo. Manchester'a ilk geldiği zamanda da döktürüyorda şimdi de öyle. Geçen sezon muazzam bir futbol oynadı ve herkes tarafından takdir edildi. Bütün ödülleri topladı. Bu senenin Aralık ayında "Altın Top" ödülünü almasınıda bekliyoruz. Sahada onu izlerken hiç sıkılmıyorsunuz. Muazzam bir çalım yeteneği var. Her an her şeyi yapabilir, ne yapacağı kestirilmesi zor bir oyuncu. Öncelerde bitiriciliği zayıftı ama onuda geliştirdi ve durdurulamaz bir oyuncu haline geldi. Ben bu kadar kolay adam geçen bir oyuncu görmemiştim, Maradona hariç. Onuda bizim yaş grubu görmedi. Bende yazılanlardan ve bazı izlediğim maç ve görünütlerden biliyorum ne kadar kolay adam geçtiğini. Ronaldo, yazın bıçak altına yattı ve 2-3 ay arası dönemeyecek dediler ama beklenenden çabuk döndü. O yokken takımın durumunu az-çok herkes bilir. En yakın örnek olarak Süper Kupa'nın kaybedilişi ve ligdeki Manchester United'ın kötü gidişatı. Ayrıca Şampiyonlar Ligi ilk maçında da çok kötülerdi ama ikinci maçta Ronaldo sahadaydı ve hem Rooney hem de Berbatov'un işini kolaylaştırarak takımını rahatlattı. Takım ligde de toparlandı. Bunlar Ronaldo'nun takım için ne kadar önemli olduğunu gösteren bir örnekti. Hani derler ya "Takım 1 oyuncuya bağlı değildir. Geriye kalan 10 kişininde yardım etmesi lazım" diye. Bence bu tez Manchester takımı için doğru değil. Futbolculara kesinlikle kalitesiz demiyorum ama Ronaldo bu takımın beyni. Zaten Sir Alex Ferguson onun yerine bir beyin bulsaydı yazın Ronaldo'nun Real Madrid'e gitmesine izin verirdi. Onu izlerken allah karşı rakibin defansına sabır versin diyorum. Öyle bir oyuncu ki adamın sağından atıp, içinden geçiyor. Çok hızlı. Tam bir sahayı 11 saniyede koşuyormuş diyorlar. Rakip defans oyuncularının kafası sulanıyor Ronaldo'nun hareketleriyle. 1 Temmuz 2006 senesindeki İngiltere-Portekiz maçını unutamam bir türlü. O maçtan sonra İngiltere'ye adımını atamaz diye düşünüyordum ama yanıldım. Takım arkadaşı Gary Neville'ı yerlerde süründürdü, yine takım arkadaşı olan Rooney'i attırdı, son dakikada çok kritik bir penaltıyı gole çevirdi ve tabiri caizse kaleci Paul Robinson'u bakkala ekmek almaya yolladı.Bunları sakat sakat oynadığı bir maçta yaptı. Son olarak frikik atarken topa doğru dikey falso verişi muhteşem. Bunu epeydir yapıyor ve kalecilere zor anlar yaşatıyor. En kral kaleci bile şaşır o tip toplarda. Benim listemde şu anda Ronaldo ilk sırada. Bunda geçen seneki performansı epey etkilidir. Kendini daha da geliştirecektir. Şöhreti genç yaşta kazandı ama şımarmadı. Eğer şımarıp antremanlara ve maçlara çıkmasaydı şimdi Ronaldo'nun nasıl bir oyuncu olduğunu göremeyecektik. Arada karı-kız meselesi oluyor ama onuda anlayışla karşılamak gerek.



2) Lionel Messi: Bana göre geleceğin futbol tanrısı. Maç içinde yaptığı hareket ve bazı yaşanan olaylar Maradona'nın ki ile benzerlik gösteriyor. Sanki Tanrı Maradona'yı izleyemeyenler için Messi'yi göndermiş gibi geliyor. Eğer zamanında Barcelona 13 yaşındayken Messi'nin hormon tedavisini karşılamayıp, kabul etmeseydi şu anda böyle bir yetenek izleyemezdik. Ondan dolayı Barcelona scoutinglerine buradan teşekkürlerimi iletmek istiyorum. Messi'yi Barcelona'nın aziz koruyucusu Jordi'nin iyileştirdiğini düşünürmüş Katalanlar. 2005 senesindeki U21 turnuvasında yedekten gelip 5 maçta 6 gol atmışlığı var. O zamanlar herkes hormon dengesizliği hakkında Messi'ye takılmışlardır. Top ayağında olduğu zaman sahadaki 22 kişiden çok farklı bir oyuncu olduğunu gösteriyor ve belli ediyor. Topa olan hakimiyeti çok iyi ve çok da hızlı bir oyuncu. Mükemmel bir top tutma ve saklama özelliği var. Bileklerini muazzam kullanıyor. Eskiden Ronaldinho ile Messi'yi kıslardım ama artık benim için bu karşılaştırma saçma geliyor. Messi, Ronaldinho'dan çok genç br oyuncu zaten ve daha da yetenekli. Nerde eski Ronaldinho değil mi? 22 Şubat 2006 senesindeki Chelsea-Barcelona maçındaki muazzam oyunu nedeniyle bana formasını aldıran bir şahsiyet kendisi. O zaman daha 18 yaşındaydı. Bu hormon tedavisi yüzünden de çok sakatlanıyor. Genelikle hep aynı ayağına darbe alıyor ve ayağındaki bağlarda yırtılma oluşuyor. 1-2 ay arası sahalardan uzak kalıyor. Genellikle yaz tatilini erken getiriyor. 15 dakika oynasa bile herkesi kendine hayran bırakan bir futbolcu. Kısa sürede büyük işler başarabilen bir oyuncu. Bir sürü 15 dakikaların içine goller ve asistler sığdırdı. En son örnek Barça'nın Shaktar Donetsk maçı. Son 10 dakikada girdi ve iki gol atarak takımı sahadan galip ayrıldı. Maradona'nın 86 senesinde İngiltere'ye attığı golün aynısı 18 Nisan 2007 tarihinde Messi atmıştı. Sanki Maradona'nın 21 yıl önceki golünü yüzlerce kez seyredip, ezberlemiş ve bir gün aynısını atacağına ant içmiş gibi bir his bürümüştü o golü görünce bende. Aynı kanattan, aynı noktadan. Maradona ile benzerliği hakkında bir-iki örnek daha veriyim. 9 Haziran 2007 tarihinde Espanyol'a attığı elle gol en basit örneklerden biri. Sani bunu yapmak için idmanlarda çalışmış gibime geliyor. Kale arkası kamerasından orta hakem görüşüyle golü izleyince gol kesinlikle kafa ile atılmış gibi durmaktadır, Maradona'nın "Tanrı'nın Eli" golü ile aynı. Teknik, hızlı ve futbol zekası üst düzey. Oynadığı futbol ile herkesi mest etmektedir. Kısa boyunun avantajını kullanan bir oyuncudur. Orta sahadan bir sürü adamı çalımlayıp golde atmıştır. Eliyle gol atmıştır. İşte bu Messi ile Maradona'nın benzerlikleri. Allah sonunu Maradona gibi yapmasın. Sırada Napoli forması giymek, kokain partilerinde basılmak, che dövmeleri yaptırmak ve futboluna doyamadan 100 kilo olup futbolu bırakmak mı var acaba? Fiziksel olarak biraz daha güçlenip fazla sakatlanmasa -onun suçu yok tabi rakip takım oyuncuları direk ayağa dalıyor- benim listemde kısa süre sonra 1 numaraya yükselir.



3) Kaka Leite: Şutlarına bayıldığım bir oyuncu. Topa muhteşem vuruyor. Kalecilerin korkulu rüyalarından birisi Kaka Leite. Dripling ve pas yeteneğide şutları kadar iyi. Gittikçe iyiye giden bir oyuncu. Şu anda biraz Messi ve Cristiano Ronaldo'nun arkasında kalsada kalitesi tartışılmaz bir oyuncu. Tam olarak mevkisini kestiremiyorum. Forvette oynuyor, orta sahada. Hatta orta sahanın sağı, solu, ortası farketmiyor onun için. Oyun zekası muhteşem. Çok iyi oyun kuruyor. Pasör özelliğinide atlamayalım. Yani tam anlamıyla 4/4'lük bir oyuncu. Her takımın bünyesinde bulundurmak istediği bir süper yetenek. Çoğu kişi biliyordur ama yinede Kaka ile Gaziantep arasında geçen olayı size aktarıyım. 6-7 sene önce zamanın Gaziantep antrenörü Nurullah Sağlam, Sao Paulo takımındayken Kaka'yı izlemiş ve Celal Doğan'a önermiş. Celal Doğan ise "17 yaşındaki adama 1.5 milyon dolar verilmez." diyerek bu büyük yeteneği kaçırmış. Herkes tarafından söyleniyor bu olay. Gerçekliği epey doğru. Biz bu kafayla daha çok Kaka'lar kaçırırız. İtalya gibi sert futbolun oynandığı bir ortamda hiç sakatlanmadan oynayan bir oyuncu, kendisine çok saygı duyuyorum bu konuda. Bu aralar epey sakatlık geçirdi ama onlarıda çabuk atlattı. Bayadır Kaka'nın ve Milan'ın maçlarını izlemiyorum. Özledim o kendine has çalımlarını ve bitirici vuruşunu. İnşallah bu sene Şampiyonlar Ligi Kupası'nı aldıkları senedeki gibi üst düzey bir performans gösterir.


4) Ronaldinho Gaucho: Ronaldinho muhteşem bir oyuncu, onu anlatmaya kelimeler yetmez. Bu aralar düşüşe geçti ama onu Gerrard'ın önünde tutmayı düşündüm.Geçen sene Rijkaard ile olan anlaşmazlıklar yüzünden kadroda yoktu, araya sakatlıklar girince tam bir sezon Ronaldinho'dan yoksun kaldı izleyiciler. Yazın Milan'a transfer oldu ve burada fena oynamıyor hatta İnter derbisinde gol bile attı ama bizim görmek istediğimiz Ronaldinho bu değil. Ronaldinho'yu kısaca anlat deseler "Hızlı bir şekilde 5 adamın arasına topla girip aynı hızla 5 adamın şaşkın bakışları arasında çıkan oyuncu" derim. Yürüyerek adam geçmek kavramı da Ronaldinho'ya cuk diye oturuyor. Bileklerine çok hakim bir oyuncu. Bi de böyle bir yeteneğin bu kadar ucuza Milan'a gitmesine çok şaşırdım. Robinho 40, Jo 24, Mascherano 23'den gitti. Ronaldinho ise 21 milyon euro'dan transfer oldu. Bir senede bir adamın piyasasının düşmesine çok şaşırdım. 2 sene önce Chelsea'nin 80-100 milyon euro arası önerdiği bonservis bedelleri bir anda aklıma geliyor. Barça'lı yöneticiler dizlerini dövmüştür bu transfer sonrasında. İlk geldiğinde Kaka ile nasıl bir ikili olacağını düşünüyordum ama şimdi kafamda bir soru işareti
kalamdı. Birbirlerini tamamlayan iki futbolcu onlar.



5) Steven Gerrard: Çok usta bir ayak. Komple bir oyuncu. Hücumunun yannıda defansif özellikleride çok iyi ama çoğu kişi bunu atlıyor. Gerrard, Liverpool'un lideri, kaptanı ve herşeyi. Sol çaprazdan sağ ayak içi ile uzak köeşeye bıraktığı plaselerle de ünlüdür kendisi. Gerrard'ın en belirgin özelliği içindeki kazanma hırsı ve azmi. Maç içinde kameralar Gerrard'a doğru yaklaştı mı gözlerinden bazı şeyleri okuyabiliyorsun. Tüm takımı ruhuyla, futboluyla, azmi ile çoşturabilen onlara güven veren bir oyuncu. Üstün pas ve şut özelliğinide ekleyince buraya muhteşem bir oyuncu portresi çizmiş oluyoruz. Beklenmedik, aha maç böyle bitti dendiği anda ortaya çıkar ve golünü atar ya da attırarır. Büyük saygı duyulur kendisine. Liverpool forması bir insana bu kadar mı yakışır dedittiriyor. Hem defans hem de ofans yönünü övmüştüm. Herhalde ondan başka böyle bir özelliği olan oyuncu yok. Genelde sahada spektaküler hareket yapanları izlemeyi tercih ederiz ama Gerrard böyle bir tezin olmadığını gösteren bir oyuncu. Öncelerde Lampard ile karşılaştırılıyordu ama bana göre artık bu karşılaştırma saçma gibi geliyor. Gerrard'a Liverpool'da verilen liderlik İngiltere Milli Takımı'nda verilseydi hiç yoktan bu takım Euro 2008'de olurdu. İstikrar abidesidir. Çok az maç kaçırır. Her maç belki gol atmaz ama iyi oyununu maçın geneline yayar. 16 Eylül'de Marsilya'ya attığı golleri unutmak ne mümkün. Hele attığı 2. gol ile fizik kurallarını alt-üst edebileceğini gösterdi. Şampiyonlar Ligi son maçında PSV'ye attığı golde muazzam. Bİlgisayara kaydettim bahsettiğim iki golüde sıkılınca açıp izliyorum.

8 yorum:

bellamy dedi ki...

güzel yazı olmuş. 10 kişi olsaydı bu yazı kesin alırlardı dergşye. ama tam belli değilmiş durum.

KırmızıBeyaz dedi ki...

İlk sıra şu sıralar tartışılabilir.Yazı güzel olmuş.Eline sağlık :)

tuborg dedi ki...

güzel yazı olmuş. gerrard bence ilk 3 içinde olmalıydı.

temur dedi ki...

Topa vuruş tekniği olarak bu sıralamaya Pirlo ve Juninho da girebilir tabi ilk 10'dan sonra. Bir de Ribery var.

Karamurat dedi ki...

Tabii ki herkesin sıralamasına saygı duyduğumu en baştan belirteyim.Ancak,

C.Ronaldo'dan en iyi adam geçen diye bahstmişsiniz. Daha sonra da Messi yakında listemde birinici sıraya çıkabilir demişsiniz.

Ronaldo'yu da çoğu kişinin öne koymasının sebepleri şutları ve bitiriciliği.
Galiba şunda hemfikiriz ki: Messi'nin en iyi olduğu yanı adam geçme. Bitiricilik ve şutlarda eksiği var daha çok. Onun için sizi "Ben bu kadar kolay adam geçen bir oyuncu görmemiştim, Maradona hariç. Onuda bizim yaş grubu görmedi." cümlesini bir daha düşünmeye davet ediyorum.

Ben kendi açımdan "çok şükür Messi var, Maradona eksiğini kapattık" diyorum.

Kurt dedi ki...

C. Ronaldo dan sonra benim için seyir zevki açısından Arda Turan gelir. Eminim 10 kişi olsaydı o da girerdi listeye..

Adsız dedi ki...

imla hataları dışında fena bir yazı olmamış. her ne kadar listeye katılmıyor olsam da...

aykut dedi ki...

bnm için ronaldinho oynadığı surece herzaman liderlik koltuğundadır ...
1.ronaldinho 10.agüero
2.messi
3.c.ronaldo
4.Kaka
5.İniesta
6.ribery
7.İbrahimoviç
8.Gerrard
9.robinho