türk tarihine geçen maçlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
türk tarihine geçen maçlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Türk Futbol Tarihine Geçen Maçlar#2: Türkiye-Çek Cumhuriyeti

Euro 2008'de, İsviçre'yi Arda'nın son dakika golüyle yendikten sonra iddiamızı son maça taşımış
oluyorduk. Ev sahibini yenen iki takımın karşılaşmasında her şey eşitti. Averaj, puan, atılan gol vs. Onun için maçın berabere bitimi halinde penaltı atışları ile karşı karşıya kalacaktık. Bir tarafta dünyanın en formda kalecilerinden Petr Cech, uzun boyuyla rakiplere korku salan Jan Koller, diğer tarafta ise Arda, Hamit, Nihat, Semih, Tuncay, Volkan'lı A Milli Takım.

Maçın başında Çekler oldukça etkili geliyorlardı. Baros'un yedek beklediği maçta kanatlardan topu Koller'e göndermeye çalışıyorlardı. Nitekim böyle bir pozisyonda maçın 38. dakikasında Jan Koller kafayı vuruyor, direğe çarpan top Milli Takım ağları ile buluşuyordu. Türkiye bu ya tamam ya devam maçında ilk yarıyı 1-0 geride kapatmıştı.

O kadar sakatı vardı ki Türkiye'nin.. Takım olmak oldukça zordu. Yine de bu şartlar altında fena bir takımımız yoktu. Bunlar arasında gidip gelirken Emre Aşık'ın tedavi için saha dışında olduğu dakikalarda, Libor Sionko'nun ortasına hareketlenen Jaroslav Plasil, takımını 70 de 2-0 öne geçiriyordu. O saatten sonra oynamaya taakati kalmayan Türkiye'nin Euro 2008 macerası bitmiş gibiydi.

Biz bunları konuşurken Arda Turan, Hamit'in pasında skoru 2-1'e getiriyordu, hiç umudumuzun olmadığı bir anda. Ardından müthiş bir hırsla saldırmaya başlayan Türkiye, Hamit'in ortasında dünyanın sayılı kalecilerinden Cech'in elinden kaçırdığı topla skoru 2- 2 ye getiriyordu. O an müthiş bir sevinç yaşanıyordu. Çeyrek Finali düşünmeye başlayan Çekler bir anda turu geçemeyecek duruma gelmişlerdi.


Biz, penaltılarda moral üstünlüğünden bahsederken, Hamit bir nefis pas daha veriyordu. Nihat; Rıdvan'ın ''Bir tane daha atarız bunlara.'' sözünü haklı çıkarırcasına müthiş düzgün bir vuruşla skoru 3-2'ye getiriyordu. İnanılmazdı, inanılmaz. Türkiye 20 dakika kadar öncesinde havlu attığı turnuvada Arda Turan'la diriliyor, Nihat'la yeniden ayağa kalkıyordu. Ve skor 3-2 oluyordu.

Daha sonrasında Volkan, her zamanki Volkan kesiliverip, Koller'i itiyordu ve kırmızı kart görüyordu. Kaleye geçen Tuncay'a çok şükür ki iş düşmüyordu ve Türkiye Çekleri eleyerek Euro 2008'de tarihe geçiyordu. İsviçre maçını son dakikada kazanan, Çekleri 20 dakikada 2-0 öndeyken 3-2 mağlup duruma düşüren Türkiye'nin rakibi ise Hırvatistan oluyordu. Bakalım Hırvatistan karşısında neler olacak?

Türk Futbol Tarihine Geçen Maçlar #1: Sevilla-Fenerbahçe

Türkiye Futbol Tarihi'nde Galatasaray'ın UEFA ve Süper Kupa'yı kazanmasından sonra ilk kez bir takım Galatasaray'ın başardığını başarıp, CL'de gruptan çıkmıştır. Biz Fenerbahçeliler, kurayı büyük bir heyecanla izlerken, ya Sevilla ya da Porto demiştik. Sevilla geldi gelmesine de son iki yılın UEFA Şampiyonu, son iki yıldır da Avrupa'da tur kaybetmemiş bir takımdı Sevilla.

İlk maç için Kadıköy'e gidildiğinde Fenerbahçe hızlı başlar maça. Kezman ile öne geçen Kanarya, Edu'nun O.G'si ile yıkılır. Sonrasında Lugano 2-1 yapar, Carlos'un ayağına mal olan pozisyonda Escude, skoru 2-2 yapar. Sonrasında Nöbetçi Golcü golü atar ve Zicolu Fenerbahçe, 3-2 önde tamamlar ilk maçı.

Eşleşme öncesi Jimenez, Fenerbahçe'nin OFTAŞ ile yaptığı maçı izlemiştir ve turu geçeceklerinden pek bir emindir. İkinci maç için Roman Sanchez Pisjuan'a gidildiğinde birtakım spor kalemleri ''Bikini giyerim.'' tarzı açıklamalar yapsalar da avantaj gol olarak Fenerbahçe'dedir.

Maçın başında kazanılan bir pozisyonda Daniel Alves, frikikten birazda Volkan'ın hatasıyla takımını 1-0 öne geçirir. Bu golün şokunu atlatamadan Keita uzaklardan vurur ve maç 10 dakikada 2-0 olur. Ben dahil birçok futbolsever, acaba kaç fark olacak derken, Zico'nun Fenerbahçesi, baskının altından erken kalkar ve 22'de Deivid de Souza maça denge getirir. Herkes acaba demeye başlamıştır, ben de dahil.

Edu'nun sakatlık nedeniyle tedavi edildiği pozisyonun devamında Fredric Kanoute topu ağlara gönderir ve ilk yarı bitmeden suratlar tekrar düşmüştür. Soyunma odasına 3-1 gidilmiştir. Avantaj Sevilla takımına geçmiştir. İlk kez bir Türk takımı başarıya bu kadar yaklaşmışken kıyısından dönecektir belki de.

İkinci yarının başıyla beraber özellikle Uğur Boral ile etkili olan Fenerbahçe çok gol kaçırır. Artık rüyanın sonuna yaklaşılmaktadır. Alex rakip yarı sahanın ortasında kazanılan bir serbest vuruş için topun başına geçtiğinde dakika 79'dur. Ortaya yine Deivid dokunur, top direkten döner fakat Deivid'in önüne düşer; ona da topu ağlara yollamak kalır. Skor 3-2'dir ve artık uzatma yolları görünür.

Uzatmalarda tek pozisyon 120'de ceza yayından bir Free-Kick'tir. O pozisyonda salondan odama gitmiştim. Alves topu baraja takar ve maç penaltılara gider. Penaltılarda ev sahibi takım her zaman bir baskı hissetmiştir.

O zaman klasik ve berbat görüş vardı bende: Biz de şans yok, görüşü. İlk penaltılar için gelindiğinde Kanoute topu rahatça ağlara yollar. Korkum artmıştır. Vederson geldiğinde ise eyvah dedim, eyvah! Fakat Vederson düzgün bir vuruşla topu sol üste yollar. Skor 1-1'e gelmiştir bu dev eşleşmenin penaltı atışlarında.

Sonrasında Sevilla'da topun başına ilk maçta skoru 2-2 yapan Escude gelir. Escude'nin vuruşunu o maç iki tane net hata yapan Volkan Demirel çıkarır; avantaj artık Fenerbahçe'nin elindedir. Fenerbahçe'de ise Edu Dracena topu Palop'a nişanlar; inanılmaz bir fırsat kaçmıştır. Skor ikinci penaltılar sonrasında hala eşittir.

3. penaltılarda Sevilla'da Drago topu ağlara gönderir. Fenerbahçe'de ise topun başına geçen Aurelio, spikere meşhur ''Mehmetçiğe selam olsun.'' sözünü söyletmiştir. İş artık 4. lere kalmıştır. Sevilla'da en güvenilen adamlardan Enzo Maresca'nın vuruşunu Volkan Demirel bir kez daha çıkarıp borcunu öder. Maçın en çok koşan adamlarından Kezman, topu ağlara yollar ve bu sefer avantaj Fenerbahçe'ye geçmiştir.

5. penaltıda Milan'ın Shevchenko'su tarzı takımın en iyi penaltıcısı Dani Alves geçer topun başına. Fakat onun ayaklarıda inanılmaz havaya giren Volkan'ı engelleyememiştir. Volkan'ın çıkardığı top Fenerbahçe'ye Çeyrek Final kapısını aralamıştır. Fenerbahçe'yi küçümseyen Jimenez büyük bir şok geçirirken Ali Koç da fenalaşmıştır. Nasıl sakin kalsın?

Ben mi? Babamın direktifiyle direk aşağı inerek tur için hazırlıklara başlamıştım bile. Yeni bir seri, zevkli bir seri olacak. Sevilla, Fenerbahçe şokunu unutmamıştır eminim hala. Ve Fenerbahçe o sezon Chelsea ile Çeyrek Final'de karşılaşır. O Zico Londra'da taraftara tırnak yedirmeyi dahi başarmıştır. Bir sonraki seri yazısında görüşmek üzere.